wa-aṣbaḥa alladhīna tamannaw makānahu bil-amsi yaqūlūna wayka-anna l-laha yabsuṭu l-riz'qa liman yashāu min ʿibādihi wayaqdiru lawlā an manna l-lahu ʿalaynā lakhasafa binā wayka-annahu lā yuf'liḥu l-kāfirūna
Meal
Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler; “Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler iflah olmayacak.” demeye başladılar.
Kasas Suresi’nin 82. ayeti (28:82) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 395. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kasas Suresi 82. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
82. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yerin dibine batırılmadan önce sahip olduğu mal ve zenginliği temenni edenler, yakınarak ibret almış bir halde şöyle demeye başladılar: “Allah Teâlâ'nın, kullarından dilediği kimsenin rızkını genişlettiğini ve dilediği kimseninkini de daralttığını öğrenmedik mi? Allah’ın bizim üzerimize minneti/ihsanı olmasaydı dediklerimizden ötürü bizi cezalandırmaz mıydı? Karun’u yerin dibine batırdığı gibi, kesinlikle bizi de yerin dibine batırırdı. Şüphesiz o kâfirler, ne dünyada ne de ahirette kurtuluşa eremezler. Bilakis onların akıbetleri ve sonları (dünya ve ahirette) hüsrana uğramaktır.''
82. “Daha dün onun yerinde olmayı temenni edenler” dünya hayatını isteyerek: “Keşke Kârûn’a verilenlerin bir benzeri bizim de olsa” diyen o kimseler, üzülerek, ibret alarak ve kendilerine de azap gelir korkusu ile “demeye başladılar: “Yazıklar olsun bize! Allah, kullarından dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine de) daraltır.” O halde biz şunu öğrendik: O’nun Kârûn’a geniş rızık vermiş olması, Kârûn’un hayırlı bir kimse olduğunu göstermez. Biz, “Gerçekten de o (dünyadan yana) çok nasipli!” sözümüzde yanılmışız. “Eğer Allah bize lütufta bulunmasaydı” ve söylediğimiz sözlerden ötürü bizi … Devamını oku
İnsanların elinde bulunan bütün hayır ve nimetler Yüce Allah’ın yaratması ve takdir etmesiyle meydana gelmiştir.
İlim ehli, hikmet ve fitnelerden kurtuluş ehlidir. Çünkü ilim, sahibini doğruya yönlendirir.
Yeryüzünde büyüklük taslamanın, kibirlenmenin ve fesadı yaymanın akıbeti, helak olmak ve hüsrana uğramaktır.
Yüce Allah’ın rahmet ve adaleti çok geniştir. Bundan dolayı Müminlerin yaptığı iyiliklere karşılığını kat kat arttırarak, kâfirlerin kötülüklerine de karşılığını arttırmadan aynısı gibi verir.
82. ayetin diğer mealleri
Daha dün, onun yerinde olmayı arzu edenler; demek ki, Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletiyor ve dilediğininkini daraltıyormuş. Allah’ın bize lütufta bulunmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler kurtuluşa eremezlermiş, dediler.
Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler: Demek ki, Allah rızkı, kullarından dilediğine bol veriyor, dilediğine de az. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay! Demek ki inkârcılar iflâh olmazmış! demeye başladılar.
Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler de: "Demek ki Allah kullarından dilediğine rızkı çok da, az da verir. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki inkârcılar iflah olmazmış" demeye başladılar.
82. ayet kelime kelime
وَأَصْبَحَwa-aṣbaḥave başladılar
ٱلَّذِينَalladhīnave isteyenler
تَمَنَّوْا۟tamannaw
مَكَانَهُۥmakānahuonun yerinde olmayı
بِٱلْأَمْسِbil-amsidün
يَقُولُونَyaqūlūnademeğe
وَيْكَأَنَّwayka-annavay demek ki
ٱللَّهَl-lahaAllah
يَبْسُطُyabsuṭubollaştırıyor
ٱلرِّزْقَl-riz'qarızkı
لِمَنlimankimseye
يَشَآءُyashāudilediği
مِنْminkullarından
عِبَادِهِۦʿibādihi
وَيَقْدِرُwayaqdiruve kısıyor
لَوْلَآlawlāolmasaydı
أَنanlutfetmesi
مَّنَّmanna
ٱللَّهُl-lahuAllah'ın
عَلَيْنَاʿalaynābize
لَخَسَفَlakhasafayere batırırdı
بِنَاbinābizi de
وَيْكَأَنَّهُۥwayka-annahudemekki gerçekten
لَاlāiflah olmaz
يُفْلِحُyuf'liḥu
ٱلْكَٰفِرُونَl-kāfirūnakafirler
82. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
De ki: "Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden de) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Onlar, Allah'ın, dilediğine rızkı yayıp genişlettiğini ve kıstığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bunda, iman etmekte olan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir geçimliktir.