İçeriğe geç

Ankebût Suresi 33. Ayet

سورة العنكبوت، الآية ٣٣

29:33 20. cüz 40. hizb Mushaf’ta 400. sayfa Mekki sure

29:33 ayetinin metni

وَلَمَّآ أَن جَآءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِىٓءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا۟ لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهْلَكَ إِلَّا ٱمْرَأَتَكَ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ ۝٣٣

Okunuşu

walammā an jāat rusulunā lūṭan sīa bihim waḍāqa bihim dharʿan waqālū lā takhaf walā taḥzan innā munajjūka wa-ahlaka illā im'ra-ataka kānat mina l-ghābirīna

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde; Lût onlar için tasalandı ve göğsüne bir sıkıntı bastı. Elçiler ona; “Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. Çünkü o kadın geride kalacaklardandır” dediler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ankebût Suresi’nin 33. ayeti (29:33) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 400. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Ankebût Suresi 33. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

33. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Lût kavmini helak etmek üzere gönderdiğimiz melekler, Lût'un yanına gelince, kavminin onlara bir ahlaksızlık yapmalarından korktuğundan dolayı onların gelmesi onu üzdü ve hüzünlendirdi. Melekler onun yanına erkek şeklinde gelmişlerdi ve kavmi, kadınları bırakıp erkeklere yanaşıyorlardı. Melekler ona dedi ki: "Korkma! Kavmin sana bir kötülük yapamayacak. Onları helak edeceğimize dair verdiğimiz habere de üzülme! Şüphesiz biz seni ve karın dışında bütün aileni helak olmaktan kurtaracağız. O ise, geride kalıp helak olanlardandır. Bu yüzden onu da helak edeceğiz."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 30–35. ayetler

31. Lût kavmini helâk etmek üzere gönderilen melekler, önce İbrahim aleyhisselam’a uğradılar ve ona İshak’ın doğacağı müjdesini verdiler. İshak’tan sonra da (onun oğlu olan) Yakub’un doğacağını müjdelediler. Daha sonra İbrahim aleyhisselam onlara nereye gitmek istediklerini sorunca Lût kavmini helâk etmek üzere gönderildiklerini bildirdiler. İbrahim aleyhisselam da onlarla tartışmaya koyuldu: 32. İbrahim aleyhisselam onlara: “Ama orada Lût da var” deyince onlar da kendisine: “Biz orada olanları pek iyi biliyoruz. Biz onu ve aile halkını elbette kurtaracağız. Ancak karısı hariç; o, geride … Devamını oku

Ankebût Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ankebût suresinin 31-38. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 400. sayfası).

  • Allah Teâlâ’nın; “Kesinlikle apaçık beyan oldu…” ayeti Araplar'ın onların evlerini ve başlarından geçen haberlerini bilip, öğrendiklerine delalet etmektedir.
  • Beşeri ilişkiler ancak imanla beraber bir fayda verir.
  • Misafir ve konukların bir saldırıya uğramalarından emin ve güvende olmaları için gayretli olmak gerekir.
  • Azaba uğrayarak helak olmuş kimselerin meskenleri ibret alanlar için bir öğüttür.
  • Hakkı biliyor olmak ve bununla birlikte hevâya uyup, onu hidayete uymaya tercih etmek kişiye bir fayda sağlamaz.

33. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

Elçilerimiz Lut’a geldiklerinde, onlar sebebiyle endişelenmiş ve içi daralmıştı. Korkma ve üzülme! dediler. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Geride kalanlardan olan karın hariç.

Ali Özek ve arkadaşları

Elçilerimiz Lût’a gelince, Lût onlar hakkında tasalandı ve (onları korumak için) ne yapacağını bilemedi. Ona; Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnız, (azapta) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna, dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar hakkında tasalandı. Ve onlar(ı düşünmesi) sebebiyle takatten düştü. O'na: "Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de, aileni de kurtaracağız. Yalnız (azabda) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna" dediler.

33. ayet kelime kelime

  1. وَلَمَّآ walammā ne zaman ki
  2. أَن an geldi
  3. جَآءَتْ jāat
  4. رُسُلُنَا rusulunā elçilerimiz
  5. لُوطًا lūṭan Lut'a
  6. سِىٓءَ sīa fenalaştı
  7. بِهِمْ bihim onlar yüzünden
  8. وَضَاقَ waḍāqa ve daraldı
  9. بِهِمْ bihim onlar hakkında
  10. ذَرْعًا dharʿan huzursuzca
  11. وَقَالُوا۟ waqālū ve dediler
  12. لَا lā korkma
  13. تَخَفْ takhaf
  14. وَلَا walā ve ne de
  15. تَحْزَنْ taḥzan üzülme
  16. إِنَّا innā elbette biz
  17. مُنَجُّوكَ munajjūka seni kurtaracağız
  18. وَأَهْلَكَ wa-ahlaka ve aileni
  19. إِلَّا illā yalnız
  20. ٱمْرَأَتَكَ im'ra-ataka karın
  21. كَانَتْ kānat olmuştur
  22. مِنَ mina kalacaklardan
  23. ٱلْغَٰبِرِينَ l-ghābirīna

33. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Sâffât 37:137–138

    وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ …

    Siz, sabah vakti onların (diyarından) muhakkak geçip gidiyorsunuz. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hûd 11:77

    وَلَمَّا جَآءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِىٓءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هَٰذَا يَوْمٌ عَصِيبٌ

    Elçilerimiz Lût’a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve; “Bu çok zor bir gün” dedi.

Daha fazlası