Tâhâ Suresi’nin 16. ayeti (20:16) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 313. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Tâhâ Suresi 16. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
16. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kâfirlerden kıyamete iman etmeyen ve haramlar hususunda nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni onu tasdik edip salih ameller ile ona hazırlık yapmaktan sakın alıkoymasın. Yoksa bundan dolayı helak olursun.
16. “O halde ona iman etmeyen ve hevâsına uyan kimse sakın seni ondan alıkoymasın. Yoksa helâk olursun.” Yani kıyameti inkâr edip onun gerçekleşeceğine iman etmeyen, hakkında şüpheler uyandırmaya ve tereddütler yaymaya çalışarak batıl bir görüş ileri süren, bu hususta tartışan ve gücünün yettiği kadar şüphe saçan ve bundaki maksadı da hakka ulaşmak değil hevasına uymak olan kimseler, sakın seni kıyamete ve amellerin karşılığının görüleceğine iman etmekten ve bunun için amelde bulunmaktan alıkoymasın. Sakın bu durumda olan herhangi bir kimseye kulak vermeyesin yahut onun kıyamete imandan ve … Devamını oku
Önemli işlere güzel bir şekilde kulak vermek gerekir. Zira en önemli konu Yüce Allah'ın katından inen vahiydir.
Musa -aleyhisselam-'a inen ilk vahiy, itikadî konuda iki temel prensibi içermektedir. Bu iki esas, Yüce Allah'ın birliğini ikrar etmek ve (kıyamet) saatine iman etmektir. İmandan sonra en önemli farz ise namazdır.
Hedefe ulaşmak için davetçilerin yardımlaşma ve dayanışma içinde olması gerekir. Yüce Allah, dini ulaştırmada Musa -aleyhisselam-'a yardımcı olması için kardeşi Harun'u peygamber kılmıştır.
Davetçinin sahip olduğu en önemli özellik, davet ettiği kimselere davetini anlatmadaki maharetidir.
16. ayetin diğer mealleri
Ona inanmayıp, kendi arzularına uyan kimse sakın seni yolundan saptırmasın. Yoksa sen de helak olursun.
Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun!
Sakın kıyamete inanmayıp, kendi heva ve hevesine uyan kimse seni, ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helak olursun.