İsrâ Suresi’nin 100. ayeti (17:100) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 292. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 100. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
100. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: Sizler Rabbimin hiç bitmeyen ve eksilmeyen rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, fakir olmamak için harcamaktan korkardınız. Mümin kimse hariç huyu ve karakterinden dolayı insan cimridir. Mümin ise Allah'ın sevabını umarak infak eder.
100. “De ki: Eğer Rabbimin” tükenmek bilmeyen ve yok olmayan “rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, tükenir korkusuyla” Allah’ın hazinelerinin tükenmesi imkânsız olduğu halde “muhakkak cimrilik ederdiniz.” Ama “zaten insan çok cimridir.” Cimrilik ve pintilik onun tabiatında vardır.
Sadece Allah Teâla hidayet edip, saptırabilir. Yüce Allah kime hidayet etmişse o hakikat üzerinedir, kimi de saptırıp yardımsız bırakırsa onu hiçbir kimse hidayete erdiremez.
Kâfirlerin barınakları (yerleşip yaşayacakları yerler) ve dâimi makamları cehennemdir. Ateşleri her azaldığında Allah Teâlâ, ateşin alevini arttırır.
Zalim ve zorbalar çevrelerine tehdit savurdukları zaman Yüce Allah'a sığınmak gerekir.
Zalim ve zorbalar, hak ehliyle karşılaştıklarında iktidar ve kuvvet kullanmaya yönelirler. Çünkü onlar hak ehliyle delil ve beyan ile yüzleşmeye güç yetiremezler.
100. ayetin diğer mealleri
De ki: Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, yine de harcamaktan korkardınız. Gerçekten insan çok cimridir.
De ki: Rabbimin rahmet hâzinesine eğer siz sahip olsaydınız, harcanır korkusuyla kıstıkça kısardınız. İnsanoğlu da pek eli sıkıdır!
(Ey Muhammed!) De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, fakirlik korkusunu yine de elden bırakmazdınız." Doğrusu insan çok cimridir.
Biz de onlara ayrı ayrı ayetler (mûcizeler) olmak üzere başlarına tûfân, çekirge, haşarât/ürün güvesi, kurbağalar ve kan gönderdik. Fakat yine büyüklük tasladılar. Onlar günahkâr bir topluluk idiler.