İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 166. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٦٦

3:166 4. cüz 7. hizb Mushaf’ta 72. sayfa Medeni sure

3:166 ayetinin metni

وَمَآ أَصَٰبَكُمْ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ فَبِإِذْنِ ٱللَّهِ وَلِيَعْلَمَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝١٦٦

Okunuşu

wamā aṣābakum yawma l-taqā l-jamʿāni fabi-idh'ni l-lahi waliyaʿlama l-mu'minīna

Meal

İki ordunun çarpıştığı gün başınıza gelen ancak Allah’ın izniyle idi ve Müminleri ortaya çıkarmak içindi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 166. ayeti (3:166) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 72. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 166. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

166. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Uhud günü sizin ordunuz ile müşriklerin ordusu çarpıştığında ölüm, yaralanma ve hezimete uğrama gibi başınıza gelenler Allah'ın izni ve kaderi iledir. Sadık Müminlerin ortaya çıkması için büyük bir hikmet gereğiyledir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 166–167. ayetler

166-167. Daha sonra Yüce Allah müslümanların ordusu ile müşriklerin ordusunun Uhud’da bir araya gelip karşılaştıkları gün, mü’minlere isabet eden öldürülme ve bozgunun kendisinin izni, kaza ve kaderi ile olduğunu, bunun geri çevrilmesinin mümkün olmadığını ve mutlaka gerçekleşecek bir şey olduğunu haber vermektedir. İlahî kader gereği olan emir yerine geldi mi artık ona teslim olmaktan başka yapacak bir şey yoktur. O pek büyük hikmetler dolayısı ile ve muazzam faydalar için bu hususu takdir edip tayin buyurmuştur. Böylelikle mü’min ile münâfık da birbirinden ayırt edilmiş olur. Çünkü … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 166-173. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 72. sayfası).

  • Allah Teâlâ'nın kullarını imtihan etmesi, Allah'ın koyduğu kanunlarındandır. Böylece hakiki Mümin münafıktan, doğru sözlü olan yalancıdan ayrılmış olur.
  • Allah yolunda cihadın ve şehitliğin makamı büyüktür. Şehitliğe mazhar olanların sevabı Allah Teâlâ'nın katındadır. Öyle ki Allah Teâlâ, onları en üst makamlarda ağırlayacaktır.
  • Canlarını ve mallarını Allah Teâlâ'nın yolunda harcadıkları için sahabenin fazileti, dünya ve ahirette makamlarının üstün oluşu beyan edilmiştir.

166. ayetin diğer mealleri

İki ordunun çarpıştığı gün başınıza gelen ancak Allah’ın izni ile olmuştu. Müminleri ortaya çıkarmak için…

İki birliğin karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmuştur ki, bu da, müminleri ayırdetmesi için

(166 - 167) Iki topluluğun karşılaştığı günde başınıza gelen musibet de Allah'ın izniyledir. Bu da müminleri belirlemesi ve hem de münafıklık yapanları ayırt etmesi içindir. Ve onlara: "Geliniz, Allah yolunda savaşınız veya (hiç olmazsa) savunmaya geçiniz." denilmişti. Onlar ise: "Biz savaşmasını (veya savaş olacağını) bilseydik arkanızdan gelirdik." demişlerdi. Onlar, o gün, imandan çok küfre yakındılar. kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı. Allah neyi gizlediklerini daha iyi bilendir.

166. ayet kelime kelime

  1. وَمَآ wamā ve şey
  2. أَصَٰبَكُمْ aṣābakum sizin başınıza gelen ص و ب
  3. يَوْمَ yawma gün ي و م
  4. ٱلْتَقَى l-taqā karşılaştığı ل ق ي
  5. ٱلْجَمْعَانِ l-jamʿāni iki topluluğun ج م ع
  6. فَبِإِذْنِ fabi-idh'ni ancak izniyledir أ ذ ن
  7. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  8. وَلِيَعْلَمَ waliyaʿlama ve bilmesi içindir ع ل م
  9. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minīna inananları أ م ن

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ