Râvi: Ebû Katâde
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ عَامِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سُلَيْمٍ الزُّرَقِيِّ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ "
إِذَا جَاءَ أَحَدُكُمُ الْمَسْجِدَ فَلْيُصَلِّ سَجْدَتَيْنِ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَجْلِسَ "
Senedi göster حَرَكات Harekeler
A−
A+
Bu hadisin henüz Türkçe çevirisi yok: Arapça metin, kaynak ve hüküm burada gösterilir.
Çeviriyi oku: English
Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 467 , 468 ).
Âlimlerin hükümleri
Âlim Hüküm Kapsam Eser
Elbânîv. 1420 h.
Sahih Sahih صحيح
Hadis
No. 467
Şuayb el-Arnaûtv. 1438 h.
Sahih Sahih
Hadis
No. 467
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h.
Sahih Sahih Bukhari (444) Sahih Muslim (714)
Hadis
No. 467
Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîdv. 1392 h.
Sahih Sahih
Hadis
No. 467
Diğer rivayetler
Sahih
Sünen-i Ebû Dâvûd 468
Râvi: Ebû Katâde Yalnız Arapça
Aynı konuda
Hüküm yok
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 1144
" إذا دخل أحدكم المسجد فلا يجلس حتى يصلي ركعتين"
Râvi: Ebû Katâde + 5 başka rivayet
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 444
«Sizden biriniz mescide girdiğinde, iki rekât namaz kılmadan oturmasın.»
إِذَا دَخَلَ أَحَدُكُمُ الْمَسْجِدَ فَلْيَرْكَعْ رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ أَنْ يَجْلِسَ "
Râvi: Ebû Katâde + 10 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 930
Câbir b. Abdillah -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cuma günü insanlara hutbe okurken bir adam geldi. Nebi -aleyhisselam- ona: «Namaz kıldın mı ey falanca?» diye buyurdu. Adam: Hayır! dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kalk ve…
أَصَلَّيْتَ يَا فُلاَنُ ". قَالَ لاَ. قَالَ " قُمْ فَارْكَعْ "
Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 4 başka rivayet Şerhli
Hüküm yok
Müsned 14431
Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Yalnız Arapça
Hüküm yok
Müsned 14536
Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Yalnız Arapça
Hüküm yok
Sünen-i Dârimî 1506
Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 1 başka rivayet Yalnız Arapça
Önceki hadis No. 466 Sonraki hadis No. 468