Âl-i İmrân Suresi’nin 163. ayeti (3:163) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 71. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 163. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
163. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'ın katında dünya ve ahirette insanların makamları farklı farklıdır. Allah onların yaptıklarını görmektedir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Herkese yaptığı amelin karşılığını verecektir.
162-163. Şanı Yüce Allah, rızasını kazanmak, O’nu razı edecek işleri yapmak maksadına sahip olanın, öyle olmayan aksine masiyetlere dalmış ve Rabbini gazaplandıran kimse gibi olamayacağını haber vermektedir. Bu iki tür şahıs ne Allah’ın hükmünde ve hikmetinde ne de Allah’ın kullarının fıtratında eşit olamazlar: “Mü’min kimse fasık kimse gibi midir? Bunlar eşit değildirler.” (es-Secde, 32/18) İşte bundan dolayı daha sonra: “Onlar Allah katında derece derecededirler” buyurmaktadır. Yani bütün bunlar amelleri farklı farklı olduğu gibi, derece ve mevkilerinde de farklı farklıdırlar. Allah’ın … Devamını oku
Gerçek yardım Allah Teâlâ katındandır. O, kendisi ile savaşılamayacak kadar güçlü ve kendisine galebe çalınamayacak kadar izzet sahibidir.
Nasıl ki ahirette makamları bir olmadığı gibi dünyada da Allah'ın hidayetine tabi olup onunla amel edenin hali ile ondan yüz çevirip yalanlayanın hali bir değildir.
Kulun başına gelen bela ve imtihanlar günahlarından dolayıdır. Belki bu belalar derecesini artırır. Allah (günahlarının) bir çoğunu affeder ve örter.
163. ayetin diğer mealleri
Onlar Allah katında derece derecedirler. Allah, (onların) yaptıklarını görmektedir.
Onların hepsi de, Allah katında, derece derecedirler. Allah, yaptıklarını hakkıyla görendir.
Onlar (insanlar) Allah katında derece derecedirler. Allah, onların yaptıklarını görmektedir.
Sen onları diğer insanların hayata en düşkünlerinden; hatta, Allah’a ortak koşanlardan bile yaşamaya daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Halbuki uzun yaşamak, onları azaptan kurtaracak değildir. Zira Allah, onların bütün yaptıklarını görendir.
Bir fitnenin/azabın olmayacağını sandılar körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Ardından yine onların çoğu körleşip, sağır oldular. Allah, yaptıklarını çok iyi görmektedir.