22:68 ayetinin metni
وَإِن جَٰدَلُوكَ فَقُلِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ ٦٨
Okunuşu
wa-in jādalūka faquli l-lahu aʿlamu bimā taʿmalūna
Meal
Eğer seninle mücadele ederlerse, de ki: “Allah, yapmakta olduğunuzu daha iyi bilmektedir.”
سورة الحج، الآية ٦٨
وَإِن جَٰدَلُوكَ فَقُلِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ ٦٨
wa-in jādalūka faquli l-lahu aʿlamu bimā taʿmalūna
Eğer seninle mücadele ederlerse, de ki: “Allah, yapmakta olduğunuzu daha iyi bilmektedir.”
Hac Suresi’nin 68. ayeti (22:68) Medeni bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 340. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Hüccet kendilerine ikame edildikten ve işleri Allah'a havale edildikten sonra hâlâ seninle tartışmaya devam ederlerse onları tehdit ederek şöyle de: "Allah yaptığınız her ameli hakkıyla bilir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığınızı verecektir.
68-69. “Yine de seninle tartışırlarsa de ki: Allah yapmakta olduklarınızı en iyi bilendir.” O, sizin maksatlarınızı ve niyetlerinizi bilendir ve size bunların karşılığını verecektir. “Allah, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz hususlara dair kıyamet gününde aranızda hüküm verecektir.” İzlediği yolu dosdoğru yola (Sırat-ı Mustakime) uygun gelen kimse, nimet dolu cennetlere gireceklerdendir. Bu yoldan ayrılıp sapan ise alevli ateşe girecekler arasındadır.
Hac suresinin 65-72. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 340. sayfası).
Seninle tartışırlarsa: "Yaptıklarınızı Allah çok iyi biliyor" de!
Eğer seninle münakaşa ve mücâdeleye girişirlerse: «Allah yaptığınızı çok iyi bilmektedir» de.
Eğer seninle tartışırlarsa, de ki: "Allah yaptıklarınızı çok iyi bilir."
وَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل لِّى عَمَلِى وَلَكُمْ عَمَلُكُمْ أَنتُم بَرِيٓـُٔونَ مِمَّآ أَعْمَلُ وَأَنَا۠ بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ
Seni yalanlarlarsa; de ki: "Benim amellerim bana, sizin amelleriniz de size aittir. Siz benim yaptığım amellerden uzaksınız, ben de sizin yaptığınız amellerden uzağım."
أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ قُلْ إِنِ ٱفْتَرَيْتُهُۥ فَلَا تَمْلِكُونَ لِى مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا هُوَ أَعْلَمُ بِمَا تُفِيضُونَ فِيهِ كَفَىٰ بِهِۦ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ
Yoksa; “Onu uydurdu mu?” diyorlar. De ki: "Eğer onu uydurmuşsam, Allah'tan bana (gelecek) olan hiç bir şeye (karşı) malik olamazsınız. O, sizin onun hakkında söylediklerinizi çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak o yeter. O; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir."
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
قَالَ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ
Şuayb: “Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir.” dedi.