İçeriğe geç

Zuhruf Suresi 50. Ayet

سورة الزخرف، الآية ٥٠

43:50 25. cüz 50. hizb Mushaf’ta 493. sayfa Mekki sure

43:50 ayetinin metni

فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ ٱلْعَذَابَ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ ۝٥٠

Okunuşu

falammā kashafnā ʿanhumu l-ʿadhāba idhā hum yankuthūna

Meal

Fakat biz azabı üzerlerinden kaldırınca hemen verdikleri sözü bozdular.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Zuhruf Suresi’nin 50. ayeti (43:50) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 493. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Zuhruf Suresi 50. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

50. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Fakat biz azabı kendilerinden kaldırdığımız zaman da hemen sözlerinden döndüler ve ahitlerini tutmadılar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

50. Sözlerinde durmuyor, küfürlerini devam ettiriyorlardı. Bu, Yüce Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Biz de onlara ayrı ayrı âyetler/mucizelere olmak üzere başlarına tufan, çekirge, haşerât, kurbağalar ve kan gönderdik. Fakat yine büyüklük tasladılar. Onlar günahkâr bir topluluk idi. Üzerlerine azap çökünce: Ey Mûsâ, sana olan ahdi hürmetince bizim için Rabbine dua et! Şâyet bu azabı bizden kaldırırsan andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğullarını da mutlaka seninle birlikte göndereceğiz, dediler. Biz kendisine erişecekleri bir süreye kadar üzerlerinden azabı giderince, bir de bakardın ki onlar sözlerini bozmuşlar bile!” (el-A’raf, 7/133-135)

Zuhruf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Zuhruf suresinin 48-60. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 493. sayfası).

  • Ahitleri bozmak, kâfirlerin sıfatlarındandır.
  • Fasık, aklı hafif olan kimsedir. Onu hafife almak isteyenler hafife alır.
  • Allah'ın öfkelenmesi, hüsran ve kaybetmeyi gerektirir.
  • Sapkın kimseler, Kur'an ayetlerinin işaret ettiği manaları hevâ ve arzularına göre tahrif etmeye/değiştirmeye çalışırlar.

50. ayetin diğer mealleri

Onlardan azabı kaldırdığımız zaman da hemen sözlerini bozuyorlardı.

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.

Fakat azabı kendilerinden kaldırdığımız zaman hemen sözlerinden dönüverdiler.

50. ayet kelime kelime

  1. فَلَمَّا falammā fakat
  2. كَشَفْنَا kashafnā biz kaldırınca ك ش ف
  3. عَنْهُمُ ʿanhumu onlardan
  4. ٱلْعَذَابَ l-ʿadhāba azabı ع ذ ب
  5. إِذَا idhā hemen
  6. هُمْ hum onlar
  7. يَنكُثُونَ yankuthūna sözlerinden dönüyorlar ن ك ث

50. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • A’râf 7:133–135

    فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ ٱلطُّوفَانَ وَٱلْجَرَادَ وَٱلْقُمَّلَ وَٱلضَّفَادِعَ وَٱلدَّمَ ءَايَٰتٍ مُّفَصَّلَٰتٍ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ …

    Biz de onlara ayrı ayrı ayetler (mûcizeler) olmak üzere başlarına tûfân, çekirge, haşarât/ürün güvesi, kurbağalar ve kan gönderdik. Fakat yine büyüklük tasladılar. Onlar günahkâr bir topluluk idiler. …

Daha fazlası

17 Ekim 2026 Cumartesi 6 جمادى الأولى 1448 هـ