İçeriğe geç

Fussilet Suresi 17. Ayet

سورة فصلت، الآية ١٧

41:17 24. cüz 48. hizb Mushaf’ta 478. sayfa Mekki sure

41:17 ayetinin metni

وَأَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَٰهُمْ فَٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْعَمَىٰ عَلَى ٱلْهُدَىٰ فَأَخَذَتْهُمْ صَٰعِقَةُ ٱلْعَذَابِ ٱلْهُونِ بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ۝١٧

Okunuşu

wa-ammā thamūdu fahadaynāhum fa-is'taḥabbū l-ʿamā ʿalā l-hudā fa-akhadhathum ṣāʿiqatu l-ʿadhābi l-hūni bimā kānū yaksibūna

Meal

Semûd'a gelince; biz onları doğru yola ilettik. Ama onlar körlüğü hidayete tercih ettiler. Bu yüzden onları kazanmakta olduklarına karşılık alçaltıcı azabın yıldırımı çarptı.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Fussilet Suresi’nin 17. ayeti (41:17) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 478. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Fussilet Suresi 17. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

17. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Salih'in kavmi Semûd'a gelince, hak yolunu açıklayarak onlara doğru yolu gösterdik. Hakka karşı hidayet yerine sapıklığı tercih ettiler. Küfür ve işlemiş oldukları günahlarından dolayı alçaltıcı yıldırım azabı ile onları helak ettik.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

17. Hicr ve çevresinde yerleşmiş bulunan ve meşhur bir kabile olan Semûd’a gelince; Yüce Allah, onlara tevhide davet etmek ve şirkten uzaklaşmalarını emretmek üzere Salih aleyhisselam’ı peygamber olarak göndermişti. Allah, onlara pek büyük bir âyet/mucize olmak üzere dişi deveyi vermişti. Bu devenin belli bir su içme günü olduğu gibi, onların da belli bir su içme günü vardı. Bir gün o dişi devenin sütünü içiyorlar, bir gün de su içiyorlardı. Bu deve için ayrıca bir masraf yapmıyorlardı. Zira o, Allah’ın arzında otluyordu. Bundan dolayı Allah burada: “Semûd kavmine gelince; Biz onları hidayete … Devamını oku

Fussilet Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Fussilet suresinin 12-20. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 478. sayfası).

  • Haktan yüz çevirmek, dünya ve ahirette helak olma sebebidir.
  • Kibirlenme ve güç kuvvete aldanmak hakkı kabul etmeye mani olan iki husustur.
  • Kâfirler hem dünyada hem de ahirette azap göreceklerdir.
  • Kıyamet günü, vücut azaları sahipleri aleyhine şahitlik edecektir.

17. ayetin diğer mealleri

Semûd’a gelince, onlara doğru yolu göstermiştik. Onlar ise körlüğü/küfrü hidayete tercih ettiler. Böylece yapmakta oldukları kötülükler yüzünden alçaltıcı azabın yıldırımı onları tutmuştu.

Semûd’a gelince onlara doğru yolu gösterdik, ama onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler. Böylece yapmakta oldukları kötülükler yüzünden alçaltıcı azabın yıldırımı onları çarptı.

Semûd kavmine gelince, biz onlara doğru yolu gösterdik. Fakat onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler. Bunun üzerine kazandıkları kötülük yüzünden alçaltıcı azabın yıldırımı onları çarpıverdi.

17. ayet kelime kelime

  1. وَأَمَّا wa-ammā gelince
  2. ثَمُودُ thamūdu Semud(kavmin)e
  3. فَهَدَيْنَٰهُمْ fahadaynāhum onlara yol gösterdik ه د ي
  4. فَٱسْتَحَبُّوا۟ fa-is'taḥabbū fakat onlar yeğlediler ح ب ب
  5. ٱلْعَمَىٰ l-ʿamā körlüğü ع م ي
  6. عَلَى ʿalā doğru yolu bulmağa
  7. ٱلْهُدَىٰ l-hudā ه د ي
  8. فَأَخَذَتْهُمْ fa-akhadhathum böylece onları yakaladı أ خ ذ
  9. صَٰعِقَةُ ṣāʿiqatu yıldırımı ص ع ق
  10. ٱلْعَذَابِ l-ʿadhābi azab ع ذ ب
  11. ٱلْهُونِ l-hūni alçaltıcı ه و ن
  12. بِمَا bimā yüzünden
  13. كَانُوا۟ kānū oldukları ك و ن
  14. يَكْسِبُونَ yaksibūna yapıyor(lar) ك س ب

Daha fazlası

17 Ekim 2026 Cumartesi 6 جمادى الأولى 1448 هـ