İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine dair yemin etmesinler, bağışlasınlar, feragat göstersinler. Allah’ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Nûr Suresi’nin 22. ayeti (24:22) Medeni bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 352. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nûr Suresi 22. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
22. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İçinizden fazilet sahibi olanlar ve mal bakımından servet sahibi olanlar, muhtaç olan yakınlarına -fakirlik içerisinde olan ve Allah yolunda hicret eden bu kimselere- işledikleri günahtan dolayı yardımda bulunmayacaklarına dair yemin etmesinler. Onları affetsinler ve kusurlarına bakmasınlar. Onları affedip kusurlarına bakmadığınızda Yüce Allah’ın sizin günahlarınızı bağışlamasını istemez misiniz? Zira Yüce Allah, tövbe eden kullarına karşı çok bağışlayıcıdır ve onlara karşı çok merhametlidir. Kulları da Allah'ın bağışlamasını örnek almalıdırlar. Bu ayet; Mistah -radıyallahu anh-'ın ifk (iftira atma) olayına iştirak etmesi üzerine Ebu Bekr -radıyallahu anh-'ın, kendisine yapmakta olduğu infakı terk edeceğine dair yemin etmesi üzerine inmiştir.
22. “İçinizden fazilet ve imkân sahipleri yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere (sadaka) vermemek üzere yemin etmesinler. Affetsinler ve görmezden gelsinler.” İfk hadisesinde ileri geri konuşanlardan birisi de Mistah b. Usase idi. Bu, Ebu Bekr es-Sıddîk radıyallahu anh’ın yakın bir akrabası idi. Mistah, Allah yolunda hicret etmiş fakir bir zattı. Ebu Bekir, söylediği sözler dolayısı ile artık Mistah’a hiçbir mali yardımda bulunmayacağına dair yemin etmişti. Bu âyet-i kerime nâzil olarak ona bu kimseye yaptığı infakı kesme mahiyetinde yaptığı yeminden vazgeçmesini emredip bu … Devamını oku
Şeytanın kışkırtıp, vesvese vererek günah işlemeye davet eder. Mümin kimsenin bunlardan sakınması gerekir.
tövbe etmek ve salih amel işlemek hususunda muvaffak kılınmak kulun elinde değildir. Bu başarı, Yüce Allah'tandır.
Hata eden kimseyi affedip bağışlamak, günahlardan affedilmeye sebeptir.
İffetli kimselere zina iftirasında bulunmak büyük günahlardandır.
Evlerin mahremiyetinin ve ev halkının da bakışlardan korunması için oraya girmeden önce izin alınması emredilmiştir.
22. ayetin diğer mealleri
İçinizden faziletli ve servet sahibi olanlar, yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah’ın sizi bağışlamasını istemiyor musunuz? Allah, çokça bağışlayan, çokça merhamet edendir.
İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar; feragat göstersinler. Allah’ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar, feragat göstersinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
22. ayet kelime kelime
وَلَاwalāve
يَأْتَلِyataliyemin etmesinler
أُو۟لُوا۟ulūsahipleri
ٱلْفَضْلِl-faḍlifazilet
مِنكُمْminkumsizden
وَٱلسَّعَةِwal-saʿative servet
أَنan(bir şey) vermemeğe
يُؤْتُوٓا۟yu'tū
أُو۟لِىulīsahipleri (akrabalara)
ٱلْقُرْبَىٰl-qur'bāyakınlık (akrabalara)
وَٱلْمَسَٰكِينَwal-masākīnave yoksullara
وَٱلْمُهَٰجِرِينَwal-muhājirīnave hicret edenlere
فِىfīyolunda
سَبِيلِsabīli
ٱللَّهِl-lahiAllah
وَلْيَعْفُوا۟walyaʿfūve affetsinler
وَلْيَصْفَحُوٓا۟walyaṣfaḥūve hoşgörsünler
أَلَاalāsevmez misiniz?
تُحِبُّونَtuḥibbūna
أَنanbağışlamasını
يَغْفِرَyaghfira
ٱللَّهُl-lahuAllah'ın
لَكُمْlakumsizi
وَٱللَّهُwal-lahuve Allah
غَفُورٌghafūrunbağışlayandır
رَّحِيمٌraḥīmunesirgeyendir
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 12 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler kötü kadınlara, temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yaraşır. Bunlar (temiz kadınlar ve erkekler), (iftiracıların) söylediklerinden çok uzaktırlar ve onlar için bir bağışlanma ve güzel bir rızık vardır.
İffetli kadınlara iftira atan, sonra da dört şahit getiremeyen kimselere seksen değnek vurun ve bir daha onların şahitliklerini ebedî olarak kabul etmeyin. İşte onlar fasıkların ta kendileridir. …
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve Rasûlüne iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlâs, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Sizden, hür Mümin kadınlarla evlenmeye maddi açıdan güç yetiremeyen kimse, ellerinizin altında olan Mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Bazınız bazınızdansınız (hepiniz birsiniz). Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. (Başkasına ait cariye ile evlenme hususundaki) Bu (izin) içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz (başkasına ait cariyelerle evlenmemeniz) sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.