İçeriğe geç

Tevbe Suresi 83. Ayet

سورة التوبة، الآية ٨٣

9:83 10. cüz 20. hizb Mushaf’ta 200. sayfa Medeni sure

9:83 ayetinin metni

فَإِن رَّجَعَكَ ٱللَّهُ إِلَىٰ طَآئِفَةٍ مِّنْهُمْ فَٱسْتَـْٔذَنُوكَ لِلْخُرُوجِ فَقُل لَّن تَخْرُجُوا۟ مَعِىَ أَبَدًا وَلَن تُقَٰتِلُوا۟ مَعِىَ عَدُوًّا إِنَّكُمْ رَضِيتُم بِٱلْقُعُودِ أَوَّلَ مَرَّةٍ فَٱقْعُدُوا۟ مَعَ ٱلْخَٰلِفِينَ ۝٨٣

Okunuşu

fa-in rajaʿaka l-lahu ilā ṭāifatin min'hum fa-is'tadhanūka lil'khurūji faqul lan takhrujū maʿiya abadan walan tuqātilū maʿiya ʿaduwwan innakum raḍītum bil-quʿūdi awwala marratin fa-uq'ʿudū maʿa l-khālifīna

Meal

Allah seni geri döndürüp, onlardan bir toplulukla karşılaştırdığı zaman, senden savaşa çıkmak için izin isterlerse de ki: "Benimle asla çıkamayacaksınız, benim yanımda hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Çünkü siz baştan oturup kalmaya razı oldunuz. Artık geri kalanlarla beraber oturun!"

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 83. ayeti (9:83) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 200. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 83. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

83. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Eğer Allah Teâlâ seni, nifaklarında sabit olan o münafıklardan bir gruba geri döndürüp onlarla karşılaştıracak olur ve onlar da başka bir savaşa seninle birlikte çıkmayı isterlerse onlara de ki: "-Ey Münafıklar!- Size bir ceza olması adına ve benimle birlikte olmanızın doğuracağı zararlardan dolayı sizler asla benimle Allah yolunda cihada çıkamayacaksınız. Sizler Tebuk gazvesinden geri kalıp yerlerinizde oturmaya razı oldunuz. O halde sizler, savaştan geri kalan hastalar, kadınlar ve çocuklar ile beraber oturup kalın."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

83. “Eğer Allah seni onlardan” mazeretsiz olarak cihada çıkmaktan geri kalan ve geri kalışlarına da üzülmeyen “bir topluluğun yanına döndürür de onlar” kolaylığını görmeleri halinde, bundan başka bir gazaya “çıkmak için senden izin isterlerse” ceza olmak üzere onlara ”de ki: Siz benimle beraber asla (savaşa) çıkmayacaksınız ve benimle beraber hiçbir düşmanla savaşmayacaksınız.” Allah beni size muhtaç etmeyecektir. “Çünkü siz ilk seferinde oturmaya razı oldunuz. O halde (şimdi de) geri kalanlarla beraber oturun.” Bu, Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “Onların kalplerini ve gözlerini … Devamını oku

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 80-86. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 200. sayfası).

  • Küfrü üzere olduğu sürece af dilemesi ve amel işlemesi kâfire bir fayda vermez.
  • Ayetler, insanın bakış açısındaki eksikliğe delalet etmektedir. İnsan çoğunlukla içinde bulunduğu duruma ve hâle bakar. Geleceğe ve gelecekten sadır olacak olan olaylara bakmaz.
  • Vakti gelen ibadetlerde ihmalkâr davranmak; Yüce Allah’ın cezalandırmasına sebep olur. Kulu, ibadetleri yapmaktan ve ibadetlerin faziletinden alıkoyar.
  • Ayetlerde tıpkı Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Müminlere yaptığı gibi öldükten sonra Müminlerin cenaze namazını kılmanın, onların kabirlerini ziyaret etmenin ve onlar için dua etmenin meşruluğu beyan edilmiştir.

83. ayetin diğer mealleri

Allah seni geri döndürüp, onlardan bir toplulukla karşılaştırdığı zaman, senden savaşa çıkmak için izin isterlerse de ki: Benimle asla çıkamayacaksınız, benim yanımda hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Çünkü siz baştan oturup kalmaya razı oldunuz. Artık geri kalanlarla beraber oturun!

     Eğer Allah seni onlardan bir grubun yanına döndürür de (Tebük seferinden Medine'ye döner de başka bir savaşa seninle beraber) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: Benimle beraber asla çıkmayacaksınız ve düşmana karşı benimle beraber asla savaşmayacaksınız! Çünkü siz birinci defa (Tebük seferinde) yerinizde kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalanlarla (kadın ve çocuklarla) beraber oturun!

Eğer Allah, seni onlardan bir kısmının yanına döndürür de onlar başka bir cihada seninle birlikte çıkmak için senden izin isterlerse, de ki; "Artık siz hiçbir zaman benimle çıkamayacaksınız. Daha önce oturup kalmaktan hoşlanıyordunuz. Bundan böyle artık geride kalanlarla beraber oturup kalın."

83. ayet kelime kelime

  1. فَإِن fa-in eğer
  2. رَّجَعَكَ rajaʿaka seni döndürürse
  3. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  4. إِلَىٰ ilā bir topluluğa
  5. طَآئِفَةٍ ṭāifatin
  6. مِّنْهُمْ min'hum onlardan
  7. فَٱسْتَـْٔذَنُوكَ fa-is'tadhanūka senden izin isterlerse
  8. لِلْخُرُوجِ lil'khurūji çıkmak için
  9. فَقُل faqul de ki
  10. لَّن lan çıkmayacaksınız
  11. تَخْرُجُوا۟ takhrujū
  12. مَعِىَ maʿiya benimle
  13. أَبَدًا abadan asla
  14. وَلَن walan ve asla
  15. تُقَٰتِلُوا۟ tuqātilū savaşmayacaksınız
  16. مَعِىَ maʿiya benimle beraber
  17. عَدُوًّا ʿaduwwan düşmanla
  18. إِنَّكُمْ innakum şüphesiz siz
  19. رَضِيتُم raḍītum razı olmuştunuz
  20. بِٱلْقُعُودِ bil-quʿūdi oturmağa
  21. أَوَّلَ awwala ilk
  22. مَرَّةٍ marratin önce
  23. فَٱقْعُدُوا۟ fa-uq'ʿudū öyle ise oturun
  24. مَعَ maʿa beraber
  25. ٱلْخَٰلِفِينَ l-khālifīna geri kalanlarla

83. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Zuhruf 43:77

    وَنَادَوْا۟ يَٰمَٰلِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَ قَالَ إِنَّكُم مَّٰكِثُونَ

    "Ey Malik! Rabbin işimizi bitirsin." diye haykırırlar. O da: "Siz, kalıcısınız!" der.

  • En’âm 6:110

    وَنُقَلِّبُ أَفْـِٔدَتَهُمْ وَأَبْصَٰرَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

    Onların kalplerini ve gözlerini tersine çeviririz de, ilk defa iman etmedikleri gibi yine iman etmezler. Biz de onları azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.

  • Fetih 48:15

    سَيَقُولُ ٱلْمُخَلَّفُونَ إِذَا ٱنطَلَقْتُمْ إِلَىٰ مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُوا۟ كَلَٰمَ ٱللَّهِ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا كَذَٰلِكُمْ قَالَ ٱللَّهُ مِن قَبْلُ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَا بَلْ كَانُوا۟ لَا يَفْقَهُونَ إِلَّا قَلِيلًا

    Geride kalanlar, siz ganimetleri almaya giderken diyecekler ki: "Bizi bırakın da size uyalım/ardınızdan gelelim." Allah’ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: Asla bizim ardımızdan gelmeyeceksiniz. Daha önce Allah da böyle buyurmuştu. Hayır! Siz bizi çekemiyorsunuz/kıskanıyorsunuz, diyecekler. Hayır! Onlar pek az anlarlar.

  • Tevbe 9:80

    ٱسْتَغْفِرْ لَهُمْ أَوْ لَا تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ إِن تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْعِينَ مَرَّةً فَلَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَهُمْ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

    Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Rasûlüne (iman etmeyip) kâfir olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ