İçeriğe geç

Mü’minûn Suresi 48. Ayet

سورة المؤمنون، الآية ٤٨

23:48 18. cüz 35. hizb Mushaf’ta 345. sayfa Mekki sure

23:48 ayetinin metni

فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا۟ مِنَ ٱلْمُهْلَكِينَ ۝٤٨

Okunuşu

fakadhabūhumā fakānū mina l-muh'lakīna

Meal

Böylece o ikisini yalanladılar ve helâk edilenlerden oldular.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’minûn Suresi’nin 48. ayeti (23:48) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 345. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’minûn Suresi 48. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

48. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

O ikisinin Allah katından getirdiklerini yalanladılar. Yalanlamaları sebebi ile boğularak helak edilenlerden oldular.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

48. “Böylece onları yalanladılar da sonunda” denizde, İsrailoğullarının gözü önünde boğularak “helâk edilenlerden oldular.”

Mü’minûn Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’minûn suresinin 43-59. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 345. sayfası).

  • Büyüklenmek, hakka muvaffak kılınmaya engel olan bir durumdur.
  • Helal ve temiz şeyleri yemenin, kalp ve amellerin güzel ve düzgün olmasına etkisi vardır.
  • Bütün peygamberlerin dini ve daveti tevhit (Allah'ı birlemek) dir.
  • Fâcir bir kimsenin nimetlendirilmesi ona bir ikram değil; ancak onu bir oyalamadır.

48. ayetin diğer mealleri

Bu sebeple onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.

Böylece o iki peygamberi yalanlamışlar ve helak edilenlerden olmuşlardı.

Böylece onları yalanladılar, bu yüzden de helâk edilenlerden oldular.

48. ayet kelime kelime

  1. فَكَذَّبُوهُمَا fakadhabūhumā onları yalanladılar
  2. فَكَانُوا۟ fakānū ve oldular
  3. مِنَ mina helak edilenlerden
  4. ٱلْمُهْلَكِينَ l-muh'lakīna

48. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kasas 28:43

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ مِنۢ بَعْدِ مَآ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ ٱلْأُولَىٰ بَصَآئِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

    Şüphesiz önceki nesilleri helâk ettikten sonra, belki hatırlayıp öğüt alırlar diye Mûsâ'ya, insanlar için basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere kitap verdik.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ