Ankebût Suresi’nin 34. ayeti (29:34) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 400. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Ankebût Suresi 34. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
34. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Biz, bu kentin ahlaksızlık yapan ahalisinin üzerine gökyüzünden azap indireceğiz. O azap, sert çamurdan oluşan taşlardır. İşledikleri çirkin hayasızlıktan ötürü Allah’a itaat etmekten ayrılmışlar ve bu cezayı hak etmişlerdir. Onların işlediği bu hayasızlık, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşmalarıdır.
31. Lût kavmini helâk etmek üzere gönderilen melekler, önce İbrahim aleyhisselam’a uğradılar ve ona İshak’ın doğacağı müjdesini verdiler. İshak’tan sonra da (onun oğlu olan) Yakub’un doğacağını müjdelediler. Daha sonra İbrahim aleyhisselam onlara nereye gitmek istediklerini sorunca Lût kavmini helâk etmek üzere gönderildiklerini bildirdiler. İbrahim aleyhisselam da onlarla tartışmaya koyuldu: 32. İbrahim aleyhisselam onlara: “Ama orada Lût da var” deyince onlar da kendisine: “Biz orada olanları pek iyi biliyoruz. Biz onu ve aile halkını elbette kurtaracağız. Ancak karısı hariç; o, geride … Devamını oku
Allah Teâlâ’nın; “Kesinlikle apaçık beyan oldu…” ayeti Araplar'ın onların evlerini ve başlarından geçen haberlerini bilip, öğrendiklerine delalet etmektedir.
Beşeri ilişkiler ancak imanla beraber bir fayda verir.
Misafir ve konukların bir saldırıya uğramalarından emin ve güvende olmaları için gayretli olmak gerekir.
Azaba uğrayarak helak olmuş kimselerin meskenleri ibret alanlar için bir öğüttür.
Hakkı biliyor olmak ve bununla birlikte hevâya uyup, onu hidayete uymaya tercih etmek kişiye bir fayda sağlamaz.
34. ayetin diğer mealleri
Şaban Piriş
Biz, bu belde halkına, yoldan saptıkları için gökten bir azap indirecek olanlarız.
Ali Özek ve arkadaşları
«Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz.»
Elmalılı Hamdi Yazır
"Biz şüphesiz bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık (feci) bir azab indireceğiz."(dediler).
Fakat, zulmedenler kendilerine söylenmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, günah işleyerek yoldan çıktıkları için gökten kahredici bir azap indirmiştik.
Fakat zulmedenler kendilerine söylenmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de zalimlere, günah işleyerek yoldan çıktıkları için gökten kahredici bir azap indirmiştik.