İçeriğe geç

Sünen-i Ebû Dâvûd2. kitap

camiye girerken: «Kovulmuş Şeytan'dan, azim olan Allah'a, O'nun kerîm vechine ve ka­dîm kuvvet ve galebesine sığınırım

باب فِيمَا يَقُولُهُ الرَّجُلُ عِنْدَ دُخُولِهِ الْمَسْجِدَ

Sahih 4 âlimin hükmü Sünen-i Ebû Dâvûd 466

Râvi:Abdullah ibn Amr

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ بِشْرِ بْنِ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ، عَنْ حَيْوَةَ بْنِ شُرَيْحٍ، قَالَ لَقِيتُ عُقْبَةَ بْنَ مُسْلِمٍ فَقُلْتُ لَهُ بَلَغَنِي أَنَّكَ حَدَّثْتَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَانَ إِذَا دَخَلَ الْمَسْجِدَ قَالَ ‏"‏

أَعُوذُ بِاللَّهِ الْعَظِيمِ وَبِوَجْهِهِ الْكَرِيمِ وَسُلْطَانِهِ الْقَدِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ ‏"

Abdullah b. Amr b. el-Âs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre:

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- camiye girerken: «Kovulmuş Şeytan'dan, azim olan Allah'a, O'nun kerîm vechine ve ka­dîm kuvvet ve galebesine sığınırım.» diye dua etmiştir. (Ravilerden birisi hocasına) hadisi bu şekilde rivayet etmişsin öyle mi? Hepsi bu kadar mı? diye sorar. O da; Evet, diye cevap verdi. Sonra da; mescide giren bunu söyleyince Şeytan şöyle der: "Günün geri kalan kısmında da benden emin oldu."

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 466).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- camiye girdiğinde şöyle derdi: (Yüce Allah'a sığınırım) Allah'a ve O'nun sıfatlarına sığınırım. (Ve O'nun kerim vechine) Cömert ve bağışlayıcı oluşuna, (O'nun kuvvet ve galibiyetine), yarattıklarından dilediği kimseler üzerinde hakimiyeti, kudreti ve üstünlüğüne, (Kadim) Ezeli ve ebedi olan, (Kovulmuş Şeytan'dan) Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılmış ve lanetlenmiş şeytandan. Yani Allah'ım, beni onun vesvesesinden, saptırmasından, adımlarından, kalbe fısıldadığı tehlikelerden, kötü telkinlerinden ve insanları yoldan çıkarmasından koru. Çünkü o, sapkınlığın sebebi, dalaletin ve cehaletin kaynağıdır. Abdullah b. Amr'a: "Bu kadar mı?" denildi. Yani; Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- sadece bunu mu söyledi? O da: Evet dedi.

Camiye giren biri şu duayı okursa; Şeytan şöyle der: Bu içeri giren kişi gecesiyle, gündüzüyle bütün vakitlerde kendini benden korudu.

Hadisten çıkan dersler

  • Mescide girerken bu zikri okumanın fazileti ifade edilmiştir ve bu zikri okuyan kimse günün geri kalan kısmında Şeytan'dan korunur.
  • Şeytana karşı dikkatli olunması gerekir. Çünkü o, Müslümanı saptırmak ve baştan çıkarmak için fırsat kollar.
  • İnsan, kalbindeki Allah'a olan imanı ve bu duayı hatırlayıp Allah'ın vaadine inandığı ölçüde Şeytan'ın saptırmasından ve aldatmacasından korunmuş olur.

Arapça açıklama

كَانَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم إذا دَخل المسجدَ قال:

(أعوذ بالله العظيم) أعتصم وألتجئ بالله وصفاته

(وبوجهه الكريم) الجَواد المُعطي،

(وسلطانه) غَلبَتِه وقدرتِه وقهرِه على من أراد من خلقِه

(القديم) الأزلي الأبدي

(من الشيطان الرجيم) المبعود والمطرود من رحمة الله،

أي: اللهم احفظني من وسوسته وإغوائه وخطواته وخطراته وتسويله وإضلاله، فإنه السبب في الضلالة والباعث على الغواية والجهالة،

فقيل لعبد الله بن عمرو "أقط؟" أي: هل قال النبي صلى الله عليه وسلم هذا فقط؟

قال: نعم.

فإذا قال الداخل للمسجد هذا الدعاء؛ قال الشيطان: لقد حَفِظ هذا الداخل نفسَه مني جميع الوقت، يومه وليلته.

  • فضل الدعاء بهذا الذكر عند دخول المسجد، وأنه يحفظ قائلَه من الشيطان بقية يومه.
  • التحذير من الشيطان، وأنه يتربَّصُ للمسلم؛ لإضلاله وإغوائه.
  • يحصل للإنسان من الحفظ من إضلال الشيطان وإزاغته على قدر ما يقوم بقلبه من الإيمان بالله والاستحضار لهذا الدعاء وتصديقه بموعد الله المترتب عليه.

Klasik şerh

Azîmâbâdî — Avnü'l-Ma'bûd

( فَقُلْت ) : قَائِل هَذَا حَيْوَةُ بْن شُرَيْحٍ 7( لَهُ ) : أَيْ لِعُقْبَةَ بْن مُسْلِم ( أَعُوذ ) : أَيْ أَعْتَصِم وَأَلْتَجِئ ( بِاَللَّهِ الْعَظِيم ) : أَيْ ذَاتًا وَصِفَة ( وَبِوَجْهِهِ ) : أَيْ ذَاته ( وَسُلْطَانه ) : أَيْ غَلَبَته وَقُدْرَته وَقَهْره عَلَى مَا أَرَادَ مِنْ خَلْقه ( الْقَدِيم ) : أَيْ الْأَزَلِيّ الْأَبَدِيّ ( مِنْ الشَّيْطَان ) : مَأْخُوذ مِنْ شَطَنَ أَيْ بَعُدَ يَعْنِي الْمَبْعُود مِنْ رَحْمَة اللَّه ( الرَّجِيم ) : فَعِيلَ بِمَعْنَى مَفْعُول أَيْ الْمَطْرُود مِنْ بَاب اللَّه , أَوْ الْمَشْتُوم بِلَعْنَةِ اللَّه , وَالظَّاهِر أَنَّهُ خَبَر مَعْنَاهُ الدُّعَاء يَعْنِي : اللَّهُمَّ اِحْفَظْنِي مِنْ وَسْوَسَته وَإِغْوَائِهِ وَخُطُوَاته وَخَطَرَاته وَتَسْوِيله وَإِضْلَال…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih صحيح Hadis No. 466
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. Senedi sahihIsnaad Sahih Yalnız senet No. 466
Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîdv. 1392 h. SahihSahih Hadis No. 466
Ebû Dâvûdv. 275 h. سكت عنه [وقد قال في رسالته لأهل مكة كل ما سكت عنه فهو صالح Hadis سنن أبي داود No. 466
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (14)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الجامع (4715)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الترغيب (1606)
  • Senedi sahihElbânî إسناده صحيح — هداية الرواة (714)
  • Senedi hasenŞuayb el-Arnaût إسناده جيد — تخريج سنن أبي داود (466)
  • Senedi sahihŞuayb el-Arnaût إسناده صحيح — تخريج زاد المعاد (2/336)
  • Hasenİbn Hacer el-Askalânî حسن غريب رجاله موثقون و هم رجال الصحيح إلا اثنين إسماعيل بن بشر و عقبة بن مسلم — الفتوحات الربانية (2/47)
  • Hasenİbn Hacer el-Askalânî حسن غريب، ورجاله موثقون، وهم من رجال الصحيح؛ إلا إسماعيل وعقبة. ‏ — نتائج الأفكار (‏1/277)
  • HasenNevevî حسن — الأذكار للنووي (46)
  • HasenNevevî حسن — خلاصة الأحكام للنووي (1/314)
  • Münzirî لا ينزل عن درجة الحسن وقد يكون على شرط الصحيحين أو أحدهما — الترغيب والترهيب (2/380)
  • Senedi hasenİbn Bâz إسناده جيد — مجموع الشروح الفقهية. (288/6)
  • Senedi hasenİbn Bâz إسناده حسن — مجموع فتاوى ابن باز (26/37)
  • HasenMukbil el-Vâdiî حسن — الصحيح المسند (805)
  • Hasenزين الدين المناوي حسن — فيض القدير (5/ 129)

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (1)
  • الدعوات الكبير للبيهقي (66)إِذَا دَخَلَ الْمَسْجِدَ ، قَالَ : أَعُوذُ بِاللَّهِ الْعَظِيمِ ، وَبِوَجْهِهِ الْكَرِيمِ ، وَسُلْطَانِهِ الْقَدِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ . قَالَ : أَقَطْ ؟ قُلْتُ : نَعَمْ ، قَالَ : فَإِذَا قَالَ ذَلِكَ ، قَالَ الشَّيْطَانُ : حُفِظَ مِنِّي سَائِرَ الْيَوْمِ

Aynı konuda

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 46

Süleyman ibn Surâd (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Günün birinde Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile oturuyorduk. İki kişi birbirine sövüp duruyordu. Bunlardan birinin yüzü kıpkırmızı olmuş ve şah damarları şişmişti. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle…

وعن سليمان بن صرد رضي الله عنه قال‏:‏ كنت جالساً مع النبي صلى الله عليه وسلم، ورجلان يستبان، وأحدهما قد احمر وجهه، وانتفخت أوداجه‏.‏ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏ إني لأعلم كلمة لو قالها لذهب عنه ما يجد، لو…

Râvi: Sulaymân ibn Surad + 8 başka rivayet

Konular