Enes -radıyallahu anh-’ın rivayet ettiği hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah bir kulu hakkında hayır dilerse, cezasını ertelemeyip bu dünyada verir. Kulu için bir şer dilerse, cezasını erteleyip kıyamet gününde verir.»
Rivayet eden: Tirmizî (No. 2396) ve İbn Mâce (No. 4031).
Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah -Azze ve Celle-’nin kulunun cezasını ertelemeyip bu dünyada vermesi, kulu için hayır murad ettiğinin göstergesi olduğunu haber vermiştir. Ta ki bu dünyadan günahsız bir şekilde ayrılıp, kıyamet günü huzura çıktığında cezasını çekeceği günahı bulunmasın. Çünkü acil olarak hesabı görülenin daha sonraki hesabı daha hafif olur. Kulu için şer murad etmesinin göstergesi ise, dünyada günahlarının hesabı sorulmadan kıyamet günü geldiğinde günahlarından hesaba çekilmesidir. Bu kimseye kıyamet gününde hak ettiği şekilde karşılığı verilir.
Arapça açıklama
يخبر -صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ- أن علامة إرادة الله الخيرَ بعبده معاجلته بالعقوبة على ذنوبه في الدنيا حتى يخرج منها وليس عليه ذنب يوافي به يوم القيامة؛ لأن من حوسب بعمله عاجلاً خفّ حسابه في الآجل، ومن علامة إرادة الشر بالعبد أن لا يجازى بذنوبه في الدنيا حتى يجيء يوم القيامة مستوفر الذنوب وافيها، فيجازى بما يستحقه يوم القيامة.
من علامة إرادة الله الخير بعبده معاجلته بالعقوبة على ذنوبه في الدنيا.
من علامة إرادة الشر بالعبد أن لا يجازى بذنبه حتى يوافى به يوم القيامة.
الخوف من الصحة الدائمة أن تكون علامة شرّ.
التنبيه على حسن الظن بالله ورجائه فيما يقضيه عليه من المكروه.
أن الإنسان قد يكره الشيء وهو خيرٌ له، وقد يحب الشيء وهو شرّ له.
الحث على الصبر على المصائب.
إثبات صفة الإرادة لله على وجه يليق بجلاله.
أن الخير والشر مقدر من الله تعالى.
أن البلاء للمؤمن من علامات الخير ما لم يترتب عليه ترك واجب أو فعل محرم.
وعن أنس رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم :"إذا أراد الله بعبده خيراً عجل له العقوبة في الدنيا، وإذا أراد الله بعبده الشر أمسك عنه بذنبه حتى يوافي به يوم القيامة". وقال النبي صلى الله عليه…