İçeriğe geç

Kasas Suresi 82. Ayet

سورة القصص، الآية ٨٢

28:82 20. cüz 40. hizb Mushaf’ta 395. sayfa Mekki sure

28:82 ayetinin metni

وَأَصْبَحَ ٱلَّذِينَ تَمَنَّوْا۟ مَكَانَهُۥ بِٱلْأَمْسِ يَقُولُونَ وَيْكَأَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَيَقْدِرُ لَوْلَآ أَن مَّنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَا وَيْكَأَنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْكَٰفِرُونَ ۝٨٢

Okunuşu

wa-aṣbaḥa alladhīna tamannaw makānahu bil-amsi yaqūlūna wayka-anna l-laha yabsuṭu l-riz'qa liman yashāu min ʿibādihi wayaqdiru lawlā an manna l-lahu ʿalaynā lakhasafa binā wayka-annahu lā yuf'liḥu l-kāfirūna

Meal

Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler; “Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler iflah olmayacak.” demeye başladılar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kasas Suresi’nin 82. ayeti (28:82) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 395. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Kasas Suresi 82. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

82. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yerin dibine batırılmadan önce sahip olduğu mal ve zenginliği temenni edenler, yakınarak ibret almış bir halde şöyle demeye başladılar: “Allah Teâlâ'nın, kullarından dilediği kimsenin rızkını genişlettiğini ve dilediği kimseninkini de daralttığını öğrenmedik mi? Allah’ın bizim üzerimize minneti/ihsanı olmasaydı dediklerimizden ötürü bizi cezalandırmaz mıydı? Karun’u yerin dibine batırdığı gibi, kesinlikle bizi de yerin dibine batırırdı. Şüphesiz o kâfirler, ne dünyada ne de ahirette kurtuluşa eremezler. Bilakis onların akıbetleri ve sonları (dünya ve ahirette) hüsrana uğramaktır.''

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

82. “Daha dün onun yerinde olmayı temenni edenler” dünya hayatını isteyerek: “Keşke Kârûn’a verilenlerin bir benzeri bizim de olsa” diyen o kimseler, üzülerek, ibret alarak ve kendilerine de azap gelir korkusu ile “demeye başladılar: “Yazıklar olsun bize! Allah, kullarından dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine de) daraltır.” O halde biz şunu öğrendik: O’nun Kârûn’a geniş rızık vermiş olması, Kârûn’un hayırlı bir kimse olduğunu göstermez. Biz, “Gerçekten de o (dünyadan yana) çok nasipli!” sözümüzde yanılmışız. “Eğer Allah bize lütufta bulunmasaydı” ve söylediğimiz sözlerden ötürü bizi … Devamını oku

Kasas Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kasas suresinin 78-84. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 395. sayfası).

  • İnsanların elinde bulunan bütün hayır ve nimetler Yüce Allah’ın yaratması ve takdir etmesiyle meydana gelmiştir.
  • İlim ehli, hikmet ve fitnelerden kurtuluş ehlidir. Çünkü ilim, sahibini doğruya yönlendirir.
  • Yeryüzünde büyüklük taslamanın, kibirlenmenin ve fesadı yaymanın akıbeti, helak olmak ve hüsrana uğramaktır.
  • Yüce Allah’ın rahmet ve adaleti çok geniştir. Bundan dolayı Müminlerin yaptığı iyiliklere karşılığını kat kat arttırarak, kâfirlerin kötülüklerine de karşılığını arttırmadan aynısı gibi verir.

82. ayetin diğer mealleri

Daha dün, onun yerinde olmayı arzu edenler; demek ki, Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletiyor ve dilediğininkini daraltıyormuş. Allah’ın bize lütufta bulunmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler kurtuluşa eremezlermiş, dediler.

Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler: Demek ki, Allah rızkı, kullarından dilediğine bol veriyor, dilediğine de az. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay! Demek ki inkârcılar iflâh olmazmış! demeye başladılar.

Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler de: "Demek ki Allah kullarından dilediğine rızkı çok da, az da verir. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki inkârcılar iflah olmazmış" demeye başladılar.

82. ayet kelime kelime

  1. وَأَصْبَحَ wa-aṣbaḥa ve başladılar
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna ve isteyenler
  3. تَمَنَّوْا۟ tamannaw
  4. مَكَانَهُۥ makānahu onun yerinde olmayı
  5. بِٱلْأَمْسِ bil-amsi dün
  6. يَقُولُونَ yaqūlūna demeğe
  7. وَيْكَأَنَّ wayka-anna vay demek ki
  8. ٱللَّهَ l-laha Allah
  9. يَبْسُطُ yabsuṭu bollaştırıyor
  10. ٱلرِّزْقَ l-riz'qa rızkı
  11. لِمَن liman kimseye
  12. يَشَآءُ yashāu dilediği
  13. مِنْ min kullarından
  14. عِبَادِهِۦ ʿibādihi
  15. وَيَقْدِرُ wayaqdiru ve kısıyor
  16. لَوْلَآ lawlā olmasaydı
  17. أَن an lutfetmesi
  18. مَّنَّ manna
  19. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  20. عَلَيْنَا ʿalaynā bize
  21. لَخَسَفَ lakhasafa yere batırırdı
  22. بِنَا binā bizi de
  23. وَيْكَأَنَّهُۥ wayka-annahu demekki gerçekten
  24. لَا lā iflah olmaz
  25. يُفْلِحُ yuf'liḥu
  26. ٱلْكَٰفِرُونَ l-kāfirūna kafirler

82. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Ankebût 29:62

    ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَيَقْدِرُ لَهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    Allah, kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

  • Sebe’ 34:39

    قُلْ إِنَّ رَبِّى يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَيَقْدِرُ لَهُۥ وَمَآ أَنفَقْتُم مِّن شَىْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۥ وَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

    De ki: "Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden de) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

  • Rûm 30:37

    أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    Onlar, Allah'ın, dilediğine rızkı yayıp genişlettiğini ve kıstığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bunda, iman etmekte olan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

  • Zümer 39:52

    أَوَلَمْ يَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    Allah’ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını bilmezler mi? Bunda iman eden bir toplum için elbette ibretler vardır.

  • Ra’d 13:26

    ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ وَفَرِحُوا۟ بِٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ إِلَّا مَتَٰعٌ

    Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir geçimliktir.

  • İsrâ 17:30

    إِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

    Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve (dilediği kimsenin de) daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.

Kasas Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ