Gerçek dua/ibadet yalnızca O’nadır. O’ndan başka dua ettikleri, kendilerine hiçbir şekilde karşılık veremezler. Onların durumu; ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu (uzaktan) açan kimse gibidir. Halbuki su (ağzına) ulaşacak değildir. İşte kâfirlerin duası delalet içinde olmaktan başka birşey değildir.
Ra’d Suresi’nin 14. ayeti (13:14) Medeni bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 251. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Ra’d Suresi 14. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
14. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Dua/ibadet yalnızca Allah'a yapılır. Bu hususta hiç kimse O'na ortak değildir. Müşriklerin Allah'tan gayrısına dua ettiği putlar hangi husus olursa olsun dua edenin duasına icabet edemezler. Onların ettiği dua ancak susamış kimsenin su içmek için elini (uzaktan) suya uzatması gibidir. Su ağzına ulaşmayacaktır. Kafirlerin putlarına yaptıkları dua/ibadet ancak zayi olmak/kaybetmek ve haktan uzak olmaktır. Çünkü (o putlar) onlara fayda sağlayamazlar ve zarar da veremezler.
14. “Hak davet/dua” hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca O’na ibadet etmek, gerek ibadet kastı ile gerekse dilekte bulunmak kastı ile yapılan dualar “yalnız O’na” bir ve tek olan “Allah’a mahsustur.” Yani duanın, korkunun, umudun, sevginin, isteklerin, çekincelerin ve yönelişin yalnızca O’na yapılması gerekir. Çünkü yalnızca O’nun ulûhiyeti hak ve gerçektir. O’ndan başkalarının ulûhiyeti ise bâtıldır. “O’nun dışında yalvardıkları” Allah’a ortak kabul ettikleri putlar, O’na eş koştukları ortaklar, ibadet ve dua ettikleri varlıklar “ise kendilerine” dünya ve de âhiret ile ilgili taleplerinde … Devamını oku
Müşriklerin dualarında ve Allah Teâlâ'dan başkasından yardım dilemelerindeki sapıklıkları beyan edilmiştir. Onların hali, su içmek için elini (uzaktan) suya uzatarak içmek isteyen kimseye benzetilmiştir. Bu halde suyu içmesi mümkün değildir. Çünkü yapması gerekli olan sebebi yerine getirmemiştir.
Kur'an'daki açıklama yöntemlerinden biri de, örneklendirme metodudur. Soyut olan somut olanla ifade edilir ve zihinde canlandırma yöntemi verir. Bu yöntemde kastedilen şeyin anlaşılmasını kolaylaştırır.
Bütün kâinat isteyerek ya da fıtratı gereği Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya boyun eğerek Allah Teâlâ'ya secde etmektedir.
14. ayetin diğer mealleri
Gerçek dua/ibadet yalnızca O’nadır. O’ndan başka dua ettikleri, kendilerine hiçbir karşılık veremezler. Durumları, ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu (uzaktan) açan kimse gibidir. Halbuki su (ağzına) ulaşmaz. İşte kâfirlerin duası sapıklıktan başka bir şey değildir.
Hak olan duâ (Lâ ilâhe illallâh, Allah’tan başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur,) yalnız O'na mahsustur. Ondan başkasına dua edenlere, (yalvarıp yakaranlara), onlar hiçbir şekilde cevap veremezler. Bu, ağzına gelmesi için suya avuç açan kimse gibidir ki, su, ona asla gitmez. İşte kâfirlerin duası da, böyle boşunadır.
Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.
14. ayet kelime kelime
لَهُۥlahuancak O'nadır
دَعْوَةُdaʿwatudu'a
ٱلْحَقِّl-ḥaqigerçek
وَٱلَّذِينَwa-alladhīnakimseler ise
يَدْعُونَyadʿūnadu'a ettikleri
مِنminO'ndan başka
دُونِهِۦdūnihi
لَاlāisteklerini karşılayamazlar
يَسْتَجِيبُونَyastajībūna
لَهُمlahumkendilerinin
بِشَىْءٍbishayinhiçbir
إِلَّاillāancak
كَبَٰسِطِkabāsiṭiuzatan kimse gibidir
كَفَّيْهِkaffayhiavuçlarını
إِلَىilāsuya
ٱلْمَآءِl-māi
لِيَبْلُغَliyablughagelsin diye
فَاهُfāhuağzına
وَمَاwamāoysa
هُوَhuwao
بِبَٰلِغِهِۦbibālighihion(un ağzın)a gelmez
وَمَاwamāve (işte)
دُعَآءُduʿāudu'ası
ٱلْكَٰفِرِينَl-kāfirīnakafirlerin
إِلَّاillāancak
فِىfīboşa gider
ضَلَٰلٍḍalālin
14. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Böylece o, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince; "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın." dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkmıştır.