İçeriğe geç

Haşr Suresi 19. Ayet

سورة الحشر، الآية ١٩

59:19 28. cüz 55. hizb Mushaf’ta 548. sayfa Medeni sure

59:19 ayetinin metni

وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ نَسُوا۟ ٱللَّهَ فَأَنسَىٰهُمْ أَنفُسَهُمْ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَٰسِقُونَ ۝١٩

Okunuşu

walā takūnū ka-alladhīna nasū l-laha fa-ansāhum anfusahum ulāika humu l-fāsiqūna

Meal

Allah’ı unutan ve Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar, yoldan çıkmış olanlardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Haşr Suresi’nin 19. ayeti (59:19) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 548. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Haşr Suresi 19. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

19. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Emirlerini terk edip yasaklarını çiğneyerek Allah'ı unutan, Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Kendilerini Allah'ın gazabından ve cezalandırmasından koruyacak ameller işlememişlerdir. Onlar Yüce Allah'ı unutan, -Allah'ın emirlerini yerine getirmeyen ve yasaklarından geri durmayan- kimselerdir. Onlar, Allah Teâlâ'nın taatinden çıkmış olan kimselerdir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

19. En büyük mahrumiyet ise kulun bu ilâhi emirden/nefis muhasebesinden gaflete düşmesi ve Allah’ı unutan, O’nu anmaktan ve haklarını yerine getirmekten gafil olan, buna karşılık kendi nefislerinin istek ve arzularını yerine getirmeye çalışan, bir fayda elde edemeyen ve kayda değer hiçbir şeye sahip olamayan, aksine Allah'ın kendi nefislerinin faydasına olan şeyleri kendilerine unutturduğu, kendilerine yarar sağlayacak şeylerden onları gafil kıldığı kimselere benzemesidir. Zira bu kimseler aşırıya kaçan günahkar kimseler olurlar. Dünya ve âhirette zarar ederler. Öyle büyük bir aldanışa düşerler ki onu telafi etmeye de düzeltmeye de imkân bulamazlar. Çünkü bunlar, Rabblerine itaatin sınırları dışına çıkan ve O’nun masiyetlerine düşen fâsık kimselerdirler.

Haşr Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Haşr suresinin 17-24. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 548. sayfası).

  • Allah'ın, Mümini muvaffak kılmasının alametlerinden biri de Müminin kıyamet günü hesaba çekilmeden önce kendisini dünyada iken hesaba çekmesidir.
  • Kur'an'ın büyük bir dağa olan şiddetli etkisi kullara hatırlatılarak zayıf olmaları sebebi ile bu etkiden en çok etkilenmeye layık ve öncelikli olanların insanlar olduğuna dair hatırlatma yapılmıştır.
  • Hâlık (yaratan), Bârî (yoktan var eden) ve Musavvir (şekil veren) isimleri mahlukatın yaratılış ve meydana getiriliş merhalelerine işaret etmektedir. Bu; Yüce Allah'ın takdir etmesi, sonra var etmesi ve sonra da ona has bir suret vermesi/şekillendirmesidir. Bu isimlerden birinin tek olarak zikredilmesi bu isimlerin tamamına delalet eder.

19. ayetin diğer mealleri

Allah’ı unutan ve Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar, yoldan çıkmış olanlar onlardır.

Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.

Allah'ı unutup da Allah'ın da kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın onlar, yoldan çıkan kimselerdir.

19. ayet kelime kelime

  1. وَلَا walā ve
  2. تَكُونُوا۟ takūnū olmayın
  3. كَٱلَّذِينَ ka-alladhīna kimseler gibi
  4. نَسُوا۟ nasū unutanlar
  5. ٱللَّهَ l-laha Allah'ı
  6. فَأَنسَىٰهُمْ fa-ansāhum ve onlara unutturduğu
  7. أَنفُسَهُمْ anfusahum kendi canlarını
  8. أُو۟لَٰٓئِكَ ulāika işte
  9. هُمُ humu onlar
  10. ٱلْفَٰسِقُونَ l-fāsiqūna yoldan çıkanlardır

19. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Münâfikûn 63:9

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَٰلُكُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُكُمْ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayacaklardır.

  • Enbiyâ 21:90

    فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ وَوَهَبْنَا لَهُۥ يَحْيَىٰ وَأَصْلَحْنَا لَهُۥ زَوْجَهُۥٓ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًا وَكَانُوا۟ لَنَا خَٰشِعِينَ

    Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ