İçeriğe geç

Yûnus Suresi 48. Ayet

سورة يونس، الآية ٤٨

10:48 11. cüz 22. hizb Mushaf’ta 214. sayfa Mekki sure

10:48 ayetinin metni

وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٤٨

Okunuşu

wayaqūlūna matā hādhā l-waʿdu in kuntum ṣādiqīna

Meal

"Ve eğer doğru söylüyorsanız, bu vaad ne zaman gerçekleşecektir?" derler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Yûnus Suresi’nin 48. ayeti (10:48) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 214. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Yûnus Suresi 48. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

48. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ve işte o meydan okuyan inatçı kâfirler şöyle derler: "Eğer iddianızda doğru kimseler iseniz bize vadettiğiniz o azap ne zamandır?"

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 48–49. ayetler

48-49. Artık seni yalanlayanlar da helak edilen ümmetlere benzemekten sakınsınlar. O takdirde öncekilerin başına gelenlerin bir benzeri bunların da başına gelir. Hiçbir zaman da kendilerine vaad edilen cezanın geciktiği kanaatine kapılarak: “Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?” demesinler. Çünkü bu bir zulümdür. Zira onlar, bu azabı peygamberden istemektedirler. Halbuki onun bu gibi işlerde bir yetkisi yoktur. Ona düşen insanlara tebliğ etmek ve açıklamaktır. Onların hesabını görmek ve onlara azap indirmek ise Allah’a aittir. Bu azap da Allah’ın tayin ettiği vade … Devamını oku

Yûnus Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Yûnus suresinin 43-53. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 214. sayfası).

  • Kendisini helak olmaya götüren bizzat insanın kendisidir. Yüce Allah, zulmetmekten beridir, münezzehtir.
  • Peygamberin görevi tebliğ etmektir. Peygamberlerin gönderildiği kimselerin hesap ve cezalarını ise hikmeti ile takdir edecek olan Allah'tır. Ya onların cezalarını peygamber hayatta iken verir ya da peygamberin vefatından sonraya erteler.
  • Fayda ve zarar Allah -Azze ve Celle-'nin elindedir. Yaratılmışlardan hiç kimse ne kendi nefsi için ne de başkaları için bir zarar ve fayda vermeye sahip değildir.
  • Ölümü anında iman eden kimseye imanı fayda vermez.

48. ayetin diğer mealleri

Doğru söylüyorsanız bu vaat ne zaman gerçekleşecektir?’ derler.

    Doğru iseniz bu vaad (azap) ne zamandır? diyorlar.

Onlar, "Eğer doğru söylüyorsanız bu vaad ne zaman yerine gelecek?" diyorlar.

48. ayet kelime kelime

  1. وَيَقُولُونَ wayaqūlūna ve diyorlar ki ق و ل
  2. مَتَىٰ matā ne zamandır?
  3. هَٰذَا hādhā bu
  4. ٱلْوَعْدُ l-waʿdu vaad edilen و ع د
  5. إِن in eğer
  6. كُنتُمْ kuntum iseniz ك و ن
  7. صَٰدِقِينَ ṣādiqīna doğru sözlü ص د ق

48. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Şûrâ 42:18

    يَسْتَعْجِلُ بِهَا ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مُشْفِقُونَ مِنْهَا وَيَعْلَمُونَ أَنَّهَا ٱلْحَقُّ أَلَآ إِنَّ ٱلَّذِينَ يُمَارُونَ فِى ٱلسَّاعَةِ لَفِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

    Ona iman etmeyenler, onun çabucak gelmesini istiyorlar. İman edenler ise ondan korkarlar ve onun hak olduğunu bilirler. Bilin ki kıyamet hakkında tartışanlar uzak/derin bir sapıklık içindedirler.

  • Secde 32:12

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

    Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.

  • Mü’min 40:84–85

    فَلَمَّا رَأَوْا۟ بَأْسَنَا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَحْدَهُۥ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِهِۦ مُشْرِكِينَ …

    Onlar bizim azabımızı gördüklerinde: "Yalnız Allah'a iman ettik ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik" dediler. …

  • Tûr 52:13–16

    يَوْمَ يُدَعُّونَ إِلَىٰ نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا …

    O gün itile kakıla Cehennem ateşine atılacaklardır. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Enbiyâ 21:38

    وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    Bir de; “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.

  • Neml 27:71

    وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    "Eğer, doğru söylüyorsanız bu vaat/tehdit ne zaman?" derler.

  • Sebe’ 34:29

    وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    "Eğer, doğru söylüyorsanız bu vaat/tehdit ne zaman gerçekleşecek?" derler.

  • Yâsîn 36:48

    وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    "Eğer, doğru söylüyorsanız bu vaat/tehdit ne zaman?" derler.

  • Mülk 67:25

    وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.

  • Vâkıa 56:87

    تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    Eğer doğru söylüyor iseniz, onu (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize!

Yûnus Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ