Sebe’ Suresi’nin 32. ayeti (34:32) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 432. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sebe’ Suresi 32. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
32. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Hak karşısında büyüklenip kendilerine tabi olunanlar; zayıf düşürdüklerine şöyle dediler: "Muhammed'in size getirdiği hidayetten sizleri biz mi alıkoyduk? Hayır! Aksine sizler, fesat ve bozgunculuk ehli kimselerdiniz."
32. “Büyüklük taslayan (önderler) de” bu günahta hepsinin ortak olduklarını bildirerek soru sormak üzere “güçsüz (tabilere) derler ki: “Size hidâyet geldikten sonra biz mi” gücümüzle sizi zorlayarak ve mecbur ederek “sizi ondan alıkoyduk? Hayır, siz zaten günahkâr kimselerdiniz.” Yani bunu kendiniz tercih ettiniz. Yoksa buna mecbur değildiniz. Biz, size küfrü süslemiş olsak bile sizin üzerinizde hiçbir otoritemiz yoktu.
Tabi olanlar ile kendilerine tabi olunanların birbirilerini itham edip kendilerini temize çıkarmaları, iki taraftan her birinin de sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. (Her iki taraf da yaptıklarından sorumludur.)
Aşırı lüks içinde bir hayat yaşamak, hakka itaat etmekten ve ona boyun eğmekten uzaklaştıran sebeplerdendir.
Mümine malı ve evladı fayda verir. Kâfire ise malı ve evladı fayda vermez.
Allah yolunda infak edip, harcamak, dünyada verilen o malın yerine daha hayırlısının gelmesine sebep olur. Ahirette ise daha güzel bir karşılık vardır.
32. ayetin diğer mealleri
Büyüklük taslayanlar da zayıflara: Size, hidayet geldikten sonra biz mi engel olduk? Hayır, siz zaten günahkârlar idiniz, derler.
Büyüklük taslayanlar, zayıf sayılanlara (kıyamet gününde): «Size hidayet geldikten sonra sizi ondan biz mi çevirdik? Bilakis siz suç işliyordunuz» derler.
Diğer taraftan büyüklük taslayanlar, zayıf düşürülenlere: "Size hidayet geldikten sonra, sizi ondan biz mi çevirdik? Hayır, siz kendiniz suçluydunuz." derler.