Onlar, Yûsuf ’a: “Ey Aziz! Onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz.” dediler.
Yûsuf Suresi’nin 78. ayeti (12:78) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 244. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Yûsuf Suresi 78. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
78. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yusuf'un kardeşleri şöyle dediler: Ey Aziz! Şüphesiz ki onu çok seven yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Bize ve diğer insanlara olan muamelelerden ötürü, biz seni iyilik edenlerden görmekteyiz. Bize bu hususta bir iyilik et.
78. Daha sonra kardeşlerini kendilerine verir ümidiyle Yusuf’a dil dökerek ve ona yakınlaşma yolunu izleyerek: “Ey aziz, onun çok ihtiyar bir babası var.” Onsuz duramıyor. Ondan ayrılmak ona çok ağır gelecektir. “O nedenle onun yerine bizden birini alıkoy. Biz senin gerçekten iyi kimselerden olduğunu görüyoruz.” Böylelikle hem bize hem de babamıza bir iyilikte bulun “dediler.”
Hakkın yerini bulması için yapılan hile, başkasına zarar vermemek şartı ile caizdir.
Malını kaybeden ya da kaybettiği mala ihtiyacı olan kimsenin bulması için kendisine yardım eden kimseye miktarını ve vasfını belirleyerek ödül vermesi caizdir.
Eziyeti görmezden gelmek ve kendi içinde gizlemek güzel ahlaktandır.
78. ayetin diğer mealleri
Ey Aziz! Onun ihtiyar bir babası var, bizden birini onun yerine al. Biz senin iyi kimselerden olduğunu görüyoruz, dediler.
Dediler ki: Ey aziz! Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizim birimizi alıkoy. Zira biz seni, iyilik edenlerden görüyoruz.
Dediler ki: "Ey vezir! Emin ol ki, bunun çok yaşlı bir babası var. Onun için yerine birimizi al. Gerçekten de biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."
Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri: “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri: “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Doğrusu biz seni, ihsan sahiplerinden görmekteyiz” dedi.
Bunun üzerine (Mısır’a dönüp) Yûsuf’un yanına girdiklerinde: “Ey Aziz! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile geldik. Yiyeceğimizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükâfatlandırır” dediler.