İçeriğe geç

Ankebût Suresi 34. Ayet

سورة العنكبوت، الآية ٣٤

29:34 20. cüz 40. hizb Mushaf’ta 400. sayfa Mekki sure

29:34 ayetinin metni

إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَىٰٓ أَهْلِ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ ۝٣٤

Okunuşu

innā munzilūna ʿalā ahli hādhihi l-qaryati rij'zan mina l-samāi bimā kānū yafsuqūna

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ankebût Suresi’nin 34. ayeti (29:34) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 400. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Ankebût Suresi 34. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

34. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Biz, bu kentin ahlaksızlık yapan ahalisinin üzerine gökyüzünden azap indireceğiz. O azap, sert çamurdan oluşan taşlardır. İşledikleri çirkin hayasızlıktan ötürü Allah’a itaat etmekten ayrılmışlar ve bu cezayı hak etmişlerdir. Onların işlediği bu hayasızlık, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşmalarıdır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 30–35. ayetler

31. Lût kavmini helâk etmek üzere gönderilen melekler, önce İbrahim aleyhisselam’a uğradılar ve ona İshak’ın doğacağı müjdesini verdiler. İshak’tan sonra da (onun oğlu olan) Yakub’un doğacağını müjdelediler. Daha sonra İbrahim aleyhisselam onlara nereye gitmek istediklerini sorunca Lût kavmini helâk etmek üzere gönderildiklerini bildirdiler. İbrahim aleyhisselam da onlarla tartışmaya koyuldu: 32. İbrahim aleyhisselam onlara: “Ama orada Lût da var” deyince onlar da kendisine: “Biz orada olanları pek iyi biliyoruz. Biz onu ve aile halkını elbette kurtaracağız. Ancak karısı hariç; o, geride … Devamını oku

Ankebût Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ankebût suresinin 31-38. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 400. sayfası).

  • Allah Teâlâ’nın; “Kesinlikle apaçık beyan oldu…” ayeti Araplar'ın onların evlerini ve başlarından geçen haberlerini bilip, öğrendiklerine delalet etmektedir.
  • Beşeri ilişkiler ancak imanla beraber bir fayda verir.
  • Misafir ve konukların bir saldırıya uğramalarından emin ve güvende olmaları için gayretli olmak gerekir.
  • Azaba uğrayarak helak olmuş kimselerin meskenleri ibret alanlar için bir öğüttür.
  • Hakkı biliyor olmak ve bununla birlikte hevâya uyup, onu hidayete uymaya tercih etmek kişiye bir fayda sağlamaz.

34. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

Biz, bu belde halkına, yoldan saptıkları için gökten bir azap indirecek olanlarız.

Ali Özek ve arkadaşları

«Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz.»

Elmalılı Hamdi Yazır

"Biz şüphesiz bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık (feci) bir azab indireceğiz."(dediler).

34. ayet kelime kelime

  1. إِنَّا innā şüphesiz biz
  2. مُنزِلُونَ munzilūna indireceğiz
  3. عَلَىٰٓ ʿalā üstüne
  4. أَهْلِ ahli halkının
  5. هَٰذِهِ hādhihi şu
  6. ٱلْقَرْيَةِ l-qaryati ülke
  7. رِجْزًا rij'zan bir azab
  8. مِّنَ mina gökten
  9. ٱلسَّمَآءِ l-samāi
  10. بِمَا bimā sebebiyle
  11. كَانُوا۟ kānū olmaları
  12. يَفْسُقُونَ yafsuqūna fasıklık yapıyor(lar)

34. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Sâffât 37:137–138

    وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ …

    Siz, sabah vakti onların (diyarından) muhakkak geçip gidiyorsunuz. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:59

    فَبَدَّلَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ قَوْلًا غَيْرَ ٱلَّذِى قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

    Fakat, zulmedenler kendilerine söylenmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, günah işleyerek yoldan çıktıkları için gökten kahredici bir azap indirmiştik.

  • A’râf 7:162

    فَبَدَّلَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ ٱلَّذِى قِيلَ لَهُمْ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ

    Fakat zulmedenler kendilerine söylenmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de zalimlere, günah işleyerek yoldan çıktıkları için gökten kahredici bir azap indirmiştik.

Ankebût Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası