İsrâ Suresi’nin 28. ayeti (17:28) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 285. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 28. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
28. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Henüz Allah'ın sana vereceği rızkı beklemekteysen ve şayet onlara verecek bir şeye sahip değilsen, en azından bu durumda onlara yumuşak söz söyle. Onların rızıklarının genişlemesi için dua et. Yahut, yüce Allah'tan sana bir nimet gelmesi halinde, onlara vereceğine dair vaatte bulun.
28. Bu emir, güç yetirebilme ve varlık halinde yakınlara bir şeyler vermeyi içermektedir. Eğer verecek bir yoksa yahut da mevcut şartlarda infak etmekte zorluk söz konusu ise Yüce Allah, onlara güzel bir şekilde karşılık verilmesini emrederek şöyle buyurmaktadır: “Eğer Rabbinden gelmesini umduğun bir rahmeti beklerken bu (sayılanlardan) yüz çevirir (de bir şey veremez)sen” yani Allah’tan kolaylık sağlayacağını umduğun bir başka zaman onlara vermek üzere onlardan yüz çevirecek olursan “o halde (hiç olmazsa) onlara” yumuşak bir söz söylemek, ilk fırsatta bir şeyler verme vaadinde bulunmak ve … Devamını oku
Yüksek ahlak, akrabalara karşı hoş bir şekilde karşılıkta bulunmak, varlıklı olduğunda onlara güzel vaatlerde vermek ve gerektiğinde kabul görecek şekilde onlardan özür dilemektir.
Yüce Allah çocuklar konusunda annelerinden ve babalarından daha çok merhametlidir. Allah anne ve babaların fakirlik ve yoksulluk korkusuyla çocuklarını öldürmelerini yasaklamış ve herkesin rızkını kendisi üstlenmiştir.
Ayetlerde kısas hakkının maktulün velisine (geride kalan en yakın akrabasına) ait olduğu, ancak onun izni olursa kısas cezası uygulanabileceği ve eğer affederse kısas cezası düşeceği bildirilmiştir.
Yüce Allah yetime karşı olan şefkat ve rahmeti gereğince, velilerinin yetim ve ona ait malları ergin oluncaya kadar korumasını yetime kalan mal mülk toprak/arazi ise onu ıslah edip geliştirmesini emretmiştir.
28. ayetin diğer mealleri
Eğer Rabbinden umduğun bir rahmetin/rızkın gelmesi için onların yüzlerine bakamıyorsan, hiç olmazsa onlara yumuşak söz söyle.
Eğer Rabbinden umduğun (beklemek durumunda olduğun) bir rahmet için onların yüzlerine bakamıyorsan, hiç olmazsa kendilerine gönül alıcı bir söz söyle.
Eğer Rabbinden beklediğin bir rahmet (rızık) için, onlardan yüz çevirmek mecburiyetinde kalırsan, o vakit de onlara yumuşak ve tatlı bir söz söyle.
28. ayet kelime kelime
وَإِمَّاwa-immāve eğer
تُعْرِضَنَّtuʿ'riḍannayüz çevirecek olursan
عَنْهُمُʿanhumuonlardan
ٱبْتِغَآءَib'tighāabekleyerek
رَحْمَةٍraḥmatinbir rahmeti
مِّنminRabbinden
رَّبِّكَrabbika
تَرْجُوهَاtarjūhāumduğun
فَقُلfaqulbari söyle
لَّهُمْlahumonlara
قَوْلًاqawlanbir söz
مَّيْسُورًاmaysūranyumuşak
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.