İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 182. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٨٢

3:182 4. cüz 8. hizb Mushaf’ta 74. sayfa Medeni sure

3:182 ayetinin metni

ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِّلْعَبِيدِ ۝١٨٢

Okunuşu

dhālika bimā qaddamat aydīkum wa-anna l-laha laysa biẓallāmin lil'ʿabīdi

Meal

Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır. Allah, kullara asla zulmedici değildir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 182. ayeti (3:182) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 74. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 182. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

182. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Yahudiler!- Bu azap kendi ellerinizle yaptığınız günah ve rezillikten dolayıdır. Şüphesiz Allah, kullarından hiçbirine zulmedici değildir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

182. Bu yaptıkları sadece kendi ellerinin önden gönderdikleri türlü rezil edici ve çirkin amellerin bir karşılığıdır. İşte bu amelleri onların azap görmelerine ve mükâfattan da mahrum kalmalarına sebep teşkil etmiştir. Müfessirlerin naklettiklerine göre bu âyet-i kerimeler, yahudilerden bu sözleri söyleyen bir kesim hakkında inmiştir. Yine onların naklettiklerine göre bu sözleri söyleyen kişiler arasında Medine’de yahudilerin ileri gelen ilim adamı ve önderlerinden birisi olan Finhas b. Âzurâ’dır. Finhas şanı Yüce Allah’ın: “Allah’a güzel bir borçla borç verecek kimdir?” (el-Hadid, 57/11 … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 181-186. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 74. sayfası).

  • Yahudilerin kötü iş ve çirkin huylarından biri de Allah'ın peygamberlerini yalanlamaları ve onları öldürüp, sürekli haddi aşmalarıdır.
  • Dünyalık bütün kazançlarda hep bir eksiklik vardır. Ancak gerçek kazanç ahirettedir. Bu da cehennemden kurtulup cennete girmekle olur.
  • Müminler din ve nefislerinde eziyete maruz kalarak imtihana uğrarlar. Kimi zaman onların bu imtihanı ehlikitap ve müşrikler tarafından kaynaklanır. Böyle durumlarda yapılması gereken sabretmek ve Allah Teâlâ'dan korkmaktır.

182. ayetin diğer mealleri

Bu sizin ellerinizle hazırladığınızdır. Allah kullarına zulmedici değildir.

  Bu, (dünyada iken) kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına karşı zâlim değildir.

"Bu, kendi ellerinizin yapıp öne sürdüğünün karşılığıdır". Allah kullar(ın)a asla zulmetmez.

182. ayet kelime kelime

  1. ذَٰلِكَ dhālika bu
  2. بِمَا bimā karşılığıdır
  3. قَدَّمَتْ qaddamat yapıp öne sürdürdüğünün ق د م
  4. أَيْدِيكُمْ aydīkum sizin ellerinizin ي د ي
  5. وَأَنَّ wa-anna ve şüphesiz
  6. ٱللَّهَ l-laha Allah
  7. لَيْسَ laysa asla değildir ل ي س
  8. بِظَلَّامٍ biẓallāmin zulmedici ظ ل م
  9. لِّلْعَبِيدِ lil'ʿabīdi kullara ع ب د

182. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Bakara 2:245

    مَّن ذَا ٱلَّذِى يُقْرِضُ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَٰعِفَهُۥ لَهُۥٓ أَضْعَافًا كَثِيرَةً وَٱللَّهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۜطُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    Kim Allah rızası için ( karşılığını beklemeden ) gönlünden bir borç verirse ( veya Allah yolunda harcama yaparsa ) bilsin ki ; Allah bunun karşılığını, mükâfaatını kat kat fazlasıyla öder. Rızkı daraltan da genişleten de Allah’tır ve O ‘na döndürüleceksiniz.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Enfâl 8:51

    ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    (Ey kâfirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.

  • Hac 22:10

    ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    (Ona): “İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir.” (denir.)

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ