İçeriğe geç

Kehf Suresi 62. Ayet

سورة الكهف، الآية ٦٢

18:62 15. cüz 30. hizb Mushaf’ta 301. sayfa Mekki sure

18:62 ayetinin metni

فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتَىٰهُ ءَاتِنَا غَدَآءَنَا لَقَدْ لَقِينَا مِن سَفَرِنَا هَٰذَا نَصَبًا ۝٦٢

Okunuşu

falammā jāwazā qāla lifatāhu ātinā ghadāanā laqad laqīnā min safarinā hādhā naṣaban

Meal

O yeri geçtikleri zaman genç arkadaşına: "Kahvaltımızı getir, bu yolculuğumuzda bir hayli yorgun düştük." dedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kehf Suresi’nin 62. ayeti (18:62) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 301. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Kehf Suresi 62. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

62. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

O yeri geçtikleri zaman Musa -aleyhisselam- hizmetçisine şöyle dedi: Kahvaltı yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzda çok aşırı yorulduk.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

62. Mûsâ ve beraberindeki genç, iki denizin birleştiği yeri geçtikten bir müddet sonra Mûsâ beraberindeki delikanlıya: “Kuşluk yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuzda gerçekten yorgun düştük.” dedi. Yani iki denizin birleştiği yeri geçtikten sonraki yolculuklarından dolayı epey yorulmuşlardı. Yoksa iki denizin birleştiği yere kadar aldıkları yol da gerçekten uzundu ama oraya kadar yorgunluk hissetmemişlerdi. Bu da hem bir mucize hem de Mûsâ’nın, aradığını bulduğuna dair bir alamet idi. Aynı şekilde bu yere ulaşmak için duydukları şevk de yolculuklarını kolaylaştırmış idi. Ama ulaşmaları gereken hedeflerini geçtikleri vakit yorulduklarını hissettiler.

Kehf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kehf suresinin 62-74. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 301. sayfası).

  • İnsanın yanında hizmetçi olarak çalışan kimsenin kıvrak zekâlı, yerinde ve doğru karar alabilen bir kimse olması tercih edilir. Böylece kişi hizmetçisi sayesinde istediği hedefe ulaşır.
  • Allah Teâlâ'nın bir kula yardımı, kulun kendisine emredileni yerine getirmesine göre gelir. Yüce Allah'ın emirlerine uygun iş yapan kula başkalarının görmediği şekilde yardım edilir.
  • Öğretmene karşı edepli olunmalıdır. Talebenin öğretmenine karşı olan hitabı en nazik derecede olmalıdır.
  • Unutmak azarlamayı gerektirmez, kişi onunla sorumluluk altına girmez ve herhangi bir hüküm ortaya konulmaz.
  • Fazilet sahibi bir âlim mahir/yetkin olmadığı bir ilmi, kendisinden ilim bakımından çok aşağı derecelerde olsa bile mahir/yetkin olan bir âlimden öğrenir.
  • İlim ve diğer üstünlükleri Allah Teâlâ'ya isnat edip, onu ikrar etmek ve bunlar için Allah'a şükretmek gerekir.

62. ayetin diğer mealleri

O yeri geçtikleri zaman genç arkadaşına: Kahvaltımızı getir, bu yolculuğumuzda bir hayli yorgun düştük, dedi.

(Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinde Musa genç adamına: Kuşluk yemeğimizi getir bize. Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi.

İki denizin birleştiği yeri geçtikleri zaman, Musa genç arkadaşına: "Kuşluk yemeğimizi getir. Gerçekten biz bu yolculuğumuzda epey yorulduk" dedi.

62. ayet kelime kelime

  1. فَلَمَّا falammā ne zaman ki
  2. جَاوَزَا jāwazā orayı geçip gittiklerinde ج و ز
  3. قَالَ qāla (Musa) dedi ق و ل
  4. لِفَتَىٰهُ lifatāhu uşağına ف ت ي
  5. ءَاتِنَا ātinā bize getir أ ت ي
  6. غَدَآءَنَا ghadāanā kahvaltımızı غ د و
  7. لَقَدْ laqad andolsun ki
  8. لَقِينَا laqīnā çektik ل ق ي
  9. مِن min yolculuğumuzdan
  10. سَفَرِنَا safarinā س ف ر
  11. هَٰذَا hādhā şu
  12. نَصَبًا naṣaban yorgunluk ن ص ب

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 7 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

62. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Rahmân 55:22

    يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ

    O iki denizden inci ve mercan çıkar.

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ