Andolsun ki daha önce Hârûn onlara şöyle demişti: “Kavmim siz bununla ancak sınandınız. Muhakkak sizin Rabbiniz Rahman’dır. O halde bana uyun, emrime itaat edin.”
Tâhâ Suresi’nin 90. ayeti (20:90) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 318. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Tâhâ Suresi 90. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
90. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa -aleyhisselam- kavmine dönmeden önce Harun onlara şöyle demişti: "Buzağının altından (madeninden) şekillendirilmesi ve böğürmesi, aranızdaki Müminin kâfirden ayrılıp ortaya çıkması için bir imtihandı. Ey Kavmim! Şüphesiz ki Rabbiniz rahmet sahibidir. Size fayda ve zarar vermeye sahip olmayan ilahlarınız gibi değildir. Bu ilahlar size rahmet edemezler. Yalnızca O'na ibadet ederek bana tabi olun. O'ndan başkasına ibadet etmeyi terk ederek emrime itaat edin."
90-91. Yani onlar, buzağıyı ilâh edinmekte mazur değildiler. Her ne kadar ona ibadet etmek hususunda (acaba ona ibadet edilir mi türünden) bir şüpheye maruz kalsalar da bu gerçeği değiştirmez. Zira Hârûn, onlara bu işi yapmamalarını emretmiş, bunun kendileri için bir sınama aracı olduğunu bildirmiş, gerçek Rablerinin görünen ve görünmeyen her türlü nimeti bağışlayan ve her türlü zararı gideren Rahmân olduğunu, Yüce Allah’ın onlara peygamberine uymalarını ve buzağıya tapmaktan uzak durmalarını emretmiş olduğunu hatırlattığı halde onlar, bunu kabul etmediler. Aksine: “Mûsâ bize dönünceye kadar biz, ona ibadetten asla ayrılmayacağız.” dediler.
Hakikatlere sahtekârlık karıştırarak insanları aldatmak, sapıklık ehlinin tuttuğu bir yoldur.
Yüce Allah'ın yasaklarının çiğnendiği zaman ortaya çıkan öfke, övülen bir öfkedir.
Ayetlerde, bidat ve günah ehlinin kovulup terk edilmeleri ve onlarla arkadaşlık kurulmaması bir esas olarak beyan edilmiştir.
Ayetlerde, AllahTeâlâ'nın kainattaki fiillerine bakarak O'nu tanıyıp, bilmek için tefekkür etmenin gerekliliği işaret edilmiştir.
90. ayetin diğer mealleri
Daha önce Harun onlara: Ey Kavmim, siz ancak onunla sınanıyorsunuz. Sizin Rabbiniz Rahman’dır. Bana tabi olun ve emrime itaat edin, demişti.
Hakikaten Harun, onlara daha önce: Ey kavmim! demişti, siz bunun yüzünden sadece fitneye uğradınız. Sizin Rabbiniz, Rahmân (şüphesiz çok merhametli) olan Allah'tır. Şu halde bana uyunuz ve emrime itaat ediniz.
And olsun ki Harun daha önce onlara: "Ey kavmim! Siz bununla (buzağı ile) imtihana çekildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahmân'dır. Gelin bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.
Mûsâ’ya otuz gece sözleştik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Mûsâ, kardeşi Hârûn’a: “Kavmim arasında benim yerime geç ve ıslah et. Sakın bozguncuların yoluna uyma!” dedi.