Ancak, tevbe edenler, (hallerini) düzeltip, Allah’a bağlananlar ve dinlerini Allah'a halis kılanlar işte onlar Müminlerle beraberdir. Allah, Müminlere büyük bir mükâfat verecektir.
Nisâ Suresi’nin 146. ayeti (4:146) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 101. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 146. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
146. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Nifaklarından Allah’a tövbe ederek dönen, kalplerini ıslah ederek Allah’ın ahdine tutunan ve amellerini riyadan arındırarak sadece Allah için halis kılanlar bundan müstesnadır. İşte bu sıfatlarla nitelenen kimseler dünya ve ahirette Müminlerle beraberlerdir. Yüce Allah Müminlere çok büyük bir mükâfat verecektir.
146. Ancak Allah’ın kendilerine kötülüklerinden “tevbe” etmeyi lütfettikleri, böylece “hallerini düzeltenler” yani Allah için zahirlerini ve batınlarını da ıslah edenler “Allah’a sımsıkı sarılanlar” yani menfaatlerini elde etmek ve kendilerine gelecek zararı önlemek hususunda O’na sığınanlar “ve dinlerini” yani İslâm, iman ve ihsandan ibaret olan dinlerini “Allah için halis kılanlar” zahirî ve batınî amelleri ile Allah’ın vereceği karşılığı isteyenler, riyakârlık ve münafıklıktan kurtulanlar “müstesnadır.” “İşte onlar” bu niteliklere sahip olan kimseler, dünyada da berzah aleminde de Kıyamet … Devamını oku
Münafıkların özellikleri ortaya konulmuştur. Bu niteliklerden biri de ister Müminlerle beraber, ister kâfirlerle beraber olsun kendi paylarına karşı çok hırslı olmalarıdır.
Münafıkların en büyük sıfatları tereddüt etmeleri, şaşkınlığa düşmeleri ve bocalamalarıdır. Onlar gerçekte ne Müminlerle, ne de kâfirlerle beraberdirler.
Müminlerin dışında kâfirleri dost edinmek şiddetle yasaklanmıştır.
Kişinin Allah Teâlâ’nın ahiretteki azabından korunduğu en büyük şey, iman ve salih ameldir.
146. ayetin diğer mealleri
Ancak, tevbe edenler, (hallerini) düzeltip, Allah’a bağlananlar ve dinlerini Allah'a halis kılanlar işte onlar müminlerle beraberdir. Allah, müminlere büyük bir mükâfat verecektir.
Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar (gerçekte) müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükâfat verecektir.
Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.
146. ayet kelime kelime
إِلَّاillāancak hariçtir
ٱلَّذِينَalladhīnakimseler
تَابُوا۟tābūtevbe edenler
وَأَصْلَحُوا۟wa-aṣlaḥūve uslananlar
وَٱعْتَصَمُوا۟wa-iʿ'taṣamūve yapışanlar
بِٱللَّهِbil-lahiAllah'a
وَأَخْلَصُوا۟wa-akhlaṣūve yapanlar
دِينَهُمْdīnahumdinlerini
لِلَّهِlillahisırf Allah için
فَأُو۟لَٰٓئِكَfa-ulāikaişte onlar
مَعَmaʿaberaberdir
ٱلْمُؤْمِنِينَl-mu'minīnamü'minlerle
وَسَوْفَwasawfayakında
يُؤْتِyu'tiverecektir
ٱللَّهُl-lahuAllah da
ٱلْمُؤْمِنِينَl-mu'minīnamü'minlere
أَجْرًاajranbir mükafat
عَظِيمًاʿaẓīmanbüyük
146. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Ancak tövbe edip ıslah edenler ve gizlediklerini beyan edenler bundan müstesnadır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çokça kabul edip pek çok merhamet edenim.