وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةً وَكَانَ تَقِيًّا ١٣
Katımızdan bir merhamet ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.
حَنَان
Kız Arapça kökenli Ḥanān
Kur’an’da geçiyor“Şefkat”, yumuşak sevgi
Kelimenin Kur’an’daki okunuşu: Mahmud Halil el-Husari, Meryem 19:13.
Kelime Kur’an’da bir kez, Allah’ın “daha çocukken hikmet, katımızdan bir şefkat (hanân) ve temizlik” verdiği Hz. Yahya hakkında geçer (Meryem 19:12-13).
Hanân, “şefkat duymak, yumuşamak” anlamındaki hanne fiilinin masdarıdır (özlem ve sevgi iniltisi anlamındaki hanîn ile aynı h-n-n kökü): şefkat, yumuşak merhamet. Müfessirler Kur’an’daki geçişini rahmet diye açıklar.
Evet: Hanan kelimesi Kur’an’da 1 kez, 1 sûrede geçer.
وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةً وَكَانَ تَقِيًّا ١٣
Katımızdan bir merhamet ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.
Hanan ismi hakkında özel bir nas veya âlim görüşü yoktur: İslam’ın genel ölçüleri geçerlidir.
İsim koymanın ölçülerini okuyun
Bu sayfa bir fetva değil, düşünmeye yardımcı bir rehberdir. Kişisel bir durum için ehil bir âlime danışın.