İçeriğe geç

Nisâ Suresi 150. Ayet

سورة النساء، الآية ١٥٠

4:150 6. cüz 11. hizb Mushaf’ta 102. sayfa Medeni sure

4:150 ayetinin metni

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيُرِيدُونَ أَن يُفَرِّقُوا۟ بَيْنَ ٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍ وَيُرِيدُونَ أَن يَتَّخِذُوا۟ بَيْنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا ۝١٥٠

Okunuşu

inna alladhīna yakfurūna bil-lahi warusulihi wayurīdūna an yufarriqū bayna l-lahi warusulihi wayaqūlūna nu'minu bibaʿḍin wanakfuru bibaʿḍin wayurīdūna an yattakhidhū bayna dhālika sabīlan

Meal

Allah’ı ve rasûllerini inkâr edenler, Allah ile rasûllerinin arasını ayırmak isteyenler; "Bir kısmına iman eder; bir kısmını inkâr ederiz” diyerek (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isterler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nisâ Suresi’nin 150. ayeti (4:150) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 102. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Nisâ Suresi 150. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

150. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Şüphesiz Allah'ı ve rasûllerini inkâr edenler, Allah ve rasûlleri arasını ayırmak isteyenler, bir yandan hem onlara iman ediyorlar ve diğer yandan da onları yalanlıyorlar. Şöyle diyorlar: Bizler rasûllerin bazılarına iman eder ve bazılarını inkâr ederiz. Böylece kendilerini kurtaracağını zannederek küfür ile iman arasında bir yol tutmak isterler

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

150-151. Burada herkes için durumları açıkça ortada bulunan iki grup insan vardır: Allah’a, O’nun bütün peygamberlerine ve kitaplarına iman edenler ile bütün bunları inkar eden kâfirler. Geriye üçüncü bir kısım kalmaktadır ki bunlar da peygamberlerin bir bölümüne iman edip bir bölümüne iman etmediğini iddia eden ve bunun kendilerini Allah’ın azabından koruyacak bir yol olduğunu zanneden kimselerin yolu... Şüphesiz ki bu salt bir temenniden ibarettir. Böyleleri Allah ile peygamberleri arasında ayırım gözetmek istemektedirler. Halbuki Allah’ı dost edinen kimse, O’nun bütün peygamberlerini de … Devamını oku

Nisâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nisâ suresinin 148-154. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 102. sayfası).

  • Mazlum, uğramış olduğu zulüm ve kendisine zulüm eden hakkında, kendi hakkını zulmeden kişiden alabileceğini umduğu kimseye durumunu anlatabilir, böyle yapması caizdir. Hatta mazlumun anlattıkları kendisine zulmedeni hoşnut etmese dahi böyle yapabilir.
  • Zalim olan kullarını cezalandırmaya gücü olmasına rağmen, Allah -Subhanehu ve Tealâ-'nın affettiği gibi, mazlumun hakkını zalimden alabilme gücü olmasına rağmen affetmesine teşvik edilmiştir.
  • Resuller arasında bazısına iman edip diğer bazısına iman etmeme gibi bir ayrım yapmak caiz değildir. Bilakis hepsine iman etmek farzdır.

150. ayetin diğer mealleri

Allah’a ve rasûllerine küfreden, Allah ile rasûllerinin arasını ayırmak isteyen; "Bir kısmına inanır; bir kısmını inkar ederiz” diyerek (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler...

  Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler ve (inanma hususunda) Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip «Bir kısmına iman ederiz ama bir kısmına inanmayız» diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu;

Onlar, Allah'ı ve peygamberlerini inkâr ederler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler. "Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz" derler. Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler.

150. ayet kelime kelime

  1. إِنَّ inna şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna okimseler ki
  3. يَكْفُرُونَ yakfurūna inkar ederler
  4. بِٱللَّهِ bil-lahi Allah'ı
  5. وَرُسُلِهِۦ warusulihi ve elçilerini;
  6. وَيُرِيدُونَ wayurīdūna ve isterler
  7. أَن an ayırmak
  8. يُفَرِّقُوا۟ yufarriqū
  9. بَيْنَ bayna arasını
  10. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  11. وَرُسُلِهِۦ warusulihi ile elçilerinin
  12. وَيَقُولُونَ wayaqūlūna ve derler
  13. نُؤْمِنُ nu'minu inanırız
  14. بِبَعْضٍ bibaʿḍin kimine
  15. وَنَكْفُرُ wanakfuru ve inkar ederiz
  16. بِبَعْضٍ bibaʿḍin kimini
  17. وَيُرِيدُونَ wayurīdūna ve isterler
  18. أَن an tutmak
  19. يَتَّخِذُوا۟ yattakhidhū
  20. بَيْنَ bayna arasında
  21. ذَٰلِكَ dhālika bunun (ikisinin)
  22. سَبِيلًا sabīlan bir yol

150. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Bakara 2:61

    وَإِذْ قُلْتُمْ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصْبِرَ عَلَىٰ طَعَامٍ وَٰحِدٍ فَٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلْأَرْضُ مِنۢ بَقْلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَا قَالَ أَتَسْتَبْدِلُونَ ٱلَّذِى هُوَ أَدْنَىٰ بِٱلَّذِى هُوَ خَيْرٌ ٱهْبِطُوا۟ مِصْرًا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلْتُمْ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلْمَسْكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٍ مِّنَ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقْتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَوا۟ وَّكَانُوا۟ يَعْتَدُونَ

    Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, salatalık, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size: “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var." demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi; onların, Allah’ın ayetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bunların hepsi isyanları ve taşkınlıkları sebebiyledir.

  • Bakara 2:285

    ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِۦ وَقَالُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

    Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etmiştir, Müminler de! Hepsi de Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etmiş ve Allah’ın peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırmayız. İşittik ve itaat ettik, demişlerdir. Rabbimiz! Bağışlamanı dileriz, dönüş sanadır.

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ