wayusabbiḥu l-raʿdu biḥamdihi wal-malāikatu min khīfatihi wayur'silu l-ṣawāʿiqa fayuṣību bihā man yashāu wahum yujādilūna fī l-lahi wahuwa shadīdu l-miḥāli
Meal
Gök gürültüsü O’na hamd ederek tesbih eder, Melekler de O’nun korkusundan tesbih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.
Ra’d Suresi’nin 13. ayeti (13:13) Medeni bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 250. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Ra’d Suresi 13. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
13. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Gök gürültüsü Rabbi -Subhânehû ve Teâlâ-'yı hamd ile tesbih eder. Melekler de Rablerinden korkarak, tazim ve saygı duyarak O'nu tesbih ederler. Yakıcı yıldırımları dilediği kullarına gönderip onu helak eder. Kâfirler Allah'ın vahdaniyyetinde (birliğinde) birbiriyle çekişirler. Yüce Allah'ın güç ve kuvveti çok şiddetlidir. Bundan dolayı bir şey istediğinde onu yapar.
13. Kulları tedirgin eden ve bulutlardan işitilen o “gök gürültüsü O’na hamd ile” Rabbine boyun eğip O’na hamd ederek “tesbih eder, melekler de O’nun heybetinden” yani Rablerinin gazabından korkarak ve O’na itaatle boyun eğerek tesbih ederler. Bulutlardan çıkan bir çeşit ateş olan “yıldırımları gönderir de onlarla” kullarından meşîet ve iradesine göre “dilediğini çarpar. Onlarsa Allah hakkında (batıl yolla) mücadele edip duruyorlar. Halbuki O, kudreti ve azabı çetin olandır.” Ne dilerse mutlaka onu yapar. Hiçbir şey O’nun için imkânsız değildir, kimse O’na karşı koyamaz. Kullara rızıklarının … Devamını oku
Âdemoğlunun hatalarına karşı Allah'ın affı ve bağışlaması büyüktür. Onlar kibirlenip, resullerine ve peygamberlerine meydan okudukları halde onlara rızık, afiyet verir ve onları affeder.
Allah Teâlâ'nın ilmi çok geniştir. Öyle ki rahimlerin karanlığında gizli kalan şeyleri dahi bilir. O rahime düşen spermin halini, erkek veya dişi olarak yaratarak bir canlıya dönüşeceğini, sağlıklı ya da hasta olup olmadığını, rızkını ve ecelini, mutlu mu yoksa bedbaht mı olacağını en iyi bilendir. O'nun ilmi bunların hepsini kuşatmıştır.
Yüce Allah'ın âdemoğluna ihsanı çok büyüktür ve onu koruyup gözeten meleklerin ve yazıcı (hafaza) melekleri gibi diğer meleklerin varlığının ispatı vardır.
Şüphesiz ki Allah Teâlâ, kişiyi doğru yola götürecek olan sebeplere ittiba ederken görürse onun halini daha iyisi ile değiştirir. Tevfik hidayeti (Allah'ın kulunu doğru yolu seçmekte başarılı kılması) beyan hidayetine ittiba etmeye bağlıdır.
13. ayetin diğer mealleri
Gök gürültüsü hamd ederek, melekler de korku ile O’nu tesbih ederler. Onlar Allah hakkında mücadele edip, dururken O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar. O, azabı çok şiddetli olandır.
Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve o, azabı pek şiddetli olandır .
Gök gürültüsü O'na hamd ile, melekler de O'nun korkusundan dolayı O'nu tesbih ederler. O yıldırımlar gönderir, onunla dilediğini çarpar. Onlar Allah hakkında mücadele edip duruyorlar. Oysa Allah'ın çarpması pek çetindir.
13. ayet kelime kelime
وَيُسَبِّحُwayusabbiḥuve tesbih ederler
ٱلرَّعْدُl-raʿdugök gürültüsü
بِحَمْدِهِۦbiḥamdihionun övgüsüyle
وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُwal-malāikatuve melekler
مِنْminkorkusundan
خِيفَتِهِۦkhīfatihi
وَيُرْسِلُwayur'siluve gönderir
ٱلصَّوَٰعِقَl-ṣawāʿiqayıldırımlar
فَيُصِيبُfayuṣībuçarpar
بِهَاbihāonlarla
مَنmankimseyi
يَشَآءُyashāudilediği
وَهُمْwahumve onlar
يُجَٰدِلُونَyujādilūnatartışmaktadırlar
فِىfīhakkında
ٱللَّهِl-lahiAllah
وَهُوَwahuwave O'nun
شَدِيدُshadīdupek çetindir
ٱلْمِحَالِl-miḥālituzağı (cezası)
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O’nu tesbih eder. O’na hamt ederek, tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, Halim'dir, çokça mağfiret edendir.