Bir topluluğun diğer bir topluluktan daha çok olmasından dolayı yeminlerinizi hile aracı yaparak ipliğini sağlamca büktükten sonra söküp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.
Nahl Suresi’nin 92. ayeti (16:92) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 277. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 92. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
92. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İpini çok sağlam eğirmiş sonra da onu bozmuş ve eğirmekten önceki çözülmüş haline geri çevirmiş yününü veya pamuğunu eğirmekten yorulmuş ahmak bir kadın gibi verdiğiniz sözleri bozarak hafif akıllı sefih kimseler olmayın. Bu kadın onu eğirirken de, söküp bozarken de yorulmuş, sonuçta da istediği şeyi elde edememiştir. Topluluğunuzun, düşmanınız olan topluluktan sayıca daha kalabalık ve daha kuvvetli olması için yeminlerinizi birbirinizi aldattığınız tuzak olarak kullanmayın. Şüphesiz Yüce Allah sizleri, verdiğiniz sözlere vefa göstermenizle imtihan eder. Verdiğiniz sözleri yerine mi getiriyorsunuz, yoksa onları bozuyor musunuz? Elbette Allah, kıyamet günü sizlere, dünyada ayrılığa düştüğünüz konuları açıklayacak ve kimin haklı, kimin haksız olduğunu, kimin doğru, kimin de yalan söylediğini beyan edecektir.
92. Ahidlerinizi bozma hususunda “ipliğini sağlamca eğirdikten sonra” eğirdiği bu iplik muhkem bir şekilde örüldükten ve istenen noktaya getldikten sonra onu “bozup dağıtan kadın gibi olmayın.” Böylelikle ahitleri bozmanız, verdiğiniz söz ve vaatlerde durmamanızla, çok kötü ve çirkin olan böyle bir örneğe benzemeyin. Çünkü bu örnekteki kadın, ipliğini sağlamca eğirip bu uğurda yorulduktan sonra yaptığını çözüp bozar ve bu işinden zarar, yorgunluk, akılsızlık ve kıt görüşlülükten başka hiçbir şey ele geçiremez. İşte verdiği sözleri yerine getirmeyip, ahidlerinde durmayan kimseler de dini ve … Devamını oku
Allah’ın yolundan alıkoyan kâfirler için, küfür ve günahlarıyla bozgunculuk yapmaları sebebiyle iki misli azap vardır.
Yeryüzü ıslah ve ilim ehli olan kimselerden yoksun kalmaz. Onlar peygamberlerin halifeleri olan hidayet ehlidir. Âlimler, peygamberlerin getirdiği şeriatın koruyucularıdır.
Bu ayetler, Müslüman toplumun özel ve genel hayatlarındaki temel kaidelerin birey, toplum ve devlet için sınırlarını belirlemiştir.
Bu ayetlerde, yapılan anlaşmayı bozmak için rüşvet ve para alınması yasaklanmıştır.
92. ayetin diğer mealleri
Bir toplumun, diğer bir toplumdan daha çok olması sebebiyle, yeminlerinizi aranızda (bozarak)bir hîle edinerek ipliğini sağlamca büktükten sonra çözüp bozan (kadın) gibi olmayın. Ancak, Allah sizi onunla (yemine vefa ile) imtihan ediyor, kıyamet günü hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyi açıklayacaktır.
Bir toplum diğer bir toplumdan (sayıca ve malca) daha çok olduğu için yeminlerinizi, aranızda bir fesat aracı edinerek ipliğini sağlamca büktükten sonra, çözüp bozan (kadın) gibi olmayın. Allah, bununla sizi imtihan etmektedir. Hakkında ihtilafa düşmekte olduğunuz şeyi kıyamet gününde mutlaka size açıklayacaktır.
Bir ümmet, diğer bir ümmetten (sayıca ve malca) daha çok olduğu için, yeminlerinizi aranızda aldatma vasıtası yaparak, ipliğini sağlamca eğirdikten sonra onu söküp bozmaya çalışan kadın gibi olmayın. Allah sizi bununla imtihan eder ve şüphesiz hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyleri kıyamet günü size mutlaka açıklayacaktır.