İçeriğe geç

Hucurât Suresi 18. Ayet

سورة الحجرات، الآية ١٨

49:18 26. cüz 52. hizb Mushaf’ta 517. sayfa Medeni sure

49:18 ayetinin metni

إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ غَيْبَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ ۝١٨

Okunuşu

inna l-laha yaʿlamu ghayba l-samāwāti wal-arḍi wal-lahu baṣīrun bimā taʿmalūna

Meal

Allah, şüphesiz göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yapmakta olduğunuz amelleri hakkıyla görendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hucurât Suresi’nin 18. ayeti (49:18) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 517. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Hucurât Suresi 18. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

18. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. O konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Allah, yapmakta olduğunuz amelleri hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, size amellerinizin karşılığını verecektir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

18. “Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir..” Deniz dalgaları arasındaki şeyler, uçsuz bucaksız kurak çöllerdeki şeyler vb. gibi mahlukata gizli saklı kalan her türlü gizlilikleri O bilir. Gecenin saklayıp örttüğü yahut gündüzün gizlediği şeyleri, yağmur tanelerini, kum tanelerini, kalplerin içlerinde saklı olanları ve gizli bütün işleri bilir. “Bir yaprak düşmeyegörsün mutlaka onu bilir. Yeryüzünün karanlıklarında tek bir tane (bile olsa) yaş ve kuru müstesnâ olmamak üzere hepsi apaçık bir kitaptadır.” (el-En’am, 6/59) “Allah yaptıklarınızı çok iyi görendir.” Amellerinizi tek tek … Devamını oku

Hucurât Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hucurât suresinin 12-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 517. sayfası).

  • Hayır ve iyilik ehli kimseler hakkında kötü zanda bulunmak masiyettir/günahtır. Kötülük ehli kimseler hakkında kötü zanda bulunmak ise onların kötülüklerinden sakındırmak kastı ile caizdir.
  • İnsanlığın aslının tek bir asla dayanması, insanların birbirlerine karşı soy ile övünmeyi terk etmelerini gerektirir.
  • İman; itikadın (inancın) kendisiyle uyuşmadığı şekilde sadece dil ile söylemek (ikrar) etmek değildir. Bilakis iman; kalp ile itikat etmek, dil ile söylemek/ikrar etmek ve uzuvlar ile amel etmektir.
  • Hidayete muvaffak kılınmak, sadece Yüce Allah'ın elindedir. Bu, herhangi bir kimsenin hakkı değildir. Ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan bir ihsandır.

18. ayetin diğer mealleri

Allah, şüphesiz göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yapmakta olduğunuz amelleri görendir.

Allah, şüphesiz, göklerin ve yerin gaybını (gizliliklerini) bilir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin görülmeyen esrarını bilir. Allah yaptıklarınızı görür.

18. ayet kelime kelime

  1. إِنَّ inna şüphesiz
  2. ٱللَّهَ l-laha Allah
  3. يَعْلَمُ yaʿlamu bilir ع ل م
  4. غَيْبَ ghayba gizlisini غ ي ب
  5. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti göklerin س م و
  6. وَٱلْأَرْضِ wal-arḍi ve yerin أ ر ض
  7. وَٱللَّهُ wal-lahu ve Allah
  8. بَصِيرٌۢ baṣīrun görmektedir ب ص ر
  9. بِمَا bimā yaptıklarınızı
  10. تَعْمَلُونَ taʿmalūna ع م ل

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ