İçeriğe geç

Tevbe Suresi 48. Ayet

سورة التوبة، الآية ٤٨

9:48 10. cüz 20. hizb Mushaf’ta 195. sayfa Medeni sure

9:48 ayetinin metni

لَقَدِ ٱبْتَغَوُا۟ ٱلْفِتْنَةَ مِن قَبْلُ وَقَلَّبُوا۟ لَكَ ٱلْأُمُورَ حَتَّىٰ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَظَهَرَ أَمْرُ ٱللَّهِ وَهُمْ كَٰرِهُونَ ۝٤٨

Okunuşu

laqadi ib'taghawū l-fit'nata min qablu waqallabū laka l-umūra ḥattā jāa l-ḥaqu waẓahara amru l-lahi wahum kārihūna

Meal

(Münafıklar) Daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı. Sonunda hak geldi, onların istememesine rağmen Allah’ın emri üstün oldu.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 48. ayeti (9:48) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 195. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 48. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

48. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Münafıklar, Tebuk gazvesinden önce de Müminlerin kelimesini (saflarını) bölerek bozgunculuk yapmak için çabalamış, hileler yaparak sana karşı bir takım işler çevirmeye kalkmışlardı. Olur ki onların hileleri senin cihada çıkmak hususunda azmini kırabilir. Ancak Yüce Allah'ın sana olan yardımı ve desteği gelmiştir. Onlar (münafıklar) hoşlanmasalar da Yüce Allah; dinini yüceltir ve düşmanlarını mağlup eder. Onların hoşlanmamalarının sebebi; hakka karşı batılın galip gelmesini istemelerinden dolayıdır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

48. “Andolsun ki onlar bundan önce de” Medine’ye hicret ettiğiniz sırada, bütün gayretlerini ortaya koyarak “fitne çıkarmak istemişler ve arkandan birtakım işler çevirmişlerdi.” Yani davanızı boşa çıkarmak ve dininizi yardımsız bırakmak için düşünce alışverişinde bulunmuşlar, hilelere başvurmuşlar ve bu hususta ellerinden gelen her şeyi yapmışlardı. “Nihâyet hak geldi ve onlar hoşlanmadıkları halde Allah’ın emri üstün geldi.” Böylelikle onların hileleri boşa çıktı ve batıl maksatları da yıkılıp gitti. İşte Bbu gibi kimselerden Allah’ın mü’min kullarını sakındırması gerçekten yerindedir. Mü’minlerin de kendilerinden geri kalmaları dolayısı ile onlara aldırmamaları da çok yerindedir.

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 48-54. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 195. sayfası).

  • Münafıkların sürekli olarak yapageldikleri şey, entrikalar çevirip casusluk yaparak Müslümanların eziyete uğramaları için çaba sarf etmektir.
  • Cihattan geri kalmak; büyük bir fesat, gerçekleşen çok büyük bir fitne, Allah'a ve resulüne isyandır.
  • Ayetlerde Müslümanlara, kendilerine ulaşan musibetlerden dolayı üzülmemeleri öğretilmiştir. Bu; onların güçlerinin gitmemesi ve Allah'ın kendileri için takdir ettiğine razı olmaları ve O'nun rızasını ümit etmeleri içindir. Çünkü Müminler Allah'ın dinine yardım etmeyi istediğine kesin bir şekilde inanmaktadırlar.
  • İmanın zayıflamasının ve takvanın azalmasının alametleri; namazın tembel tembel eda edilmesi ve Allah'ın rızasını ve sevabını talep etmeksizin infakta bulunulmasıdır.

48. ayetin diğer mealleri

(Münafıklar) Daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı. Sonunda hak geldi, onların istememesine rağmen Allah’ın emri üstün oldu.

    Andolsun onlar önceden de fitne çıkarmak istemişler ve sana nice işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah'ın emri yerini buldu.

Surası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve Allah'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.

48. ayet kelime kelime

  1. لَقَدِ laqadi andolsun ki
  2. ٱبْتَغَوُا۟ ib'taghawū istediler
  3. ٱلْفِتْنَةَ l-fit'nata fitne çıkarmak
  4. مِن min önceden de
  5. قَبْلُ qablu
  6. وَقَلَّبُوا۟ waqallabū ve ters çevirdiler
  7. لَكَ laka sana
  8. ٱلْأُمُورَ l-umūra nice işleri
  9. حَتَّىٰ ḥattā nihayet
  10. جَآءَ jāa geldi
  11. ٱلْحَقُّ l-ḥaqu hak
  12. وَظَهَرَ waẓahara galebe çaldı
  13. أَمْرُ amru emri
  14. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  15. وَهُمْ wahum ve onlar
  16. كَٰرِهُونَ kārihūna istemedikleri halde

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ