İsrâ Suresi’nin 68. ayeti (17:68) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 289. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 68. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
68. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey müşrikler!- Sizi kara tarafına doğru kurtardığında (sizi karaya çıkardığında) sizi yerin dibine batırmayacağından yahut gökten Lût kavmine yaptığı gibi başlarınızın üzerine taş yağdırmasından emin misiniz? Sonra sizi bu felakette helak olmaktan koruyacak bir koruyucu ve de yardım edecek bir yardımcı da bulamazsınız.
68-69. “Yoksa siz, Allah'ın sizi karada yere geçirmeyeceğinden yahut da üzerinize taş yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin mi oldunuz?” Yani O, herşeye gücü yetendir. Dilerse altınızdan kara parçasını yere geçirmek suretiyle yahut da üst tarafınızdan beraberinde çakıl taşları getiren bir fırtına göndermek suretiyle üzerinize azap indirebilir ve çakıl taşı yağdıran bu azab ile sizi helâk edebilir. Zannetmeyin ki helak yalnızca denizdedir! Eğer böyle düşünüyorsanız da o zaman “sizi tekrar o (denize) döndürüp de üstünüze kırıp geçiren bir fırtına göndermeyeceğinden” yani önüne gelen her … Devamını oku
Allah'ın hidayete erdirdikleri hariç, insan kendisine verilen nimete karşı çok aşırı nankördür.
Her ümmet ahirette dinine ve kitabına çağrılır. Onunla amel etti mi yoksa etmedi mi? diye sorguya çekilirler. Allah ancak kendisine hüccet ikame edip, ona muhalefet etmesinden sonra bir kimseyi cezalandırır.
Yalancı günahkârların resullere ve varislerine düşmanlıklarının sebebi çok açıktır. Onların düşmanlıkları peygamberlerin şahıslarına değil, sahip oldukları hakka karşıdır.
Allah Teâlâ peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i kötülüklerden ve beşerin şerrinden korumuştur. Ona sebat vererek, dosdoğru yoluna iletmiştir. Ayrıca Peygamberin varislerine de ona tabi olmaları oranında hak üzerine sebat etmeyi bahşetmiştir.
68. ayetin diğer mealleri
Kara da sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? O zaman bir koruyucu da bulamazsınız.
O'nun, sizi kara tarafında yerin dibine geçirmeyeceğinden, yahut başınıza taş yağdırmayacağından emin misiniz? Sonra kendinize bir koruyucu da bulamazsınız.
(Denizden karaya çıktığınızda) O'nun sizi karada yerin dibine geçirmeyeceğinden, yahut üzerinize taş yağdıran bir kasırga gördermeyeceğinden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil de bulamazsınız.
Yoksa sizi, bir başka sefer için denize döndürdüğümüzde, üzerinize kırıp geçiren bir fırtına gönderip, küfrünüzden dolayı sizi suda boğmayacağından güvende misiniz? (Böyle olduktan sonra) bize karşı size arka çıkıp, öç alacak birini bulamazsınız.