Kenze ismi Kur’an’da geçmez, ama kenz kelimesi altı kez geçer; özellikle Musa ile Hızır kıssasında: düzeltilen duvarın altında, babaları salih bir kişi olan iki yetime ait “bir hazine” vardı (Kehf 18:82).
Kenza isminin anlamı ve kökeni
Kenza, “hazine, biriktirilip saklanan mal” anlamındaki kenz kelimesinin dişili olan kenze’nin Mağrip’teki biçimidir (k-n-z kökü). Fas’ta sevilen bir isimdir: Berberi prenses Kenza el-Evrebiyye, İdrîs I ile evlenmiş ve Fas şehrinin kurucusu İdrîs II’nin annesi olmuştur. Bugün Fransa’da ve Mağrip’te çok verilir.
Duvar ise şehirdeki iki yetim gence aitti. Altında da onlara ait bir hazine vardı. Babaları salih insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına ulaşmasını ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ben, bunları kendiliğimden yapmadım. İşte bu sabredemediğin şeylerin açıklamasıdır.
Şimdi sen: “Ona bir hazine indirilmeli yahut onunla beraber bir de bir melek gelmeli değil miydi?” demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.
Gerçekte Kârûn Mûsâ ’nın kavminden idi, fakat onlara karşı azgınlık etti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, onların anahtarları(nı taşımak) dahi güç sahibi bir topluluğa ağır gelirdi. Hani Kavmi ona şöyle demişti: "Şımarma/böbürlenme! Çünkü Allah, şımarıkları/böbürlenenleri sevmez."