İçeriğe geç

Şuarâ Suresi 157. Ayet

سورة الشعراء، الآية ١٥٧

26:157 19. cüz 38. hizb Mushaf’ta 373. sayfa Mekki sure

26:157 ayetinin metni

فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا۟ نَٰدِمِينَ ۝١٥٧

Okunuşu

faʿaqarūhā fa-aṣbaḥū nādimīna

Meal

Derken onu kestiler de pişman oluverdiler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Şuarâ Suresi’nin 157. ayeti (26:157) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 373. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Şuarâ Suresi 157. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

157. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Dişi deveyi kesmek üzere ittifak etmişlerdi. İçlerinden en kötüsü deveyi kesti. Sonra da azaptan kurtulmanın imkânsız olduğunu ve mutlak azabın kendilerine ineceğini öğrendiklerinde yaptıklarına pişman oldular. Fakat azabın görünmesi sırasında olan pişmanlık sahibine fayda vermez.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 157–159. ayetler

157-159. “Derken onu kesip öldürdüler de (bu yaptıklarına) pişman oldular. Zira azap onları (ansızın) yakaladı.” Bu ise onların üzerlerine gelen şiddetli bir çığlıktı. Onların hepsini perişan etti. “Şüphesiz bunda bir ibret” peygamberlerimizin getirdiklerinin doğruluğuna, onlara karşı çıkanların sözlerinin de batıl olduğuna bir âlâmet “vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”

Şuarâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Şuarâ suresinin 137-159. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 373. sayfası).

  • Kulların küfrüne rağmen üzerlerine nimetlerin devamlı olarak gelmesi helak olmaları için bir istidractır.
  • Bahşedilen nimetlerin hatırlatılması ile, kulun iman etmesi ve Yüce Allah'a dönmesi istenir.
  • Günahlar, yeryüzündeki bozgunculuğun sebebidir.

157. ayetin diğer mealleri

Buna rağmen kestiler sonra da pişman oldular.

Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

Derken onu kestiler; fakat pişman da oldular.

157. ayet kelime kelime

  1. فَعَقَرُوهَا faʿaqarūhā nihayet onu kestiler ع ق ر
  2. فَأَصْبَحُوا۟ fa-aṣbaḥū ama oldular ص ب ح
  3. نَٰدِمِينَ nādimīna pişman ن د م

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ