Nisâ Suresi’nin 86. ayeti (4:86) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 91. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 86. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
86. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Eğer birisi size selam verirse, selamına ondan daha güzel bir selamla veyahut onun size verdiği selamın aynısıyla karşılık verin. En güzeliyle karşılık vermek muhakkak daha faziletlidir. Şüphesiz Allah yapmakta olduğunuz şeyleri muhafaza eder ve herkese yaptığı amelin karşılığını verir.
86. Tahiyye birbiri ile karşılaşan iki kişiden birisinin diğerine ikram ve dua kastı ile söylediği sözler ve bu sözlerle birlikte gösterdiği güleryüzlülük gibi hallerdir. Tahiyyenin en üstün şekli şeriatte varid olduğu şekilde selam vermek ve almaktır. Şanı Yüce Allah burada mü’minlere şunu emretmektedir: Onlara herhangi bir şekilde tahiyyede bulunulur (selam verilir ise) o selamı, hem lafzı hem de güleryüzlülük itibari ile ondan daha güzel şekli ile veya onun dengi ile almalıdırlar. Bunun mefhumundan ise selamı hiç almamanın yahut daha aşağı bir şekilde almanın yasak olduğu anlaşılmaktadır … Devamını oku
Çelişkiden uzak ve ihtiva ettiği büyük hükümlerin apaçık ortada olması sebebiyle, Kuran-ı Kerim’i düşünerek okumak, kişide onun Allah katından geldiğine dair yakin bir inanış uyandırır.
Müminlerin güvenliğini sarsacak veya saflarının arasında korku yayacak olan haberleri yaymak caiz değildir.
Müslümanların sorunları veya onlarla alakalı kamusal meseleler hakkındaki konuşmaların ilim ehlinden veya Müslüman yöneticilerden sadır olması gerekir.
İnsanların haklarını çiğnemeyen ve içinde günah olmayan bir konuda güzel bir ara buluculuğun meşru olduğu, içinde günah veya haksızlık olan bütün ara buluculuğun da haram olduğu ifade edilmiştir.
86. ayetin diğer mealleri
Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selâmla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin üzerinde hesabı görendir.
Bir selâm ile selâmlandığınız zaman, ondan daha güzeliyle selâm verin, yahut aynıyla mukabele edin. Şüphe yoktur ki Allah, her şeyin hesabını hakkıyla görendir.
Siz bir selam ile selamlandığınız zaman, siz de ondan daha güzeliyle karşılık verin veya verilen selamı aynen iade edin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.
86. ayet kelime kelime
وَإِذَاwa-idhāve zaman
حُيِّيتُمḥuyyītumselamlandığınız
بِتَحِيَّةٍbitaḥiyyatinbir selam ile
فَحَيُّوا۟faḥayyūsiz de selam verin
بِأَحْسَنَbi-aḥsanadaha güzeliyle
مِنْهَآmin'hāondan
أَوْawyahut
رُدُّوهَآruddūhāaynen iade edin
إِنَّinnaşüphesiz
ٱللَّهَl-lahaAllah
كَانَkānaher şeyi
عَلَىٰʿalā
كُلِّkulli
شَىْءٍshayin
حَسِيبًاḥasībanhesaplayandır
Bu ayetin geçtiği hadisler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Müslim 2121c
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- (bir gün): «Sakın yollarda oturmayın!» buyurdu. Bunun üzerine; "Ya Rasûlullah! Oturmadan edemeyiz, oralarda (oturup) konuşuyoruz, dediler." Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu…
إِيَّاكُمْ وَالْجُلُوسَ بِالطُّرُقَاتِ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا لَنَا بُدٌّ مِنْ مَجَالِسِنَا نَتَحَدَّثُ فِيهَا . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا أَبَيْتُمْ إِلاَّ الْمَجْلِسَ…
Ana babanın ve yakın akrabanın geride bıraktıklarından her biri için mirasçılar belirledik. Yeminlerinizle (yardımlaşmak için) söz verdiğiniz kimselere de kendi paylarını verin. Elbette Allah, her şeye şahittir.
Onlara (Peygamber'in hanımlarına) babalarının, oğullarının, kardeşlerinin, kardeşlerinin oğullarının, kız kardeşlerinin oğullarının, kadınlarının (iman eden kadınların) ve ellerinin altında bulunan cariyelerinin yanında (örtüyü terk etmelerinde) bir günah yoktur. (Ey Peygamber hanımları!) Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah, her şeye şahittir.