Hucurât Suresi’nin 5. ayeti (49:5) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 516. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Hucurât Suresi 5. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
5. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber!- Hanımlarına ait odaların arkasından sana seslenen bu kimseler, sen onların yanına çıkıncaya kadar sabredip sana seslenmeselerdi, sonra sen onların yanına çıkınca seslerini yükseltmeden sana hitap etmiş olsalardı, bunda sana hürmet etme ve tazimde bulunma olduğu için (bu davranış onlar için sana odaların arkasından seslenmelerinden) daha hayırlı olurdu. Şüphesiz Yüce Allah, kullarından günahlarına tövbe edenlerin günahlarını çokça bağışlayandır. Onların cehaletlerini çokça affeden ve onlara karşı çok merhametli olandır.
5. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Eğer onlar, sen yanlarına çıkana kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah Ğafûrdur, Rahîmdir.” Yani kullarının işledikleri günahları ve âdâba aykırı davranışları bağışlayandır. İşlemiş oldukları günahları dolayısı ile onları hemen cezalandırmadığından dolayı da onlara çokça merhametlidir.
Haberlerin ve özellikle de fasık olmakla itham edilen biri hakkındaki haberlerin doğruluğunun araştırılmasının gerekliliği beyan edilmiştir.
Müslümanlardan birbirlerine karşı savaşan iki grubun aralarını düzeltmenin gerekliliği ile bu gruplardan saldırmakta ısrar edip ıslah olmayı reddeden gruba karşı savaşmanın meşruluğu beyan edilmiştir.
İman kardeşliğinin gerektirdiği haklardan bazıları şunlardır: Birbirleri ile çekişen iki kimsenin arasını düzeltmek, alay etmek, ayıplamak ve kötü lakap takmak gibi duyguları yaralayan şeylerden uzak durmaktır.
5. ayetin diğer mealleri
Oysa sen onların yanına çıkıncaya kadar sabretselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Müslüman oldular diye seni minnet altında tutmak istiyorlar. De ki: "Müslüman olmanız sebebiyle beni minnet altında bırakmayın. Bilâkis size doğru yolu gösterdiği için Allah sizi minnet altında tutar, eğer samimi iseniz."