39:64 ayetinin metni
قُلْ أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ تَأْمُرُوٓنِّىٓ أَعْبُدُ أَيُّهَا ٱلْجَٰهِلُونَ ٦٤
Okunuşu
qul afaghayra l-lahi tamurūnnī aʿbudu ayyuhā l-jāhilūna
Meal
De ki: “Ey cahiller! Siz bana Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?
سورة الزمر، الآية ٦٤
قُلْ أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ تَأْمُرُوٓنِّىٓ أَعْبُدُ أَيُّهَا ٱلْجَٰهِلُونَ ٦٤
qul afaghayra l-lahi tamurūnnī aʿbudu ayyuhā l-jāhilūna
De ki: “Ey cahiller! Siz bana Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?
Zümer Suresi’nin 64. ayeti (39:64) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 465. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
-Ey Resul!- Kendi putlarına ibadet etme hususunda seni teşvik eden o müşriklere de ki: "Ey Rablerinden habersiz olan cahiller! Bana Yüce Allah'tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz? İbadeti Yüce Allah'tan başkası hak etmez. Ben, asla O'ndan başkasına ibadet etmeyeceğim."
64. Ey Peygamber, sen seni Allah’tan başkasına ibadet etmeye çağıran şu cahillere “de ki: Şimdi siz benden Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi istiyorsunuz, ey cahiller?” Sizin bu isteğinizin kaynağı cahilliğinizdir. Yoksa sizler, Yüce Allah’ın her bakımdan kemâl sıfatlarına sahip olduğunu, bütün nimetleri O’nun ihsan ettiğini, ibadeti hak edenin yalnızca O olduğunu, her bakımdan aciz, fayda veremeyen ve zararı önleyemeyen varlıkların hiçbir şekilde ibadete layık olmadıklarını bilmiş olsaydınız siz benden böyle bir şeyi istemezdiniz. Çünkü Allah’a ortak koşmak, amelleri boşa çıkartır ve her işi ifsad eder. Bu yüzden Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:
Zümer suresinin 57-67. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 465. sayfası).
De ki: Ey cahiller! Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?
De ki: Ey cahiller! Bana Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?
De ki: "Ey cahiller! Şimdi bana o Allah'tan başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz?"
ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهْدِى بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَلَوْ أَشْرَكُوا۟ لَحَبِطَ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
Bu Allah’ın hidâyetidir. O, kullarından kimi dilerse onunla hidâyete erdirir. Eğer onlar dahi şirk koşsalardı, yaptıkları her şey boşa giderdi.