Zümer Suresi’nin 18. ayeti (39:18) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 460. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Zümer Suresi 18. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
18. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sözü dinleyip de sözün en güzel olanı ile kötü olanını birbirinden ayıran ve içinde bulundurduğu faydalardan dolayı en güzeline uyanlar var ya, işte onlar güzel özellikler ile vasıflanan ve Yüce Allah'ın hidayetine muvaffak olan kimselerdir. Aynı zamanda onlar aklıselim kimselerdir.
18. “Onlar sözü dinleyip en güzeline uyarlar.” Burada söz, her türlü sözü kapsayacak şekilde cins/tür anlamındadır. Yani onlar, tercih edilmesi gerekenle kendisinden sakınılması gerekeni birbirinden ayırt etmek için sözü dinlerler. Doğruluktaki kararlılıklarının ve akıllılıklarının bir sonucu olarak da sözün en güzeline tâbi olurlar. Kayıtsız ve şartsız olarak sözlerin en güzeli de Allah’ın ve Rasûlünün kelâmıdır. Nitekim Yüce Allah bu sûrede şöyle buyurmaktadır: “Allah, sözün en güzelini, müteşabih, tekrar edilen bir kitap halinde indirmiştir...” (ez-Zümer, 39/23) Bu âyet-i kerimede bir … Devamını oku
İbadeti ihlasla Allah için yapmak, kabul edilmesinin şartlarındandır.
Günahlar, Yüce Allah'ın azabının ve gazabının sebeplerindendir.
İmana muvaffak kılma hidayeti Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in değil sadece Allah Teâlâ’nın elindedir.
18. ayetin diğer mealleri
Şaban Piriş
Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine hidayet ettiği kimselerdir. Onlar, akıl sahibi kimselerdir.
Ali Özek ve arkadaşları
(Ey Muhammed!) Dinleyip de sözün en güzeline uyan işte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. İşte temiz akıllılar da onlardır.
Bir de ona Levhalar’da her şeye ait bir öğüt ve herşeye dair açıklamayı yazdık: "Haydi bunları kuvvetle al. Kavmine de bunları en güzel şekilde tutmalarını emret. Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim."