Enfâl Suresi’nin 68. ayeti (8:68) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 185. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Enfâl Suresi 68. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
68. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Eğer ganimetleri ve esirlere karşılık olarak aldığınız fidyeleri size helal kıldığına dair Yüce Allah tarafından önceden verilmiş olan hüküm ve takdir etmiş olduğu kader olmasaydı, Yüce Allah'tan buna dair vahiy inmeden önce ganimetlere ve esirlere karşılık olarak fidyeleri mübah sayıp almanızdan dolayı mutlaka size büyük bir azap dokunurdu.
68. “Eğer Allah tarafından” kaza ve kaderi ile O’nun sizlere ganimetleri helâl kıldığı ve -ey Muhammed ümmeti!- üzerinizden azabı kaldırmış olduğu yönünde “önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldığınız (fidyeye) karşılık size kesinlikle büyük bir azap dokunurdu.” Hadis-i şerifte de şöyle buyurulmaktadır: “Şâyet Bedir günü bir azap inmiş olsaydı, o azaptan Ömer’den başkası kurtulamazdı.”[18]
Ayetlerde Yüce Allah düşmanlarına karşı Mümin kullarına yeteceğini ve onlara yardım edeceğini vadetmiştir.
Müslümanların, düşman karşısında sebat etmeleri farzdır. Bir ruhsat olarak bu durumun zıddına hareket etmelerini gerektirecek bir şey meydana gelmediği sürece düşman karşısında sebat etmede onların tercih etme hakları yoktur.
Allah Teâlâ, kulları için işlerin üstün olanlarını ister, düşük olanlarını istemez. Bundan dolayı kullarını, kalıcı ve devamlı olan ahiret sevabını istemeye teşvik etmiştir.
Fidye alarak yahut bir iyilik olarak esiri serbest bırakmak; düşmana üstün geldikten ve diğerlerinin karşısında devletin gücünün gösterilmesinden sonra olmalıdır.
68. ayetin diğer mealleri
Daha önce Allah’tan bir yazı olmasa idi, almış olduğunuz şey hususunda size elbette pek büyük bir azap dokunurdu.
Allah tarafından önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldığınız fidyeden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.
Eğer Allah'dan bir yazı (hüküm) bulunmasa idi aldığınız fidyeden dolayı size mutlaka büyük bir azab dokunurdu.
“Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.''
Mûsâ: "Rabbimiz! Doğrusu sen Firavun’a ve (ileri gelen) kavmine ziynetler ve dünya hayatında mallar verdin. Rabbimiz! Onlar (bununla) senin yolundan saptırıyorlar. Rabbimiz! Onların mallarını yok et, kalplerini katılaştır. Çünkü onlar, can yakıcı azabı görmedikçe iman etmezler." dedi.