İçeriğe geç

Furkân Suresi 72. Ayet

سورة الفرقان، الآية ٧٢

25:72 19. cüz 37. hizb Mushaf’ta 366. sayfa Mekki sure

25:72 ayetinin metni

وَٱلَّذِينَ لَا يَشْهَدُونَ ٱلزُّورَ وَإِذَا مَرُّوا۟ بِٱللَّغْوِ مَرُّوا۟ كِرَامًا ۝٧٢

Okunuşu

wa-alladhīna lā yashhadūna l-zūra wa-idhā marrū bil-laghwi marrū kirāman

Meal

Onlar yalancı şahitlik etmezler ve yararsız bir şeye rastladıklarında onurlu bir şekilde (yüz çevirip) geçerler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Furkân Suresi’nin 72. ayeti (25:72) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 366. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Furkân Suresi 72. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

72. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Onlar günah işlenen, haram ve yasak olan eğlence mekânları gibi batıl yerlerde bulunmazlar. Boş laf konuşan ve boş davranışlarda bulunanlarla karşılaştıklarında vakarla geçip giderler. Kendi nefislerinin değerini bilerek onların arasına girip onlara karışmaktan kendilerini uzak tutarlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

72. “Yine onlar, yalana/yalan yere şahitlik etmezler.” Yani haram olan her türlü söz ve fiilin bulunduğu yerde hazır bulunmazlar. Haram sözler yahut haram fiiller ihtiva eden bütün meclislerden, sohbet yerlerinden uzak dururlar. Allah’ın âyetlerine (dil uzatarak) dalmak, batıl tartışmalar, gıybet, nemîme (laf taşıma), sövme, iftirada bulunma, alay etmek, haram şarkılar vb. gibi sözlerin bulunduğu, içki içilip ipek yaygıların döşendiği, resim, heykel vb. şeylerin bulunduğu yerlerden uzak dururlar. Onlar bu şekilde yalan söz ve fiillerin işlendiği yerde bulunmadıklarına göre bu tür sözleri … Devamını oku

Furkân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Furkân suresinin 68-77. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 366. sayfası).

  • Rahman'ın kullarının sıfatlarından bazıları şunlardır: Şirk koşmamak, haksız yere bir insanı öldürmekten uzak durmak, zina etmemek, batıldan uzak durmak, Allah'ın ayetlerinden ibret almak ve dua etmek.
  • Nasuh tövbe, günahı terk etmeyi ve ibadet etmeyi gerektirir.
  • Sabretmek, Firdevs cennetinin en yüksek yerine girmeye sebep olur.
  • Allah Teâlâ’nın kâfirlerin iman etmesine ihtiyacı yoktur.

72. ayetin diğer mealleri

Onlar, yalancı şahitlik etmezler. Boş sözlerle karşılaştıklarında (oradan yüz çevirip) giderler.

(O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler.

Ve onlar ki, yalan şahitlik etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar ile (oradan) geçip giderler.

72. ayet kelime kelime

  1. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna onlar
  2. لَا lā şahitlik etmezler
  3. يَشْهَدُونَ yashhadūna ش ه د
  4. ٱلزُّورَ l-zūra yalan ve boş söze ز و ر
  5. وَإِذَا wa-idhā ve ne zaman ki
  6. مَرُّوا۟ marrū rastlarlar م ر ر
  7. بِٱللَّغْوِ bil-laghwi boş söze ل غ و
  8. مَرُّوا۟ marrū geçip giderler م ر ر
  9. كِرَامًا kirāman vekar ile ك ر م

72. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:110

    وَمَن يَعْمَلْ سُوٓءًا أَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُۥ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ ٱللَّهَ يَجِدِ ٱللَّهَ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Kim bir kötülük işler veya kendi nefsine zulmeder de ardından Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah’ı çokça bağışlayıcı ve merhamet eden olarak bulur.

  • Tevbe 9:104

    أَلَمْ يَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ هُوَ يَقْبَلُ ٱلتَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِۦ وَيَأْخُذُ ٱلصَّدَقَٰتِ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

    Kulların tevbesini ancak Allah'ın kabul ettiğini, sadakaları da O'nun kabul ettiğini bilmiyorlar mı? Allah tevbeleri çokça kabul edendir, çok merhametlidir.

  • Zümer 39:53

    قُلْ يَٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ أَسْرَفُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا۟ مِن رَّحْمَةِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ يَغْفِرُ ٱلذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

    De ki: “Ey nefisleri aleyhine ileri giden kullarım. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder.” Muhakkak O, çok çok mağfiret edendir, rahmet edendir.

  • Enfâl 8:2

    إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُهُۥ زَادَتْهُمْ إِيمَٰنًا وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

    Gerçek Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri titrer, ayetleri okunduğu zaman (bu), onların imanını artırır ve onlar ancak Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

  • Tevbe 9:124–125

    وَإِذَا مَآ أُنزِلَتْ سُورَةٌ فَمِنْهُم مَّن يَقُولُ أَيُّكُمْ زَادَتْهُ هَٰذِهِۦٓ إِيمَٰنًا فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَزَادَتْهُمْ إِيمَٰنًا وَهُمْ يَسْتَبْشِرُونَ …

    Bir sûre indirilince aralarında: "Bu hanginizin imanını artırdı?" diyen kimseler vardır. O, iman eden kimselerin imanını artırmıştır. Onlar, bunu birbirlerine müjdelerler. …

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ