İçeriğe geç

Ra’d Suresi 14. Ayet

سورة الرعد، الآية ١٤

13:14 13. cüz 25. hizb Mushaf’ta 251. sayfa Medeni sure

13:14 ayetinin metni

لَهُۥ دَعْوَةُ ٱلْحَقِّ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسْتَجِيبُونَ لَهُم بِشَىْءٍ إِلَّا كَبَٰسِطِ كَفَّيْهِ إِلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَٰلِغِهِۦ وَمَا دُعَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ ۝١٤

Okunuşu

lahu daʿwatu l-ḥaqi wa-alladhīna yadʿūna min dūnihi lā yastajībūna lahum bishayin illā kabāsiṭi kaffayhi ilā l-māi liyablugha fāhu wamā huwa bibālighihi wamā duʿāu l-kāfirīna illā fī ḍalālin

Meal

Gerçek dua/ibadet yalnızca O’nadır. O’ndan başka dua ettikleri, kendilerine hiçbir şekilde karşılık veremezler. Onların durumu; ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu (uzaktan) açan kimse gibidir. Halbuki su (ağzına) ulaşacak değildir. İşte kâfirlerin duası delalet içinde olmaktan başka birşey değildir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ra’d Suresi’nin 14. ayeti (13:14) Medeni bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 251. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Ra’d Suresi 14. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

14. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Dua/ibadet yalnızca Allah'a yapılır. Bu hususta hiç kimse O'na ortak değildir. Müşriklerin Allah'tan gayrısına dua ettiği putlar hangi husus olursa olsun dua edenin duasına icabet edemezler. Onların ettiği dua ancak susamış kimsenin su içmek için elini (uzaktan) suya uzatması gibidir. Su ağzına ulaşmayacaktır. Kafirlerin putlarına yaptıkları dua/ibadet ancak zayi olmak/kaybetmek ve haktan uzak olmaktır. Çünkü (o putlar) onlara fayda sağlayamazlar ve zarar da veremezler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

14. “Hak davet/dua” hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca O’na ibadet etmek, gerek ibadet kastı ile gerekse dilekte bulunmak kastı ile yapılan dualar “yalnız O’na” bir ve tek olan “Allah’a mahsustur.” Yani duanın, korkunun, umudun, sevginin, isteklerin, çekincelerin ve yönelişin yalnızca O’na yapılması gerekir. Çünkü yalnızca O’nun ulûhiyeti hak ve gerçektir. O’ndan başkalarının ulûhiyeti ise bâtıldır. “O’nun dışında yalvardıkları” Allah’a ortak kabul ettikleri putlar, O’na eş koştukları ortaklar, ibadet ve dua ettikleri varlıklar “ise kendilerine” dünya ve de âhiret ile ilgili taleplerinde … Devamını oku

Ra’d Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ra’d suresinin 14-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 251. sayfası).

  • Müşriklerin dualarında ve Allah Teâlâ'dan başkasından yardım dilemelerindeki sapıklıkları beyan edilmiştir. Onların hali, su içmek için elini (uzaktan) suya uzatarak içmek isteyen kimseye benzetilmiştir. Bu halde suyu içmesi mümkün değildir. Çünkü yapması gerekli olan sebebi yerine getirmemiştir.
  • Kur'an'daki açıklama yöntemlerinden biri de, örneklendirme metodudur. Soyut olan somut olanla ifade edilir ve zihinde canlandırma yöntemi verir. Bu yöntemde kastedilen şeyin anlaşılmasını kolaylaştırır.
  • Bütün kâinat isteyerek ya da fıtratı gereği Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya boyun eğerek Allah Teâlâ'ya secde etmektedir.

14. ayetin diğer mealleri

Gerçek dua/ibadet yalnızca O’nadır. O’ndan başka dua ettikleri, kendilerine hiçbir karşılık veremezler. Durumları, ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu (uzaktan) açan kimse gibidir. Halbuki su (ağzına) ulaşmaz. İşte kâfirlerin duası sapıklıktan başka bir şey değildir.

Hak olan duâ (Lâ ilâhe illallâh, Allah’tan başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur,) yalnız O'na mahsustur. Ondan başkasına dua edenlere, (yalvarıp yakaranlara), onlar hiçbir şekilde cevap veremezler. Bu, ağzına gelmesi için suya avuç açan kimse gibidir ki, su, ona asla gitmez. İşte kâfirlerin duası da, böyle boşunadır.

Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.

14. ayet kelime kelime

  1. لَهُۥ lahu ancak O'nadır
  2. دَعْوَةُ daʿwatu du'a
  3. ٱلْحَقِّ l-ḥaqi gerçek
  4. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna kimseler ise
  5. يَدْعُونَ yadʿūna du'a ettikleri
  6. مِن min O'ndan başka
  7. دُونِهِۦ dūnihi
  8. لَا lā isteklerini karşılayamazlar
  9. يَسْتَجِيبُونَ yastajībūna
  10. لَهُم lahum kendilerinin
  11. بِشَىْءٍ bishayin hiçbir
  12. إِلَّا illā ancak
  13. كَبَٰسِطِ kabāsiṭi uzatan kimse gibidir
  14. كَفَّيْهِ kaffayhi avuçlarını
  15. إِلَى ilā suya
  16. ٱلْمَآءِ l-māi
  17. لِيَبْلُغَ liyablugha gelsin diye
  18. فَاهُ fāhu ağzına
  19. وَمَا wamā oysa
  20. هُوَ huwa o
  21. بِبَٰلِغِهِۦ bibālighihi on(un ağzın)a gelmez
  22. وَمَا wamā ve (işte)
  23. دُعَآءُ duʿāu du'ası
  24. ٱلْكَٰفِرِينَ l-kāfirīna kafirlerin
  25. إِلَّا illā ancak
  26. فِى fī boşa gider
  27. ضَلَٰلٍ ḍalālin

14. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mü’min 40:50

    قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ تَكُ تَأْتِيكُمْ رُسُلُكُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ قَالُوا۟ بَلَىٰ قَالُوا۟ فَٱدْعُوا۟ وَمَا دُعَٰٓؤُا۟ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ

    (Cehennem bekçileri) "Rasulleriniz size apaçık deliller getirmediler mi?” diyecekler. Onlar da: "Evet" diyecekler. (Bunun üzerine) onlar: "Öyleyse (kendiniz) dua edin." derler. Hâlbuki kâfirlerin duası hep boşunadır."

  • Mü’min 40:20

    وَٱللَّهُ يَقْضِى بِٱلْحَقِّ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَقْضُونَ بِشَىْءٍ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ

    Allah, hak ve adaletle hükmeder. Allah’tan başka taptıkları ise hiçbir hükümde bulunamazlar. Şüphesiz Allah; hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  • Mü’min 40:25

    فَلَمَّا جَآءَهُم بِٱلْحَقِّ مِنْ عِندِنَا قَالُوا۟ ٱقْتُلُوٓا۟ أَبْنَآءَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ وَٱسْتَحْيُوا۟ نِسَآءَهُمْ وَمَا كَيْدُ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ

    Böylece o, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince; "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın." dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.

Ra’d Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ