15:18 ayetinin metni
إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ ١٨
Okunuşu
illā mani is'taraqa l-samʿa fa-atbaʿahu shihābun mubīnun
Meal
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da ardına açık (yakıcı) bir alev düşer.
سورة الحجر، الآية ١٨
إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ ١٨
illā mani is'taraqa l-samʿa fa-atbaʿahu shihābun mubīnun
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da ardına açık (yakıcı) bir alev düşer.
Hicr Suresi’nin 18. ayeti (15:18) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 263. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Melekler topluluğunu gizlice dinleyen (şeytan ve cin) ise bundan müstesnadır. Ona da parlak bir gök cismi yetişir ve onu yakıverir.
18. “Kulak hırsızlığı yapan hariç” Yani bazı vakitlerde kimi şeytanlar gizlice bir şeyler işitmeye çalışır. Ancak “onun da ardına parlak bir ateş parçası düşer.” Yani onu öldüren yahut da alıklaştıran aşikar ve aydınlık bir ateş parçası, onun arkasına takılır. Bazen bu ateş parçası, o şeytan, kulak hırsızlığı yaparak öğrendiği o sözleri dostuna ulaştıramadan ona yetişir ve böylelikle göğün haberi yere ulaşmadan kesilir. Bazen de bu alevli ateş ona yetişmeden o, çaldığı bu sözü dostuna telkin eder. O dostu da buna yüz yalan daha katar sonra da gökten işitilmiş olan bu sözü kendi doğruluğuna delil diye gösterir.
Hicr suresinin 16-31. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 263. sayfası).
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da ardına açık (yakıcı) bir alev düşer.
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.
Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.