İçeriğe geç

Meryem Suresi 28. Ayet

سورة مريم، الآية ٢٨

19:28 16. cüz 31. hizb Mushaf’ta 307. sayfa Mekki sure

19:28 ayetinin metni

يَٰٓأُخْتَ هَٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمْرَأَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيًّا ۝٢٨

Okunuşu

yāukh'ta hārūna mā kāna abūki im'ra-a sawin wamā kānat ummuki baghiyyan

Meal

"Ey Hârûn’un kızkardeşi! Baban kötü birisi değildi, annen de iffetsiz değildi." dediler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Meryem Suresi’nin 28. ayeti (19:28) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 307. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Meryem Suresi 28. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

28. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

"Ey ibadet etmede Harun'a benzeyen kadın! Senin baban da annen de zinakâr biri değildi. Sen salihliği ile bilinen temiz bir ailedensin. Nasıl olur da babası olmayan bir çocukla gelirsin?"

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

28. “Ey Hârûn’un kızkardeşi!” İfadenin zahirinden Hârûn’un, onun gerçek kardeşi olduğu anlaşılmaktadır. Meryem’i Hârûn’a nispet ederek ona seslendiler. Geçmiş peygamberlerin isimleri ile isimlenmek onların âdeti idi. Yoksa o, Musa’nın kardeşi Harun b. İmran değildi. Çünkü ikisi arasında uzun asırlar vardır. “Senin baban kötü bir adam değildi. Anan da iffetsiz bir kadın değildi.” Senin annen de baban da salih kimseler, kötülükten uzak kişilerdi. Özellikle de bu işaret ettikleri kötülükten uzak bir kimse idi. Bu sözden maksatları da şuydu: Sen, nasıl onların niteliklerinden ayrı düştün ve … Devamını oku

Meryem Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Meryem suresinin 26-38. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 307. sayfası).

  • Meryem'e konuşmamasının emredilmesi, bazı zamanlarda susmanın faziletine delalet etmektedir.
  • Konuşmamak üzere adak adamak bizden önceki şeriatlerde caiz kılınmıştır. Ancak bizim şeriatimizde sünnette gelen deliller bunu yasaklamaktadır.
  • Kuran'ı Kerim'in İsa'nın yaratılışı hakkında haber verdikleri kendisi ile ilgili hiçbir şüphe olmayan gerçeğin kendisidir. Bunun dışında söylenenler batıldır ve resuller hakkında söylenmesi uygun değildir.
  • Kâfir kimse dünyada iken, hakka karşı sağır ve kör olur. Ne var ki ahirette azabı gördüğünde gerçeği duyup görecektir. Ancak bu ona hiçbir fayda sağlamayacaktır.

28. ayetin diğer mealleri

Ey Harun’un kızkardeşi! Baban kötü birisi değildi, annen de iffetsiz değildi, dediler.

Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi.

"Ey Harun'un kızkardeşi! Senin baban kötü bir adam değildi, annen de iffetsiz bir kadın değildi."

28. ayet kelime kelime

  1. يَٰٓأُخْتَ yāukh'ta ey kızkardeşi أ خ و
  2. هَٰرُونَ hārūna Harun'un
  3. مَا mā değildi
  4. كَانَ kāna ك و ن
  5. أَبُوكِ abūki baban أ ب و
  6. ٱمْرَأَ im'ra-a bir adam م ر أ
  7. سَوْءٍ sawin kötü س و أ
  8. وَمَا wamā ve
  9. كَانَتْ kānat değildi ك و ن
  10. أُمُّكِ ummuki annen de أ م م
  11. بَغِيًّا baghiyyan iffetsiz ب غ ي

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

28. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kasas 28:11

    وَقَالَتْ لِأُخْتِهِۦ قُصِّيهِ فَبَصُرَتْ بِهِۦ عَن جُنُبٍ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    (Annesi) Mûsâ’nın kız kardeşine; “Onu takip et!” dedi. O da uzaktan gözetledi. Onlar ise farkında değillerdi.

  • Bakara 2:246

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلْمَلَإِ مِنۢ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنۢ بَعْدِ مُوسَىٰٓ إِذْ قَالُوا۟ لِنَبِىٍّ لَّهُمُ ٱبْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُّقَٰتِلْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ إِن كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِتَالُ أَلَّا تُقَٰتِلُوا۟ قَالُوا۟ وَمَا لَنَآ أَلَّا نُقَٰتِلَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَقَدْ أُخْرِجْنَا مِن دِيَٰرِنَا وَأَبْنَآئِنَا فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ ٱلْقِتَالُ تَوَلَّوْا۟ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلظَّٰلِمِينَ

    Mûsâ'dan sonra İsrailoğulları'nın ileri gelenlerini görmedin mi? Peygamberlerinden birine: "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. Peygamberleri:" Ya, savaş size farz olunca savaşmazsanız?" demişti. "Bizler neden Allah yolunda savaşmayalım ki, biz yurtlarımızdan ve oğullarımızdan uzaklaştırıldık" demişlerdi. Fakat üzerlerine savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç yüz çevirdiler. Allah, zalimleri şüphesiz bilir.

  • Bakara 2:251

    فَهَزَمُوهُم بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَقَتَلَ دَاوُۥدُ جَالُوتَ وَءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلْمُلْكَ وَٱلْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُۥ مِمَّا يَشَآءُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّفَسَدَتِ ٱلْأَرْضُ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    Neticede Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Dâvut da, Câlût’u öldürdü. Allah, Davut’a hükümdarlık ve hikmet verdi, ona dilediğinden öğretti. Allah’ın insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah, âlemlere karşı lütuf sahibidir.

Bu âyette geçen isim

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ