İçeriğe geç

Rûm Suresi tefsiri

تفسير سورة الروم

es-Sa’dî Tefsiri57–60. ayetler

Rûm Suresi’nin ayet ayet tefsiri (es-Sa’dî Tefsiri).

فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ ۝٥٧

57. “O gün zulmedenlere mazeretleri fayda vermeyecek.” Yalan söyleyerek kendilerine karşı delilin ortaya konmadığını yahut da iman etme imkânını bulamadıklarını iddia edecek olurlarsa, ilim ve iman ehlinin şahitliği ile derilerinin, ellerinin ve ayaklarının şahitliği ile yalan söyledikleri ortaya çıkacaktır. Şâyet mazeretlerinin kabul edilmesini ve geri döndürüldükleri takdirde kendilerine yasak kılınan şeylere tekrar dönmeyeceklerini söyleyerek dünyaya geri döndürülmeyi isteyecek olursa onlara bu imkân verilmeyecektir. Çünkü artık mazeret bildirme zamanı geçmiş olacaktır ve mazeretleri de kabul olunmayacaktır.

“onlardan (Rablerini) razı etmeleri de istenmeyecektir.” Bu fırsat erilmeyecek, aksine devamlı azarlanıp kınanacak ve cezalandırılacaklardır.

وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَلَئِن جِئْتَهُم بِـَٔايَةٍ لَّيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ ۝٥٨ كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ ۝٥٩

58. “Andolsun ki biz bu Kur’ân’da insanlar için” inâyetimiz, rahmetimiz, lütfumuz ve güzel bir şekilde öğretmemiz dolayısı ile “her tür misali verdik.” Bunlar sayesinde hakikatler açıklık kazanır, işlerin gerçek mahiyeti öğrenilir ve mazeret kapısı kapanır. Bu, Yüce Allah’ın aklî/soyut birtakım hususları maddi/somut hususlara benzeterek anlaşılmasını kolaylaştırmak maksadı ile vermiş olduğu tüm misallerin genel bir özelliğidir. İleride meydana gelecek olaylara dair verdiği haberler ve bunların hakikatlerinin tıpkı fiilen meydana gelmiş gibi açıkça anlaşılması için verdiği haberlerde de durum böyledir. Nitekim bunlardan birisi de Yüce Allah’ın burada verdiği misaldir. Şanı Yüce Allah, Kıyamet gününde meydana gelecek olayları ve günahkârların o gündeki halini, aşırı derecedeki üzüntü ve kederlerini, onlardan hiçbir mazeretin ve hiçbir razı etme isteğinin kabul olunmayacağını zikretmektedir. Ancak zalimler ve kâfirler, apaçık hakka karşı inatlaşmaktan başka bir şeye yanaşmazlar. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Sen onlara bir mucize getirsen dahi” yani getirdiklerinin doğruluğuna delil teşkil edecek hangi mucizeyi getirirsen getir “o kâfirler elbette şöyle diyeceklerdir: “Siz, ancak batıl işler peşinde koşuyorsunuz.” Hakkın apaçık bir batıl olduğunu söyleyeceklerdir. Bu ise onların kâfirliklerinden, küstahlıklarından, Allah’ın kalplerini mühürlemiş olmasından ve aşırı derecedeki cahilliklerinden kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

59. “İşte Allah bilmeyenlerin kalplerine böyle mühür vurur.” Bu kalplere bundan dolayı hiçbir hayır girmez, varlıkları gerçek mahiyetleri ile idrâk edemez, aksine hakkı batıl, batılı hak olarak görürler.

فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ ۝٦٠

60. “O halde” sana verilen emirleri uygulamaya ve onları Allah’a davet etmeye “sabret!” Onların yüz çevirdiklerini görsen dahi bu, seni emrolunduğun işi yapmaktan alıkoymasın. “Şüphesiz Allah’ın vaadi haktır.” Onda şüphe yoktur. Bu, sabrı kolaylaştıran hususlardandır. Kul, yaptığı işin boşa gitmediğini, aksine bunun karşılığının kendisine eksiksiz verileceğini bildiği takdirde bu uğurda karşılaşacağı hoşuna gitmeyecek şeyleri önemsemez, zorluklar onun için kolaylaşır ve yaptığı pek çok işleri dahi az görür.

“Sakın inanmayanlar seni” İmanları zayıflamış, kesin inançları azalmış, bundan dolayı da akılları kısırlaşmış, sabırları azalmış kimseler “zaafa düşürmesin.” Böylelerinin seni zaafa sürüklemesinden sakın. Eğer onlara dikkat edip onlardan sakınmazsan onlar, seni zaafa ve hafifliğe sürüklerler, emir ve yasaklar üzerinde sebat etmemeye zorlarlar. İnsan nefsi de bu konuda onlara içten içe destek verir. Bunlara benzemek ve onların isteklerine uygun hareket etmek ister.

İşte bu, kesin inanç (yakîn) her bir mü’minin, olgun akıl sahibi ve kolaylıkla sabredebilecek biri olduğuna delildir. Buna karşılık yakîni zayıf her bir kimsenin de aklı kıt ve hafif olduğunu gösterir. Birincisinin aklı öz konumunda, diğerininkininki ise kabuk konumundadır. Yardımı istenecek olan ancak Allah'tır.

[Rum Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.]

Lokmân

***

4 Kasım 2026 Çarşamba 24 جمادى الأولى 1448 هـ