İçeriğe geç

Tahrîm Suresi 1. Ayet

سورة التحريم، الآية ١

66:1 28. cüz 56. hizb Mushaf’ta 560. sayfa Medeni sure

66:1 ayetinin metni

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَآ أَحَلَّ ٱللَّهُ لَكَ تَبْتَغِى مَرْضَاتَ أَزْوَٰجِكَ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ۝١

Okunuşu

yāayyuhā l-nabiyu lima tuḥarrimu mā aḥalla l-lahu laka tabtaghī marḍāta azwājika wal-lahu ghafūrun raḥīmun

Meal

Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını aramak için ne diye Allah’ın sana helâl kıldığını (kendine) haram ediyorsun? Allah; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tahrîm Suresi’nin 1. ayeti (66:1) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 560. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Tahrîm Suresi 1. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

1. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Allah'ın sana helal kıldığı cariyen olan Mariya'dan istifade etmeyi niçin kendine haram kılıyorsun? Bununla, onu kıskanan eşlerini hoşnut mu etmek istiyorsun? Allah, seni çokça bağışlayıcıdır. Sana karşı çok merhametlidir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1. Bu buyruklar, Yüce Allah'tan peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e yönelik bir azar/sitemdir. Çünkü o, malum bir olay dolayısı ile eşlerinden birisinin gönlünü hoş etmek kastı ile cariyesi Mâriye’yi yahut da bal şerbeti içmeyi kendisine haram kılmıştı. Bunun üzerine Yüce Allah da bu âyetleri indirdi: “Ey Peygamber!” Ey Allah’ın kendisine peygamberlik, risâlet ve vahiy nimetini verdiği kişi! “Hanımlarını hoşnut etmek için Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram edersin?” Allah’ın sana ve ümmetine nimet olarak ihsan ettiği hoş ve … Devamını oku

Tahrîm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tahrîm suresinin 1-7. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 560. sayfası).

  • Yemin kefaretinin meşruluğu beyan edilmiştir.
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbi katındaki yeri (makamı) ve Rabbinin onu savunması beyan edilmiştir.
  • Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yüce ahlakından biri de eşleri ile kendi arasındaki sevginin kalıcı olması için onların bazı hatalarını görmezlikten gelip onları azarlamamasıdır.
  • Mümin bir kimsenin kendisine ve ehline (ailesine) karşı sorumlulukları beyan edilmiştir.

1. ayetin diğer mealleri

Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını aramak içi ne diye Allah’ın helal kıldığını (kendine) haram ediyorsun? Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.

1. ayet kelime kelime

  1. يَٰٓأَيُّهَا yāayyuhā ey أ ي ي
  2. ٱلنَّبِىُّ l-nabiyu peygamber ن ب أ
  3. لِمَ lima niçin?
  4. تُحَرِّمُ tuḥarrimu haram kılıyorsun ح ر م
  5. مَآ mā şeyi
  6. أَحَلَّ aḥalla helal kıldığı ح ل ل
  7. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  8. لَكَ laka sana
  9. تَبْتَغِى tabtaghī isteyerek ب غ ي
  10. مَرْضَاتَ marḍāta hatırını ر ض و
  11. أَزْوَٰجِكَ azwājika eşlerinin ز و ج
  12. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah
  13. غَفُورٌ ghafūrun bağışlayadır غ ف ر
  14. رَّحِيمٌ raḥīmun esirgeyendir ر ح م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 16 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

1. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Ahzâb 33:21

    لَّقَدْ كَانَ لَكُمْ فِى رَسُولِ ٱللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَذَكَرَ ٱللَّهَ كَثِيرًا

    Andolsun Allah’ın Rasûlünde; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çokça zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.

  • Nisâ 4:83

    وَإِذَا جَآءَهُمْ أَمْرٌ مِّنَ ٱلْأَمْنِ أَوِ ٱلْخَوْفِ أَذَاعُوا۟ بِهِۦ وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى ٱلرَّسُولِ وَإِلَىٰٓ أُو۟لِى ٱلْأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ ٱلَّذِينَ يَسْتَنۢبِطُونَهُۥ مِنْهُمْ وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ لَٱتَّبَعْتُمُ ٱلشَّيْطَٰنَ إِلَّا قَلِيلًا

    Onlara güven veya korkuya dair bir haber gelince hemen onu yayarlar; halbuki onu, Rasûl'e veya emir sahibi olanlara götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya kadir olanlar, onun ne olduğunu bilirlerdi. Allah'ın size lütuf ve rahmeti olmasaydı, pek azınız müstesna, şeytana uyup giderdiniz.

  • Bakara 2:125

    وَإِذْ جَعَلْنَا ٱلْبَيْتَ مَثَابَةً لِّلنَّاسِ وَأَمْنًا وَٱتَّخِذُوا۟ مِن مَّقَامِ إِبْرَٰهِـۧمَ مُصَلًّى وَعَهِدْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْعَٰكِفِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ

    Hani, biz Kâbe’yi insanlara dönüş/toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim’den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail’e: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun!" diye emrettik.

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

17 Ekim 2026 Cumartesi 6 جمادى الأولى 1448 هـ