İçeriğe geç

Mü’min Suresi 41. Ayet

سورة غافر، الآية ٤١

40:41 24. cüz 48. hizb Mushaf’ta 472. sayfa Mekki sure

40:41 ayetinin metni

وَيَٰقَوْمِ مَا لِىٓ أَدْعُوكُمْ إِلَى ٱلنَّجَوٰةِ وَتَدْعُونَنِىٓ إِلَى ٱلنَّارِ ۝٤١

Okunuşu

wayāqawmi mā lī adʿūkum ilā l-najati watadʿūnanī ilā l-nāri

Meal

Ey kavmim! Nedir bu hal? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’min Suresi’nin 41. ayeti (40:41) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 472. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’min Suresi 41. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

41. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Kavmim! Dünya hayatında ve ahirette Allah'a iman ve salih amel ile sizleri hüsrana uğramaktan kurtuluşa çağırırken, ne diye siz beni Allah'ı küfretmeye O'na asi olmaya ve ateşe girmeye çağırıyorsunuz?

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

41. “Ey kavmim, ne oluyor böyle ki ben sizi” size söylediklerimle “kurtuluşa çağırıyorum. Siz ise beni” Allah’ın peygamberi Mûsâ aleyhisselam’a uymayı terk etmek sureti ile “ateşe çağırıyorsunuz.” Daha sonra bunu açıklayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

Mü’min Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’min suresinin 41-49. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 472. sayfası).

  • Yüce Allah’a tevekkül etmenin önemi bildirilmiştir.
  • Davetçi olan kimse düşmanlarının tuzaklarından hakka doğru kaçmıştır.
  • Kabir azabı ispat edilmiştir.
  • Kâfirler, ateşten kurtulmak için az bir vakit dahi olsa onları kurtaracak herhangi bir sebebe sarılıp, bağlanırlar. Ne var ki bu kesinlikle gerçekleşmeyecektir.

41. ayetin diğer mealleri

Ey halkım! Ben sizi kurtuluşa çağırırken, ne diye siz beni ateşe çağırıyorsunuz.

Ey kavmim! Nedir bu hal? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz.

"Hem ey kavmim! Niçin ben sizi kurtuluşa davet ederken, siz beni ateşe davet ediyorsunuz?"

41. ayet kelime kelime

  1. وَيَٰقَوْمِ wayāqawmi ve ey kavmim
  2. مَا mā ne oluyor?
  3. لِىٓ lī bana
  4. أَدْعُوكُمْ adʿūkum ben sizi çağırıyorum
  5. إِلَى ilā kurtuluşa
  6. ٱلنَّجَوٰةِ l-najati
  7. وَتَدْعُونَنِىٓ watadʿūnanī ve siz beni çağırıyorsunuz
  8. إِلَى ilā ateşe
  9. ٱلنَّارِ l-nāri

41. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Ahkâf 46:5–6

    وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّن يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَن لَّا يَسْتَجِيبُ لَهُۥٓ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ وَهُمْ عَن دُعَآئِهِمْ غَٰفِلُونَ …

    Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere dua/ibadet edenden daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların dualarından/ibadetlerinden habersizdirler. …

  • Fâtır 35:14

    إِن تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا۟ دُعَآءَكُمْ وَلَوْ سَمِعُوا۟ مَا ٱسْتَجَابُوا۟ لَكُمْ وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَبِيرٍ

    Onlara dua etseniz bile sizin duanızı duymazlar, duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ