İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 64. Ayet

سورة آل عمران، الآية ٦٤

3:64 3. cüz 6. hizb Mushaf’ta 58. sayfa Medeni sure

3:64 ayetinin metni

قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ تَعَالَوْا۟ إِلَىٰ كَلِمَةٍ سَوَآءٍۭ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ أَلَّا نَعْبُدَ إِلَّا ٱللَّهَ وَلَا نُشْرِكَ بِهِۦ شَيْـًٔا وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا أَرْبَابًا مِّن دُونِ ٱللَّهِ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُولُوا۟ ٱشْهَدُوا۟ بِأَنَّا مُسْلِمُونَ ۝٦٤

Okunuşu

qul yāahla l-kitābi taʿālaw ilā kalimatin sawāin baynanā wabaynakum allā naʿbuda illā l-laha walā nush'rika bihi shayan walā yattakhidha baʿḍunā baʿḍan arbāban min dūni l-lahi fa-in tawallaw faqūlū ish'hadū bi-annā mus'limūna

Meal

De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz Müslümanlarız.”

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 64. ayeti (3:64) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 58. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 64. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

64. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Peygamber! Yahudi ve Hristiyanlardan oluşan kitap ehline de ki: Ey Ehlikitap! Hepimizin eşit olacağı tek bir söz üzerinde bir araya gelelim. İbadette Allah'ı birleyip O'nunla birlikte derecesi ve makamı ne kadar yüce olursa olsun bir başkasına ibadet etmeyelim ve birbirimizi kendisine ibadet edilen ve boyun eğilen Allah'tan başka rabler edinmeyelim. Eğer onlar senin onları hak ve adalet ile davet ettiğin bu şeyden uzaklaşırlarsa -ey Müminler!- deyin ki; şahit olun ki biz Allah Teâlâ'ya teslim olduk ve itaatle O'na boyun eğdik.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

64. Bu âyet-i kerimeyi peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Kitap ehlinin hükümdarlarına yazdığı mektuplarında kaydederdi. Bazen de sabah namazının sünnetinin birinci rekâtinde: “Deyin ki: Biz Allah’a... iman ettik” (el-Bakara, 2/136) âyetini, ikinci rekâtinde de bu ayeti okurdu. Çünkü bu âyet-i kerime, bütün peygamberlerin ve rasûllerin üzerinde ittifak ettiği tek dine daveti ihtiva etmektedir. Yine o, yalnızca Allah’a ibadet etmek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak esasına dayanan uluhiyet tevhidini de ihtiva etmektedir. Bütün insanların birer beşer olduklarına, hiçbir kimsenin rububiyet … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 62-70. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 58. sayfası).

  • İlahi elçiliklerin tamamı tek hak söz üzere ittifak etmişlerdir. Bu söz, Allah Teâlâ'yı birlemek ve şirkten sakındırmaktır.
  • Tarih ilminin önemi beyan edilmiştir. Çünkü tarih bilgisi batıl ehlinin ileri sürmekte oldukları şeylerin reddedilmesinde kuvvetli bir delildir.
  • İbrahim -aleyhisselam-'a kendisini nispet etmek hususunda en çok hak sahibi olan kimseler, onun dini ve inancı üzerine olan kimselerdir. İbrahim -aleyhisselam-'a muhalefet edip, ona tabi olduğunu iddia etmek o kişiye fayda vermez.
  • Ayetler, ehlikitap kâfirlerin içlerindeki haset sebebiyle bu ümmetin Mümin kimselerini saptırmak için ne kadar gayretli olduklarını göstermektedir.

64. ayetin diğer mealleri

De ki: Ey kitap ehli, “Allah’tan başkasına ibadet etmemek, O’na hiçbir şey ortak koşmamak ve birbirimizi Allah’tan başka Rabler olarak benimsememek” üzere bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin! Eğer yüz çevirirlerse: "Şahit olun ki, biz Müslümanlarız" deyin.

  (Rasûlüm!) de ki: "Ey kitap ehli! Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceğimiz, hiçbir şeyi O'na ortak koşmayacağımız, Allah dışında birbirimizi rabler edinmeyeceğimiz hususunda bizimle sizin aranızda bir olan kelimeye (tevhîd kelimesine) geliniz. Buna rağmen yine de yüz çevirirlerse, işte o zaman "Bizim Müslüman olduğumuza şâhid olun!" deyiniz.

De ki: Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahit olun biz müslümanlarız".

64. ayet kelime kelime

  1. قُلْ qul de ki ق و ل
  2. يَٰٓأَهْلَ yāahla Ey ehli أ ه ل
  3. ٱلْكِتَٰبِ l-kitābi Kitap ك ت ب
  4. تَعَالَوْا۟ taʿālaw gelin ع ل و
  5. إِلَىٰ ilā bir kelimeye
  6. كَلِمَةٍ kalimatin ك ل م
  7. سَوَآءٍۭ sawāin eşit olan س و ي
  8. بَيْنَنَا baynanā bizim aramızda ب ي ن
  9. وَبَيْنَكُمْ wabaynakum ve sizin aranızda ب ي ن
  10. أَلَّا allā ibadet etmeyelim
  11. نَعْبُدَ naʿbuda ع ب د
  12. إِلَّا illā başkasına
  13. ٱللَّهَ l-laha Allah'tan
  14. وَلَا walā ortak koşmayalım
  15. نُشْرِكَ nush'rika ش ر ك
  16. بِهِۦ bihi O'na
  17. شَيْـًٔا shayan hiçbirşeyi ش ي أ
  18. وَلَا walā edinmeyelim
  19. يَتَّخِذَ yattakhidha أ خ ذ
  20. بَعْضُنَا baʿḍunā bazımız ب ع ض
  21. بَعْضًا baʿḍan bazımızı ب ع ض
  22. أَرْبَابًا arbāban tanrılar ر ب ب
  23. مِّن min başka
  24. دُونِ dūni د و ن
  25. ٱللَّهِ l-lahi Allah'tan
  26. فَإِن fa-in eğer
  27. تَوَلَّوْا۟ tawallaw yüz çevirirlerse و ل ي
  28. فَقُولُوا۟ faqūlū deyin ق و ل
  29. ٱشْهَدُوا۟ ish'hadū şahid olun ش ه د
  30. بِأَنَّا bi-annā şüphesiz biz
  31. مُسْلِمُونَ mus'limūna müslümanlarız س ل م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1107

İbni Abbas (Allah Onlardan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Sabah namazının sünnetinin birinci rekatında 2 Bakara suresinin 139. ayeti olan “Biz Allah'a ve bize indirilen Kuran’a inandık deyiniz” ayetini ikinci rekatta da 3 Al-i İmran 52. ayeti olan…

وعن ابن عباس رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم، كان يقرأ في ركعتي الفجر في الأولى منهما‏:‏ ‏{‏قولوا آمنا بالله وما أنزل إلينا‏}‏ الآية التي في البقرة، وفي الآخرة منهما‏:‏ ‏{‏آمنا بالله واشهد بأنا مسلمون‏}.‏…

Râvi: İbn Abbâs + 5 başka rivayet

Diğer hadisler (11)

64. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nahl 16:36

    وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    Andolsun biz, her ümmete, “Yalnızca Allah’a ibadet edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:98

    قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا تَعْمَلُونَ

    De ki: Ey Ehl-i Kitap! Allah, yaptıklarınızı görüp dururken Allah’ın âyetlerini niçin inkâr ediyorsunuz?

  • Âl-i İmrân 3:99

    قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لِمَ تَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ مَنْ ءَامَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَأَنتُمْ شُهَدَآءُ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

    De ki: Ey Ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek Müminleri Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.

  • Mâide 5:59

    قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ هَلْ تَنقِمُونَ مِنَّآ إِلَّآ أَنْ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلُ وَأَنَّ أَكْثَرَكُمْ فَٰسِقُونَ

    De ki: Ey Ehl-i Kitap! Yalnızca Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene iman ettiğimiz için mi bizi yadırgıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.

  • Tevbe 9:31

    ٱتَّخَذُوٓا۟ أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَٰنَهُمْ أَرْبَابًا مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسِيحَ ٱبْنَ مَرْيَمَ وَمَآ أُمِرُوٓا۟ إِلَّا لِيَعْبُدُوٓا۟ إِلَٰهًا وَٰحِدًا لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ سُبْحَٰنَهُۥ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    Onlar, Allah ile birlikte alimlerini, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i de rabler edindiler. Oysa tek ilahtan başkasına ibadet etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka (hak) ilah yoktur. Allah, onların koştuğu şirkten münezzehtir.

  • Mâide 5:77

    قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لَا تَغْلُوا۟ فِى دِينِكُمْ غَيْرَ ٱلْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعُوٓا۟ أَهْوَآءَ قَوْمٍ قَدْ ضَلُّوا۟ مِن قَبْلُ وَأَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَضَلُّوا۟ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

    De ki: Ey Ehl-i Kitap! Dininizde haksız olarak aşırı gitmeyin. Kendileri önceden sapmış, çoklarını da saptırmış ve doğru yoldan ayrılmış olan bir topluluğun arzularına uymayın.

  • Mâide 5:68

    قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لَسْتُمْ عَلَىٰ شَىْءٍ حَتَّىٰ تُقِيمُوا۟ ٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم مَّآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ طُغْيَٰنًا وَكُفْرًا فَلَا تَأْسَ عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَٰفِرِينَ

    De ki: Ey Ehl-i Kitap, Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça hiçbir şey/din üzerine olamazsınız. Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (Kur’an) onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü arttırır. O halde kâfirler toplumu için üzülme!

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

18 Ekim 2026 Pazar 7 جمادى الأولى 1448 هـ