İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 187. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٨٧

3:187 4. cüz 8. hizb Mushaf’ta 75. sayfa Medeni sure

3:187 ayetinin metni

وَإِذْ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ لَتُبَيِّنُنَّهُۥ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُۥ فَنَبَذُوهُ وَرَآءَ ظُهُورِهِمْ وَٱشْتَرَوْا۟ بِهِۦ ثَمَنًا قَلِيلًا فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ ۝١٨٧

Okunuşu

wa-idh akhadha l-lahu mīthāqa alladhīna ūtū l-kitāba latubayyinunnahu lilnnāsi walā taktumūnahu fanabadhūhu warāa ẓuhūrihim wa-ish'taraw bihi thamanan qalīlan fabi'sa mā yashtarūna

Meal

Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz!” diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir bedele sattılar. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 187. ayeti (3:187) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 75. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 187. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

187. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Allah'ın kitabını insanlara açıklayacaksınız, ondaki hidayeti ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğine delalet eden şeyi gizlemeyeceksiniz diye Allah'ın Yahudi ve Hristiyan ehlikitap âlimlerinden aldığı sapasağlam sözü hatırla! Onlardan bazısı verdiği bu sözü reddederek önemsemediler. Hakkı gizleyip batılı izhar ettiler. Allah'a verdikleri sözü makam ve mal gibi ulaşabilecekleri az bir bedele değiştiler. Allah'a verdikleri söz ile değiştirdikleri bu değer ne kötüdür.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

187. “Misak”, ağır ve pekiştirilmiş söz demektir. Bu, Yüce Allah’ın kendisine kitap verdiği ve ilim öğrettiği herkesten aldığı bir sözdür. Bu söz, onlardan insanlara Allah’ın kendisine öğrettiklerinden gerek duyacakları şeyleri öğreteceklerine, bu konuda onlardan bir şey gizlemeyeceklerine, bu bilgiyi cimrilik ederek onlardan saklamayacaklarına, özellikle de bir şey sorulduğunda yahut da açıklamada bulunması gereken bir hal olduğunda, bu bilgiyi açıklayacaklarına dair alınmış bir sözdür. Buna göre bir bilgiye sahip olan herkesin böyle bir durumda o bilgiyi açıklaması ve hakkı batıldan ayırt … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 187-194. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 75. sayfası).

  • Ehlikitabın kötü âlimlerinin özelliklerinden bazısı şunlardır: İlmi gizleme, hevâ ve hevese tabi olma, yaptıkları ve gizledikleri kötü olmasına rağmen insanların onları övmesi ile mutlu olmaları.
  • Allah Teâlâ'nın yaratmış olduğu gökler, yer ve zamanın birbirini takip etmesi hakkında tefekkür etmek, Allah'ın azameti hakkındaki kesin imana ve Allah -Azze ve Celle-'ye kamil manada teslim olmaya sebebiyet verir.
  • Allah'a yapılan dua ve kalbin Allah Teâlâ'ya teslim olması, kulluğun en kamil göstergelerindendir.

187. ayetin diğer mealleri

Allah kitap verilenlerden, “Kitabı insanlara muhakkak açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz” diye söz almıştı da, onlar kitabı arkalarına atıp umursamamışlar, az bir bedele karşılık değiştirip, tahrif ettiler. Bu alışverişleri ne kötüdür.

  Allah, kendilerine kitap verilenlerden, «Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz» diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötü!

Bir zaman Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemiyeceksiniz." diye söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler ve onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür.

187. ayet kelime kelime

  1. وَإِذْ wa-idh hani
  2. أَخَذَ akhadha almıştı أ خ ذ
  3. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  4. مِيثَٰقَ mīthāqa söz و ث ق
  5. ٱلَّذِينَ alladhīna kendilerine
  6. أُوتُوا۟ ūtū verilenlerden أ ت ي
  7. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitap ك ت ب
  8. لَتُبَيِّنُنَّهُۥ latubayyinunnahu onu mutlaka açıklayacaksınız ب ي ن
  9. لِلنَّاسِ lilnnāsi insanlara أ ن س
  10. وَلَا walā gizlemeyeceksiniz
  11. تَكْتُمُونَهُۥ taktumūnahu ك ت م
  12. فَنَبَذُوهُ fanabadhūhu fakat onlar (verdikleri sözü) attılar ن ب ذ
  13. وَرَآءَ warāa ardına و ر ي
  14. ظُهُورِهِمْ ẓuhūrihim sırtlarının ظ ه ر
  15. وَٱشْتَرَوْا۟ wa-ish'taraw ve aldılar ش ر ي
  16. بِهِۦ bihi karşılığında
  17. ثَمَنًا thamanan bir para ث م ن
  18. قَلِيلًا qalīlan azıcık ق ل ل
  19. فَبِئْسَ fabi'sa ne kötü ب أ س
  20. مَا mā şey
  21. يَشْتَرُونَ yashtarūna satın alıyorlar ش ر ي

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 5 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

187. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:81

    وَإِذْ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ لَمَآ ءَاتَيْتُكُم مِّن كِتَٰبٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَآءَكُمْ رَسُولٌ مُّصَدِّقٌ لِّمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِهِۦ وَلَتَنصُرُنَّهُۥ قَالَ ءَأَقْرَرْتُمْ وَأَخَذْتُمْ عَلَىٰ ذَٰلِكُمْ إِصْرِى قَالُوٓا۟ أَقْرَرْنَا قَالَ فَٱشْهَدُوا۟ وَأَنَا۠ مَعَكُم مِّنَ ٱلشَّٰهِدِينَ

    Hani, Allah tüm peygamberlerden; “Size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edecek ve ona mutlaka yardım edeceksiniz.” diye söz almıştı. Onlara: “Bunu kabul ettiniz mi? Verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?” demişti. Onlar da: "Kabul ettik" diye cevap verdiler. Bunun üzerine Allah da: "Şahit olun! Ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim" buyurmuştu.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

20 Ekim 2026 Salı 9 جمادى الأولى 1448 هـ