Meryem Suresi’nin 87. ayeti (19:87) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 311. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Meryem Suresi 87. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
87. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kâfirler kıyamet gününde birbirlerine şefaat etme yetkisine sahip olamayacaklar. Ancak dünyada Allah'a ve resullerine iman etmelerinden dolayı kendilerine söz verilenlere bu yetki verilecektir.
87. “Rahmân’ın katında söz almış olandan başkası (o gün) şefaat hakkına sahip olamaz.” Yani şefaat veya onun bir bölümü onlardan hiçbirisinin elinde ve imkânında değildir. Şefaat yalnızca Yüce Allah’ın elindedir: “De ki: Bütün şefaat Allah’ındır.” (ez-Zümer, 39/44) Allah, onlara şefaat edeceklerin şefaatinin fayda vermeyeceğini haber vermektedir. Çünkü onlar Allah nezdinde O’na ve peygamberlerine iman etmek suretiyle herhangi bir söz almış değillerdir. Aksi takdirde Allah nezdinde bir söz alıp da O’na ve peygamberlerine iman eden ve peygamberlerine tâbi olan kimseler, Allah’ın kendilerinden … Devamını oku
Ayetler kâfirin akılsızlığına ve düşüncesindeki saflığına ve tatlı hayaller içinde olduklarına delalet etmektedir. O, ahiret hayatında bunun tam tersini bulacaktır.
Allah Teâlâ, kötülük ile kışkırtıp aldatmaları ve itaatten çıkarıp günahlara sürüklemeleri için şeytanları, kâfirlerin üzerine musallat etmiştir.
İlim, fazilet ve takva sahipleri Allah'ın izniyle kıyamet gününde şefaat edeceklerdir.
87. ayetin diğer mealleri
Rahman’ın katında bir söz almış olan (Peygamber ve müminlerden) başka hiç bir kimse şefaat edemez.
Rahmân nezdinde söz ve izin alandan başkalarının şefâata güçleri yetmeyecektir.
(O gün) Rahmân (olan Allah)'ın katında bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaat etme hakkına sahip olamayacaklardır.