İçeriğe geç

Tevbe Suresi 8. Ayet

سورة التوبة، الآية ٨

9:8 10. cüz 19. hizb Mushaf’ta 188. sayfa Medeni sure

9:8 ayetinin metni

كَيْفَ وَإِن يَظْهَرُوا۟ عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا۟ فِيكُمْ إِلًّا وَلَا ذِمَّةً يُرْضُونَكُم بِأَفْوَٰهِهِمْ وَتَأْبَىٰ قُلُوبُهُمْ وَأَكْثَرُهُمْ فَٰسِقُونَ ۝٨

Okunuşu

kayfa wa-in yaẓharū ʿalaykum lā yarqubū fīkum illan walā dhimmatan yur'ḍūnakum bi-afwāhihim watabā qulūbuhum wa-aktharuhum fāsiqūna

Meal

Onların bir ahdi nasıl olabilir ki? Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de anlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 8. ayeti (9:8) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 188. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 8. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

8. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Sizin düşmanlarınız oldukları halde onlar için nasıl bir ahit ve eman olabilir? Şayet onlar, size karşı galip gelselerdi; ne Allah'a, ne akrabalığa ve ne de anlaşmaya bakarlardı. Bilakis sizleri en kötü azapla azaplandırırlardı. Onlar dilleriyle konuştukları güzel sözlerle sizleri hoşnut ederler. Fakat kalpleri dillerini doğrulamaz. Söylediklerini de yerine getirmezler. Onların çoğu, anlaşmalarını bozmaları sebebiyle Allah Teâlâ'ya tâatten çıkmışlardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

8. Müşriklerin Allah nezdinde uyulması gerekli bir ahit ve antlaşmaları “nasıl olabilir ki?” Çünkü onlar “size karşı” güç ve egemenlikleri ile “üstünlük sağlarlarsa” size acımazlar, “hakkınızda ne akrabalık bağı gözetirler ne de bir ahit!” Size kötü davranma konusunda Allah’tan korkmazlar. Aksine size en kötü işkenceleri yaparlar. İşte size üstünlük sağlayacak olurlarsa size yapacakları budur! Bu yüzden sakın sizden korktukları dönemlerde size karşı olan davranışları sizi aldatmasın! Çünkü “onlar (şu durumda güya) ağızlarıyla sizi razı ediyorlar, ama kalpleri” size meyletmeye ve sizi sevmeye … Devamını oku

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 7-13. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 188. sayfası).

  • Ayetler, ahitlerini bozan müşrikler ile savaşmanın pek çok sebebi olduğuna delalet etmektedir ki, bunların en önemlilerinden biri anlaşmayı bozmaktır.
  • Ayetlerde, namazı ve zekâtı eda etmekten imtina eden kimselerle namazı ve zekâtı eda edinceye kadar savaşılacağına dair deliller vardır. Nitekim Ebu Bekir -radıyallahu anh-'da böyle yapmıştır.
  • Âlimler, Allah Teâlâ'nın; "Sizin dininize dil uzatırlarsa" ayetini, din ile bilerek alay edip dini karalayan kimsenin ödürülmesinin farz olduğuna delil olarak göstermişlerdir.
  • Ayetler, sadece Allah'tan korkan Mümin bir kimsenin savaşmak hususunda insanların en cesaretlisi olması gerektiğine delalet etmektedir.

8. ayetin diğer mealleri

Nasıl antlaşmaları olabilir ki, galip gelselerdi size karşı ne yakınlık, ne de antlaşmaya sadakat gösterirlerdi. Kalpleriyle istememelerine rağmen dilleriyle sizi hoşnut etmek istiyorlar. Onların çoğu fasıktır.

(Allah ve Rasûlü yanında, onlar için bir andlaşma) nasıl olsun ki, eğer size galip gelirlerse, hakkınızda ne yakınlık gözetirler, ne de andlaşma... Kalpleri istemediği ve çoğu fâsık (yoldan çıkmış kimseler) olduğu halde, ağızlarıyla sizi güya hoşnut ederler.

Onlarla nasıl sözleşme olabilir ki, sizin aleyhinize ellerine bir fırsat geçse, hakkınızda ne bir antlaşma gözetirler, ne de bir yemin. Dil ucuyla sizi hoşnud etmeye çalışırlar, fakat kalbleri o kadarına da razı olmaz. Zaten onların çoğu fasıktırlar.

8. ayet kelime kelime

  1. كَيْفَ kayfa nasıl?
  2. وَإِن wa-in eğer
  3. يَظْهَرُوا۟ yaẓharū onlar galib gelselerdi
  4. عَلَيْكُمْ ʿalaykum size
  5. لَا lā ne
  6. يَرْقُبُوا۟ yarqubū gözetirlerdi
  7. فِيكُمْ fīkum sizin hakkınızda
  8. إِلًّا illan bir yakınlık
  9. وَلَا walā ne de
  10. ذِمَّةً dhimmatan bir andlaşma
  11. يُرْضُونَكُم yur'ḍūnakum sizi razı ederler
  12. بِأَفْوَٰهِهِمْ bi-afwāhihim ağızlarıyla
  13. وَتَأْبَىٰ watabā fakat (sizi) istemez
  14. قُلُوبُهُمْ qulūbuhum kalbleri
  15. وَأَكْثَرُهُمْ wa-aktharuhum ve çokları da
  16. فَٰسِقُونَ fāsiqūna yoldan çıkmışlardır

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ